Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2538 E. 2026/11986 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2538
Karar No
2026/11986
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4253 Esas, 2025/2581 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/232 Esas, 2024/335 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idare vekilinin davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı ... yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 19... parsel sayılı taşınmaza herhangi bir bedel ödenmeyerek kamulaştırmasız el atıldığını, dava konusu taşınmazın bedelinin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasında müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yerleşim, ulaşım ve altyapı açısından üstün olan emsalin dava konusu taşınmazdan sadece 1,72 lik bir oranda fazla değerinin bulunduğunu belirtmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporunda karşılaştırma kriter tablosunun soyut ve muğlak bir şekilde yapıldığını, dava konusu taşınmazın metrekare değerinin 3.741,79 TL olduğu varsayımı ile maktu bir hesaplama yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazında İdarenin hiçbir fiili müdahalesinin bulunmadığını, idare yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan Sakarya ... ilçesi ... Mahallesi 13072 parsel sayılı taşınmazın yararlanılan 26.07.2012 tarihli satışının uygun satış olduğu, dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu, ... Mahallesi 13072 parselin ise; 1/1000 ölçekli revizyon Uygulama İmar Planında, ticaret alanında kaldığı, akit tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parseli olduğu, bu durumda düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının doğru olduğu, emsal ile davaya konu taşınmazın uygun mesafede bulundukları, ayrıca dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatlarının ve buna göre yapılan karşılaştırma oranlarının uyumlu olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda doğru emsal karşılaştırma yöntemi ile hesaplama yapılarak bedel belirlendiği, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın 0,581 değerinde olduğu, emlak rayiç değerlerin kıyaslanmasında ters orantı bulunmadığı, ... Mahallesi 2777 parsel sayılı taşınmaz için Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/3 12... /295 Karar sayılı kararında Mayıs 2015 tarihi itibarıyla belirlenen 505,21 TL/m² birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/99 66... /8718 Karar sayılı kararı ile onandığı, ... Mahallesi 1066 parsel sayılı taşınmaz için Dairelerinin 2024/707 Esas-2024/296 Karar sayılı ilamına konu dava dosyasında Ocak 2020 tarihi itibarıyla belirlenen 1.184,89 TL (eski irtifakın yaratacağı değer düşüklüğü dikkate alınmadan) birim fiyatının uygun görüldüğü, dava konusu taşınmaz için 16.05.2023 dava tarihi itibarıyla belirlenen 3.741,79,00 TL birim fiyatının, idarenin iddia ettiği gibi fahiş olmadığı, dava konusu taşınmaz için belirlenen birim fiyatının yerinde olduğu, taşınmazdaki ağaçlara maktu değer verilmek suretiyle belirlenen bedelin yerinde olduğu, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı, bunun yanında, davanın, davacılardan ... tarafından verilen usulüne uygun vekâletname uyarınca bu davacı adına açıldığı, tapuda ...'in hissesinin olduğu, bilirkişi raporu ile payının hesaplandığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında dava dosyası ile ilgili olmayan ... ismi yazılmış olmasının sehven uyap kaydı yapıldığından kaynaklandığı anlaşılmakla, bu husus yerinde düzeltilebilir (karar başlığı) maddi hata olarak görülmüş olup, bu hususa değinilmekle yetinildiği belirlenerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davacı ... dışındaki davacıların Paylarına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

B. Davacı ...'in Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2538, K. 2026/11986, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2538-e-2026-11986-k-dd0d5b0e3c9e