Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3243 E. 2026/12674 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3243
- Karar No
- 2026/12674
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/117 Esas, 2025/434 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) 16 ncı maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 12... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve müvekkili Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.09.1974 tarihli ve 1974/437 Esas, 1974/435 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde malik ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmazda muris ...'nin malik olduğu, taşınmazda kamulaştırma yapıldığı, kamulaştırma işlemlerinin taşınmazın maliki muris ...'ye ya da mirasçılarına yapılmış noter tebligatının bulunmadığı, malik muris ...'nin 04.02.1961 tarihinde öldüğü ve mirasçılarından sadece ..., ... ve ... hakkında 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tescil davasının açıldığı, muris ...'nin diğer mirasçıları yönünden, 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tescil davasının açılmadığı veya açılan davaya dahil edilmediği, dava konusu taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece dava konusu taşınmazın maliki muris ...'nin diğer mirasçıları yönünden kamulaştırma işleminin tebliğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmediği ve dolayısıyla 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin koşulları oluşmadığından, bu mirasçılar yönünden mirasçıların davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın talepleri gibi kabulüne karar verildiğini, ancak kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, yargılama giderlerinin müvekkili Hazine üzerinde bırakılmasının ve müvekkili Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6830 sayılı Kanun’a göre açılan tescil davasında tapu malikleri veya mirasçılarına kamulaştırma evraklarının noter marifetiyle tebliği yapılmadığı için kararın bozulduğunu, halen hak sahibi mirasçılara kamulaştırma evrakının noter marifetiyle tebliğ edilmediğini ve tezyidi bedel davası veya kamulaştırmanın iptali davası açma imkanı verilmediğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, bununla beraber yıllardır süren yargılamaların daha fazla uzamaması ve usul ekonomisi sebebiyle ihtilafın çözümü için bir kısım müvekkili için depo edilen miktarın faizi ile birlikte müvekkillere ödenmesi ile tescile hükmedilmesine muvafakatlerinin olduğunu dosyaya sundukları 04.11.2025 tarihli dilekçe ile beyan ettiklerini, ancak hukuka aykırı olarak depo edilen kamulaştırma bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra müvekkillere ödenmesine karar verildiğini, bu durumun açıkça hak ihlali olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, Hazine fazlalığı düşülerek yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak mülga 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemece yapılacak iş, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra hasıl olacak durum uyarınca yeni bir karar vermekten ibarettir. Aksi hâlde, hem uyulan bozma kararına ve hem de bozmaya uyulmakla meydana gelen usuli kazanılmış hak kuralına aykırı davranılmış olur. 3. Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
4. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin bozma ilâmında; davanın 6830 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkin olduğu, davanın malik muris ...'nin mirasçılarından ..., ... ve ... hakkında açıldığı, buna karşın dava konusu taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verildiğinin anlaşıldığı, buna göre diğer mirasçıların davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda davanın kabulü ile taşınmazın Hazine adına tesciline veya davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Hazine adına tescili davası olarak nitelendirilmesi suretiyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalılar ... vd'den peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.