Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/6259 E. 2026/12675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6259
- Karar No
- 2026/12675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/268 Esas, 2024/119 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf ve asli müdahil Hazine vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... 425 73... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitini ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ait değerlemenin yapılarak kamulaştırma kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.06.2016 tarihli ve 2015/183 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde, şirkete yapılan özel amaçlı satışın emsal alınması doğru olmadığı gibi; aynı amaçla kamulaştırılan, birbirine komşu olan taşınmazlarla ilgili olarak açılan davalarda aynı değerlendirme tarihi itibarıyla benzer sonuçlara ulaşılması, oluşabilecek farklılıkların da makul gerekçelerle açıklanması gerektiği hâlde, birbirine komşu taşınmazlar için haklı bir gerekçe gösterilmeden çok farklı metrekare birim fiyatları belirlendiğinden bu raporlara göre karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile asli müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, hükümde kamulaştırma bedeli olarak farklı miktarların gösterildiğini, müvekkili idarenin davalılara karşı kamulaştırma bedelinin tespiti talebi bulunduğunu, Hazineye ait hisseye yönelik herhangi bir talepleri bulunmadığını, Hazinenin davaya asli müdahil olarak katılmasına karar verildiği hâlde, kamulaştırma bedelinin kendilerine ödenmesine yönelik taleplerinin kabul edilmediğini, bu nedenle müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 3. Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında şerh olarak yer alan Hazine fazlalığının açılan dava sonucunda taşınmaz üzerinde paya dönüştürüldüğünü, müvekkili Hazine adına tescil edilen 8345/20300 paya düşen irtifak hakkı karşılığının müvekkiline ödenmesi gerekirken kararda yazılı gerekçeyle davacı idareye iadesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ve asli müdahil Hazine vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından taşınmazda pay sahibi olan Hazineye karşı 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde öngörülen yasal prosedür uygulanmadan dava açılması mümkün olmadığı gibi, tapu kaydında yer alan Hazine fazlalığı şerhinin yargılama sürecinde paya dönüştürülmesi sebebiyle taşınmazda sonradan pay sahibi olan Hazineye ait hisselere yönelik davacı idare vekilinin dosya kapsamında yer alan 04.01.20 16... .10.2023 tarihli dilekçeleri ile kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında Hazine fazlalığının düşürülmesi yönünde beyanda bulunduğu ve temyiz başvuru dilekçesi ile Hazineye ait hisselere yönelik herhangi bir taleplerinin bulunmadığı yönündeki beyanı dikkate alındığında Hazineye ait hisse yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle Hazineye ait pay üzerinde bedelsiz şekilde irtifak hakkı kurulmasına hükmedilmesi ve tam pay üzerinden hesaplanan kamulaştırma bedelinin hükümde gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ve asli müdahil Hazine vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. paragrafında yer alan "kısım üzerinde kurulacak daimi irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin 45.673,48 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "alan yönünden davalılara ait 11955/20300 pay üzerinde kurulacak daimi irtifak hakkı bedelinin 26.897,85 TL" ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 4. paragrafında yer alan "kısım üzerinde" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "alan yönünden davalılara ait 11955/20300 pay üzerinde" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Asli müdahil Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.