Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1241 E. 2026/11991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1241
- Karar No
- 2026/11991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2009 Esas, 2025/2447 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/192 Esas, 2024/60 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 51... parsel sayılı taşınmazın eşit hisseli olarak malik olduğunu, taşınmaz üzerinde yapılan imar planı ile “tapografik nedenle ağaçlandırılacak alan” olarak düzenlendiğini, ancak aradan yıllar geçmesine rağmen davalı idare tarafından taşınmaz bakımından herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kamulaştırmasız el atma tazminatının 31.07.1984 tarihinden itibaren işleyecek devlet alacaklarına uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare adına açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idarenin fiilen ve hukuken el atmasının bulunmadığını, söz konusu parselin kamulaştırılmasında müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin faiz başlangıç tarihi olarak dava açma tarihini esas almasının hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazın dosyada bulunan ... Belediye Başkanlığının 07.05.2013 tarih ve 1960 sayılı yazısı gereğince 31.07.1984 onaylı ...Etap İmar Planında "Tapografik nedenle ağaçlandırılacak alan" olarak belirlendiğini, bu tarih itibari ile fiili el atma mevcut olduğundan faiz başlangıç tarihinin 31.07.1984 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürülmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma bedelinin düşük belirlendiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, husumet ve süreye ilişkin itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tek bir emsal bedelden yola çıkarak yapılan değerlendirme sonucu belirlenen bedel üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından somut emsal olarak alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmazda imar planından kaynaklanan kısıtlılık halinin söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği üzere kısıtlılık hali var ise de bu durumun imar planından değil, parselin konumundan ve zemin yapısından kaynaklandığını, dava konusu taşınmazda plan değişikliği yapıldığını, belediye meclis kararı ile doğal karakteri korunacak alan olarak planlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmek suretiyle somut emsal olarak ... Mahallesi 34 43... parsel sayılı taşınmaz kabul edilerek metrekare birim fiyatı Haziran/20 23... .030,00 TL/m² olarak belirlenmiş olup, somut emsal ile dava konusu taşınmazın imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi rayiçlerinin doğru orantılı şekilde bedele yansıtıldığı, neticeten; bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz için 2023 yılı bakımından belirlenen sonuç metrekare birim fiyatının yerinde olduğu, hükme esas alının bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemece ıslah ile talep edilen miktar üzerinden kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedilmesinin isabetli olduğu, ayrıca hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve yerleşik yargıtay uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin husumet, taşınmaz imar durumunun değişmiş olması ve bedele yönelik, ayrıca davacı tarafın faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.