Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1814 E. 2026/4750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1814
Karar No
2026/4750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2025/92 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/297 E., 2024/241 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ...ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ....ilçesi ...Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmaz içinden yaklaşık 5 dönümlük yeri 16.11.1965 tarihinde ....' den satın aldığını, bu satışın köy muhtarı ve şahitler huzurunda köy senedi ile yazılı olarak yapıldığını, yörede 2016 yılında yapılan kadastro sırasında taşınmazın orman olarak yazıldığını, ancak davacının lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını ve orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, alınıp satılamayacağını, zamanaşımı ile kazanılamayacağını, taşınmazın dört tarafı ormanla çevrili olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında taşınmazın bozuk bağ olarak alındığı ve o şekilde kullanılmaya devam ettiği, taşınmaza bakılmadığı, hava fotoğraflarından da görüleceği üzere ve ziraat bilirkişisi raporunda da belirtildiği üzere taşınmaz üzerindeki ağaçların taşınmaza dağılmış vaziyette olduğu, münferit birkaç ağaç yetiştirildiğinin sabit olduğu, dava konusu taşınmazın 1957 yılından itibaren kullanılsa dahi ekonomik değeri olmayan münferit bir kaç tane ağaç yetiştirilmesinin ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı ve taşınmazı zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmaz bölümlerinin dört tarafı kesinleşmiş 1 04... orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın bu haliyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının hukuken mümkün bulunmadığı, aynı zamanda taşınmazın bölümlerinin 20 05... yıllarına ait hava fotoğraflarında kullanılmadığının belirlendiği, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının dahi bu hususu belirtmeleri karşısında zilyetliğin rızaen terk edildiğinin kabulü gerektiği, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını, çevresinin bağ ve tarla vasıflı taşınmazlarla çevrili olduğunu, müvekkilinin satın aldığı kişiden bu yana 100 yıllık zilyetlik süresinin dolduğunu, taşınmazı bağ ve meyve bahçesi olarak kullanımının devam ettiğini, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1814, K. 2026/4750, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1814-e-2026-4750-k-7c438f4f6445