Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3005 E. 2026/4735 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3005
- Karar No
- 2026/4735
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/987 E., 2025/79 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2023/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı - karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Aydın ili ...ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda ... ve müştereği adına kayıtlı bulunan eski 227 parsel sayılı 64.480,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 62... parsel numarasıyla 73.368,46 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 228 parsel sayılı 36.680,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 62... parsel numarasıyla 40.533,58 m² yüzölçümlü olarak ve tapuda .... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 229 parsel sayılı 42.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, 1 62... parsel numarasıyla 29.269,14 m² yüzölçümlü olarak tespit edildikten sonra, ... ve ...'in itirazları üzerine kadastro komisyonunca, 3402 sayılı Kanun'un 10/4. maddesi gereğince 1 62... , 35... parsel sayılı taşınmazların tutanaklarının ekleriyle birlikte Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı (dava konusu yeni 1 62... eski 227 parsel sayılı taşınmazın maliki) ... keşifteki beyanında; taşınmazının etrafının taş duvarla çevrili olduğunu ve öteden beri bu sınırlarla kullanageldiklerini, bu sınırla ilgili anlaşmazlık olmadığını beyan etmiştir. 2. Davalı (dava konusu yeni 1 62... eski 228 parsel sayılı taşınmazin maliki) ... keşifteki beyanında; 1 62... parselin batısındaki kendi taşınmazı ile sınırı belirleyen duvarın bildi bileli zeminde olduğunu, kendi taşınmazı ile doğudaki 1 62... parsel arasında sınır anlaşmazlığı olmadığını, 1 62... parsel ile taşınmazı arasındaki sınırı satın aldığında ölçtürdüğünü, bu sınırı gösterdiğini, satın aldığı sınırların belirlenmesini istediğini beyan etmiştir. 3. Davalı (dava konusu yeni 1 62... eski 229 parsel sayılı taşınmazın malikleri) ... ve müşterekleri keşifteki beyanlarında; taşınmazlarıyla 1 62... parsel arasında sınırı belirten bir sınır işareti veya kullanımdan kaynaklanan sınır belirleyicisi olmadığını, zeminde gösterdikleri yerin doğru sınır olduğunu beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... keşif yerinde dinlenen tarafların 1 62... (eski 227) parselin etrafını çeviren taş duvarların öteden beri sınırı belirlediği ve bu sınırlarda anlaşmazlık olmadığı noktasında söz birliği ettikleri; 1 62... (eski 229) parselin batı ve kuzey sınırının zemindeki taş duvar olduğu ve öteden beri bu sınıra göre kullanılageldiği noktasında da tarafların söz birliği ettikleri; 1 62... (eski 229) parselin sahipleri ile 1 62... (eski 228) parselin sahibi arasında, iki taşınmaz arasındaki sınırın nere olduğu hususunda anlaşamadıkları, zeminde kullanım durumunu gösterir sınırın bulunmadığı, sahada 1954 yılında 5602 sayılı Kanun kapsamında tesis kadastrosunun bitirilerek kesinleştirildiği; tesis kadastrosu sırasında parsellerin yer kontrol noktalarına (poligonlara) dayalı olarak parsellerin prizmatik ve takeometrik yöntemle ölçüldüğü ve grafik olarak herhangi bir koordinat sistemine dayalı olmadan muhtelif ölçeklerde paftalara tersim edildiği. davaya konu taşınmazların bu kadastro tespiti sonucunda tapuya tescil edildikleri; 1 62... (eski 229) parsel ve 1 62... (eski 228) parsellerin tesis kadastrosu sırasında haritacı bilirkişisi raporunda 2 sayfada sarı işaretle gösterilen yerlerde tersimat hatası yapıldığı, 1 62... (eski 227) parselin kuzey sınırında tesis kadastrosu sırasında 894, 8 95... numaralı noktalarda; kuzey doğu sınırında 716, 715, 714, 711, 6 85... numaralı noktalarda hatalı ölçüm yapıldığı; güney sınırında 868, 869, 8 70... numaralı noktalarda hatalı ölçüm yapıldığı, taşınmazların bu hatalı ölçüm ve tersimat hataları nedeni ile yüzölçümlerinin hatalı hesaplanarak tapuya tescil edildikleri, güncelleme kadastrosu tespitinin tesis kadastrosunda yukarıda açıklanan hataları gideren 24.01.2023 tarihli haritacı bilirkişi raporunda belirtilen, 19 64... tarihli hava fotoğrafları tarafındanda doğrulanan; şekil, koordinat ve yüzölçümü ile tespit ve tapuya tesciline karar vermek gerektiği ..." gerekçesiyle, 1 62... (eski 227), 35 (eski 228) ve 36 (eski 229) sayılı parsellerin bilirkişi raporunda gösterilen şekil ve koordinatlarla; 1 62... (eski 227) parselin 73.368,46 m², 1 62... (eski 228) parselin 28.711,66 m², 1 62... (eski 229) parselin 41.091,06 m² olarak tespiti ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı - karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların eski tarihli hava fotoğraflarına dayalı yapılan, teknik ve bilimsel veriler içeren, denetlenebilir nitelikteki uzman bilirkişi raporu dayanak alınarak verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı - karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; üçlü harita mühendisi bilirkişi heyeti oluşturulmadan tek bilirkişi ile keşif yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin raporunda belirttiği sabit sınır olarak 2 27... parsellerin arasında bulunan müvekkiline ait parselin doğu sınırında bulunan taş duvarın sabit sınır olduğunu, bilirkişi ölçümünde bu sabit sınır olan taş duvarın esas alınması gerektiğini, (A) harfi ile gösterilen alanın müvekkiline ait parselden ayrılmasının hatalı olduğunu, 22/2-a uygulaması ile mülkiyet aktarımı yapılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 10/4. maddesi gereğince kadastro komisyonunca tutanak ve ekleri devredilen dava konusu 1 62... , 35... parsel sayılı taşınmazların aynı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince sınırlarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı - karşı davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.