Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2205 E. 2026/5077 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2205
Karar No
2026/5077
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/879 E., 2025/3012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/169 E., 2025/67 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin müvekkili Şirkette 07.08.2017 tarihinde idari işler müdürü olarak işe başladığını ve iş sözleşmesinin işverenin güvenini kötüye kullanması, denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi ve müvekkili Şirketi zarara uğratması sebebiyle 09.02.2024 tarihinde feshedildiğini, davalının idari işler müdürü olarak servis güzergahlarını koordine ve denetim görevini yerine getirmeyerek söz konusu eylemlere göz yumduğunu ve müvekkili Şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek uğranılan maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işverence yapılan feshin haksız olduğunu, iddia edilen zararın uydurma olup gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve toplanan tüm delillere göre davalı işverenin beyaz yakalı personel U.Ö'nün Polatlı'da oturan tek personel olması nedeniyle Polatlı'ya tek servis konulması daha masraflı olacağından bu personel için günlük taksi ücreti ödenmesinin davalı Şirketin idari personelinin ve üst yöneticilerinin bilgisi dâhilinde kararlaştırıldığı, muhasebe bölümünden bu şekilde taksi ücretlerinin ödendiği, bu ödemenin davacının görev ve yetki sorumluluğu çerçevesinde olmayıp daha üst birimdeki yetkililerin bilgi ve onayı dâhilinde yapıldığı, yapılan ödemelerin davalı işçinin görev ve yetki sınırında kalmadığı, davalı tarafından Şirketin kasten zarara uğratıldığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işçinin tek başına ulaşım düzenini belirleme, servisi kaldırma veya taksi uygulamasına karar verme yetkisine sahip olduğunun ispatlanmadığı, oluşan servis ulaşım giderlerinin davalıya atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanan zarar niteliği taşıdığını kabule olanak bulunmadığı, dosyada işçinin kusurunu somut, kesin ve inandırıcı şekilde ortaya koyan herhangi bir delil bulunmadığından zararın işçiye yüklenmesine veya sorumluluk doğuracak bir ... atfedilmesine hukuken olanak bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Haksız fiilin tüm unsurlarının somut olayda gerçekleştiğini, davalının mesleği ve görevinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediği ve bu kusurlu eylemi nedeniyle de zararın doğduğunu, 2. Davalının, müvekkilini zarara uğrattığının Şirket muhasebesinde tutulan resmî kayıtlarla sabit olduğunu ve bilirkişi raporuyla da ispatlandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; varlığı iddia oluna maddi zararın ispatına ve davalının iddia olunan zarardan sorumluluğuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2205, K. 2026/5077, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2205-e-2026-5077-k-984d4e335ea6