Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2717 E. 2026/5032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2717
Karar No
2026/5032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3347 E., 2025/1804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/719 E., 2021/672 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... bünyesinde 11.10.2017-18.09.2020 tarihleri arasında teknik personel saha sorumlusu olarak çalıştığını, asıl işverenin asıl işi alt işverenlere devrettiğini, davalı asıl işverenin devredilen işlerde aynı zamanda kadrolu işçilerinin de çalıştığını, aradaki ilişkinin esasen işçi temini olduğunu ve muvazaanın mevcut olduğunu, davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçilerin bulunduğunu bu sebeple davacının başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılacağını, davacının alt işveren olan ... Yol İnş. Asfalt Taah. ve Tic. AŞ (... Yol Şirketi) ... İnş. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) iş ortaklığı bünyesinde çalıştığını, devreden alt işverenlere rağmen davacının çalışmasını sürdürdüğünü bu sebeple bu son alt işveren olan ... Yol Şirketi ve ... Şirketi iş ortaklığının devir hükümleri gereğince işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilsen sorumlu olacağını, davacının iş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ve kötüniyet tazminatı ile hafta tatili, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil, asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunarak davacının müvekkili İdarenin çalışanı olmadığını, müvekkili İdare ile davacı arasında imza edilmiş iş sözleşmesinin bulunmadığını, davacının diğer davalıların çalışanı olduğunu, ihale edilen işin asli iş kapsamında olmadığını ihale makamı olduklarını, talep edilen alacaklardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirketler vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışmasının alınan ihale kapsamında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunması nedeniyle davacı işçinin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, feshin haklı nedenle yapıldığının davalılarca ispat edilemediği, kullandırılmayan ve ücreti ödenmeyen 28 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatil gününde çalıştığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, karşılığı ücretin ödendiği işverence ispat edilemediğinden %30 indirimle bu alacakların kabulü gerektiği işverence belge sunulmaması nedeniyle asgari geçin indirimi alacağının da hüküm altına alınması gerektiği, davacının iş güvencesi kapsamında olduğu gerekçesiyle kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketinin istinaf başvurusu süresinde yapılmadığı, davalı ...'nin istinaf başvurusunun incelenmesinde, davacının 10.11.2017-18.09.2020 tarihleri arasında 2 yıl 10... gün süre ile davalılar nezdinde saha sorumlusu (formen) olarak çalıştığı, ücretinin ... Kurumu ve banka kayıtlarına göre doğru bir şekilde tespit edildiği, davalı ... vekili her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de dosyada mevcut hizmet alım sözleşmesine ve tanık anlatımlarına göre, davalı ... tarafından asıl işi kapsamında bulunan İstanbul'un bir kısım ilçelerinde atıksu ve içme suyu hatlarında yapım bakım onarım işlerinin hizmet alım sözleşmesiyle yüklenici firmalara devredildiği, davalı ... ile davalı alt işveren şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının iş sözleşmesinin tazminata hak kazanılmayacak şekilde sona erdiği hususunun işverenlerce ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarının da bu yönde olduğu, çıkış kodunun Kod (18) (İş bitimi) olarak Kuruma bildirildiği, iş bitiminin ise haklı fesih nedeni olmadığı, fesih öncesi ihbar öneli de tanınmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kıdemine göre 28 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu, işbu izin haklarının kullandırıldığının veya karşılığı ücretin ödendiğinin işverenlerce ispatlanamadığı, davacının talep etmiş olduğu asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmiş olduğunun ispat yükü üzerinde bulunan davalılarca ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımları, işin ve işyerinin niteliğine göre, davacının karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil günü ücret alacakları bulunduğu, dosyaya ücret bordrosu sunulmadığı, hesaplamaların salt menfaat birliği içinde olan tanık anlatımlarına göre yapılmadığı, başkaca delillerle desteklenen davacı tanık anlatımlarına göre hesap yapılmasında bir hata bulunmadığı, tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarına yönelik hesaplamanın yapıldığı bilirkişi raporunun (1. seçenek) yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İhale makamı olduklarını, dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını, 2. Davalı kamu kurumu olup resmî tatil günlerinde çalışılmadığını, arızi durumlarda fazla çalışma yapıldığını ve ücretin ödendiğini, 3. Davacı tanıklarının da davacıyla aynı durumda ve nitelikte davası olan kişiler olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve bu alacaklardan davalı ...'nin sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2717, K. 2026/5032, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2717-e-2026-5032-k-3d43c6e77171