Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/6315 E. 2026/5280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/6315
Karar No
2026/5280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1575 E., 2025/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/906 E., 2022/277 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/245 E., 2020/403 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi 16.08.2015 tarihinde sona eren davacının hüküm altına alınan ve davalı Şirketler tarafından sunulan 19.11.2025 tarihli temyiz dilekçesi ile temyize konu edilen toplam alacak miktarı 22.493,02 TL olup belirtilen miktarın, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı Şirketler tarafından sunulan 19.11.2025 tarihli temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak davacı vekilinin temyizi üzerine davalı Şirketler tarafından 20.11.2025 tarihinde ibraz edilen temyize cevap dilekçesinde, "19.11.2025 tarihli (temyiz) dilekçemizde ayrıntılı olarak belirttiğimiz nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesinin 2022/1575 E.–2025/1797K. Sayılı, 08/11/2025 tarihinde tebliğ edilen ilamının BOZULMASI" taleplerinin de yer aldığı görülmekle söz konusu dilekçenin katılma yoluyla temyiz talebi mahiyetinde olup olmadığı yönünde tereddüt hasıl olmuştur. Buna göre davalı Şirketler vekiline 20.11.2025 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi mahiyetinde olup olmadığı sorularak öncelikle bu hususun netleştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edildiğinin anlaşılması hâlinde ise temyiz eden tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmayacaktır. Bu itibarla; 1. Kararı veren Mahkeme tarafından 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca; a. Katılma yolu ile temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvuranlara yazılı olarak bildirilmesi, b. Verilen kesin süre içinde katılma yolu ile temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvuranlara tebliğ edilmesi, 2. Verilen kesin süre içinde; a. Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, b. Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Şirketlerin 19.11.2025 Tarihli Asıl Temyiz Dilekçesi Yönünden Davalı Şirketler vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, B. Davalı Şirketlerin 20.11.2025 Tarihli Dilekçesi Yönünden Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/6315, K. 2026/5280, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-6315-e-2026-5280-k-c9e3ca76319a