İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/382 E. 2019/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/382
Karar No
2019/758
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/382 Esas KARAR NO : 2019/758 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2018 KARAR TARİHİ : 28/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan davalının bakiye cari hesap borcunun ödenmesi talebi ile aleyhinde öncelikle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, icra dosyasının talepleri üzerine yetkili icra dairesi İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla devam ettiği, borçlu şirketin 15/03/2018 tarihinde takibe ve borca itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, borçlu şirketin icra takibinde borca ve ferilerine karşı yaptığı itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu, davalı/borçlunun İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirket arasındaki alım-satım ilişkisine ait beyanların gerçeği yansıtmadığı, davalı şirketin davacı tarafa bugüne kadar tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği ve güncel olarak herhangi bir borç ve yükümlülüğünün davacı şirkete karşı bulunmadığı, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile talep konusu alacağın likit olmadığı, talep edilen faizin fahiş olduğu, temerrüt tarihinin belirli olmadığı, bu sebeple müvekkil şirketin takibe itirazında kötü niyetli olmadığı, haksız davanın reddine karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tüm deliller toplanmış, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş olup, incelenmesinde; alacaklısının ... Şti. olduğu, borçlusunun ... Şti. 6.541,52-TL asıl alacak, 1.348,83-TL işlemiş faiz, toplam 7.890,35TL üzerinden 13/11/2017 ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun 15/03/2018 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borcun tamamına, yetkiye, asıl alacağa, ödeme emrinde belirtilen işlemiş ve işleyecek faizin tamamına, faiz oranına, fer'ilere itiraz ettiği anlaşılmıştır. 23/10/2018 tarihli oturumda, davalı tarafın icra dairesine yetkisine ilişkin itirazının yetkili icra dairesi bildirilmediğinden reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı itirazının yerinde olup olmadığı, takip konusu alacağın varlığı ve miktarı hususunda olduğudur. Alacağın varlığı ve miktarına yönelik tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişiden 13/05/2019 tarihli rapor aldırılmış, bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2010 Yılından beri devam ettiği 2016 Yılı Haziran ayı itibariyle sonlandığı, davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile 05.03.2018 Tarihinde 6.541,52 TL Asıl Alacak ve 1.348,83 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 7.890,35 TL üzerinden takip başlattığı, davalı 15.03.2018 tarihli itiraz dilekçesi ile takipteki borca böyle bir borcun bulunmadığını beyan edip itiraz ederek 20.03.2018 tarihinde takibi durdurduğu, davalının incelenen 2017 Yılı kanuni defterlerinde davalının kayıtlarında borçlu değil 2.458,72 TL alacaklı göründüğü ancak davalının ... adına EFT yoluyla gönderdiği ve davacının kayıtlarında yer almayan 9.000,00 TL’nin davacı firma adına mı yoksa ... adıyla şahsa mı gönderildiği tespitinin dekontunun dosyaya eklenmesiyle bakiyeyi değiştireceği, dekontta davacı firma adı yer almadıysa bu havale miktarı olan 9.000,00 TL’nin hesaptan düşülmesiyle davacının takip konusu yaptığı 6.541,28 TL alacak meblağına ulaşılacağı, davacının 6.541,28 TL alacaklı olduğunun kararı halinde dosyada davalıya gönderilen bir ihtarname bulunmadığından takip tarihinden itibaren faiz isteyebileceğini belirtmiştir. Davacının defterlerinin incelenmesi yönünde İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyası üzerinden 16/01/2018 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan 2015 ve 2016 yıllarına ait defterlerin incelemesi sonucunda davacının davalı taraftan 2016 sonu itibariyle 6.541,92TL alacaklı olduğu, cari hesabın tamamının değerlendirilmesi için gerekli olan 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, mal veya hizmet verildiğine dair ispat yükünün davacı tarafından yerine getirilmediği, takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleştiğini gösteren herhangi bir belge sunulmadığını belirtmiştir. Yeniden talimat yazılarak dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdii ile 2010-2015 dönemi defterleri davacı vekilinin beyanınca ibraza hazır olduğundan yeniden inceleme yapılarak bilirkişiden 29/03/2019 rapor aldırılmış, bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan 2015 ve 2016 yıllarına ait defterlerin incelemesi sonucunda davacının davalı taraftan 2016 sonu itibariyle 6.541,92TL alacaklı olduğu, daha önce inceleme sunulan 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait defterlerin sahibi lehine delil kudretine hazir olmadığı, mal veya hizmet verildiğine dair ispat yükünün davacı tarafından yerine getirilmediği, takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleştiğini gösteren herhangi bir belge sunulmadığını belirmiştir. Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça cari hesap borcunun ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın kabulü ile İzmir ... İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 6.541,52 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte devamına, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve neticelerine, Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜ ile İzmir ....İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 6.541,52 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve neticelerine, 2-Harçlar Yasası gereğince hesaplanan alınması gerekli 446,85-TL harçtan peşin olarak alınan 72,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 374,58-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3- Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 72,27-TL peşin harç, 7 tebligat gideri 88,50-TL ve 1 posta gideri 27,38-TL, bilirkişi ücreti 350,00TL, talimat gideri 364,00-TL olmak üzere toplam 902,15-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf olunan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 28/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/390 KARAR NO : 2019/722 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2018 KARAR TARİHİ : 25/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı borçlu arasında ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu ilişkiden davalı şirketin alacaklı olup, İzmir.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe girişildiğini, davalı borçlunun takibe yetki ve borç yönünden itiraz ettiğini ve itirazın iptali için iş bu açıldığını belirterek davalı adına kesilen faturaya itiraz edilmediğini, faturaya konu borcun davalı tarafından kabul edilmiş sayılacağına, T.T.K. 23/2. maddesinin bu hususu açıkladığını, ticari defterler ile de yapılacak incelemede bu hususun ispatlanacağını, davalının zaman kazanmak için borca itiraz ettiğini bildirmiş ve itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak tebliğler yapılmış, ancak davalı cevap bildirmemiş, vekili aracılığı ile ticari defterlerini delil olarak bildirmiştir. DELİLLER: Davacı delil olarak İzmir.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasını, ticari defleri ve bilirkişi incelemesi ile tanık ve yemin beyanını delil olarak bildirmiştir. İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmesinde alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, cari hesaba dayalı 3.046,10 TL alacak için takip yapıldığı, takip tebligatının 19/03/2018 tarihinde borçluya yapılıp, borçlunun aynı gün borca itiraz ettiği, takibi durdurduğu, iş bu davanın 27/03/2018 tarihinde usulünce ve süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı delil olarak ticari defterlerini bildirmiştir. Davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişki tespit edilmiş ve davacının 3.046,10 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Davalı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda aynı miktar davacının alacaklı olduğu hususunu teyit etmiş, davalı vekili rapora beyanında raporun aleyhe hususları kabul etmediklerini, davanın reddini, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesini talep etmiş, davacı vekili ise duruşmada alınan beyanında bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Toplanan deliller ve taraf beyanları dikkate alındığında alınan bilirkişi raporları ile davacı iddiasının sübut bulduğu, davanın İ.İ.K. 67. maddeye göre açılan itirazın iptali davası olup, süresinde ve usulünce açıldığın, tanık ve yemin delili bildirilmiş ise de davacı vekili tarafından son celse bu delillerin açıklanmasına gerek duyulmaksızın davanın kabulüne kaar verilmesini talep ettiği, bu itibarla zımni olarak tanık veyemin delilinden vazgeçildiği değerlendirilmiş, mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne, tarafların defter kayıtları ile bilgileri dahilinde olan likit alacak yönünden %20 icra inkar tazminatına davalı aleyhine hükmedilmesini karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KABULÜ ile İzmir .... İcra Dairesinini ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 3.046,10 TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 208,07 TL harçtan peşin alınan 52,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 156,05 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 52,02 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, Davacı davayı vekil ile takip ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Davacı tarafça yapılan ilk masraf 41,10 TL, posta giderleri 91,63 TL, bilirkişi ücreti 400,00 TL, talimat masrafı 414,00 TL olmak üzere toplam 946,73 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, Davacı tarafca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda yapılan yargılama sonunda miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 25/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/396 Esas KARAR NO : 2019/701 DAVA :Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ :28/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 28/03/2018 tarihli dilekçesinde; ... Şti'nin 1989 yılında ... ve davacıların miras bırakanı ... tarafından kurulduğunu, ...'ın 10/11/2017 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirascı olarak ....., ..., ..... ve .....'ı bıraktığını, mirasçıların şirket ortağı olarak tescillerinin yapıldığını, ticaret şirketlerinin kişilerin güven esasına dayalı olarak kazanç elde etmek gayesi ile bir araya gelmesine dayandığını, ortaklık ilişkisinin devamı için karşılıklı güvenin olmazsa olmazlardan olduğunu, güvenin sona ermesi halinde ortaklık ilişkisinin sürdürülemeyeceğini, şirket müdürü ve aynı zamanda şirketin büyük hissesine sahip ortağı olan ...'in eşi ...'in davacı yanın miras bırakanı ...' ın şirketin kuruluş aşamasında yapmış olduğu, bugünün parasıyla yüksek miktarlı sermayeyi ayrıca çeşitli zamanlarda şirketin mali sıkıntıya düşmesi sonucu yine maddi olarak şirketi kurtarmak adına koymuş olduğu sermayeleri hiçe sayarak keyfi kararlarla şirketi defalarca zarara uğrattığını, ayrıca şirkette çalışan statüsünde olan çocuklarının keyfi sefa içerisinde bir hayat sürdüğünü, mal varlıklarının şirketin desteği ile elde edildiğini, miras bırakan ...' ın şirketin her türlü cefasını çektiğini ancak hiç bir zaman gelirinden payını alamadığını, diğer şirket ortağı ve ailesinin geçimlerini şirket üzerinden sağladıklarını, bu duruma en iyi örneğinin 01/08/2013 tarihli 2010 ve 2012 yıllarına ait karların dağıtımı hakkındaki karar ile 02/12/2013 tarihinde alınan yine aynı nitelikteki kararın gösterilebileceğini , bu karlardan miras bırakana ödenen hiçbir para bulunmadığını, şirket kayıtları ile vergi dairesinde bulunan kayıtlar ve şirketin çalışmış olduğu bankalardaki kayıtlar incelendiği takdirde şirket yönetimine ilişkin pek çok sıkıntının ortaya çıkacağını, miras bırakanlarının vefatından sonra şirketin faaliyetlerine yardımcı olabilmek ve yeni bir vizyon ile şirketi ticaret hayatında daha sağlam temellere oturtabilmek amacıyla hareket etmeye çalışan davacıların şirket ortağı, şirket müdürü ile çalışan statüsünde bulunan ancak patron kimliklerinden taviz vermeyen çocuklarının talimatları doğrultusunda şirket merkezine dahi yaklaştırılmamasının davacılarda üzüntüye sebep olduğunu, şirket yönetimi tarafından kendilerine herhangi bir bilgi verilmemesi, şirket hesaplarının incelenmesine müsaade edilmemesi şirket merkezinin bulunduğu binaya dahi girememeleri, ortağı oldukları şirketin davacılar açısından meçhul ve yararsız bir hale gelmiş olması ve yanlış yönetimin ortaya çıkmaması adına kendilerine her türlü zorluğun çıkarılmasının dava açma zarureti doğurduğunu, davacıların telafisi güç ve imkansız zararlarını önlemek adına davalı şirket ortaklarınca mal kaçırılması, banka hesaplarının boşaltılması , araç ve taşınmazların satışa çıkarılması gibi yollarla davacılar adına doğacak olan zararların önlenebilmesi için tedbir talebinin zorunlu hale geldiğini, şirketin mal varlığına ilişkin keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılırken marka değerlerinin tespit edilmesinde de hukuki yarar bulunduğu kanısında olduklarını, ayrıca mal varlıklarının tespiti aşamasında geçmiş dönemlere ait mal varlıklarının alım ve satımlarında fiyat anlamında hangi kriterlerin göz önünde bulundurulduğu ve gerçek değerlerinin tespit edilerek bu hususlarda yapılan bir usulsüzlüğün olup olmadığın da mahkeme tarafından araştırılması gerektiğini belirtmiş şirket ortakları ..... , ... , ..... ve ..... ' ın davalı şirket ortaklığından çıkmasına , çıkmasına karar verilen ortakların hisselerinin bedeli şirket tarafından ödenerek şirkete devredilmesine ya da çıkmasına karar verilen ortakların hisselerinin talep halinde diğer ortağa devredilmesine bunun mümkün olmaması halinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği 20/04/2018 tarihli cevap dilekçesinde; davalı şirketin iki ortaklı olup ortaklarının ... ve ... olduğunu , şirketin 1989 yılında Frankfurt / Almanya ' da bulunan ... ... (...) ( ... ) isimli kurumun Türkiye ' de bir şirkette en az % 40 hissesi olan Almanya ikametli TC vatandaşlarına kredi imkanı sunması sebebiyle şirket yetkilisi ... ' in kız kardeşi olan ... ' a kağıt üzerinde % 40 hisse verilerek krediden faydalanılmak suretiyle kurulduğunu , ... ' ın gerçek hissesinin % 20 olduğunu , şirketin ... ' ın 10.11.2017 tarihinde ölümüne dek sorunsuz devam ettiğini ,onun ölümünden sonra mirasçılarının şirkete usülsüz dahil olma çabaları ile sorun yaşanmaya başladığını , davacıların ortaklıkları tescil edilmeden davalı şirkete Ankara .... Noterliğinin 01.12.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini göndererek şirketin defter ve belgelerini incelemek istediklerini belirttiklerini , ihtarnameye ... ... Noterliğinin 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek şirkete ait defter ve belgelerin ancak alınacak veraset ilamına istinaden payların ticaret siciline işlenmesi halinde incelenebileceğinin bildirildiğini , davacıların ihtarnameyi dikkate almaksızın kişisel ilişkilerini ve akrabalık bağlarını kullanarak Beypazarı Vergi Dairesi çalışanı ... ' tan şirket ile ilgili belge ve dökümanları temin ettiklerini , bu konuda ilgili savcılığa şikayette bulunulduğunu soruşturmanın Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile devam ettiğini , dava dilekçesindeki iddiaların yerinde olmadığını , miras bırakan ... ' ın şirket gelirinden hiç bir zaman pay almadığı iddiasının mantık dışı olduğunu , taraflar arasında tam bir güven ilişkisi olduğunu , şirket yetkilisi ... ' in uzun yıllar ... ' a vekalet ettiğini , kendisini temsil etmesi için yetki verecek kadar güvenen bir kimsenin şirket gelirinden pay almadığı iddiasının abesle iştigal olduğunu , kaldı ki ... ' ın Almanya ' da ikamet ediyor olması ve Frankfurt ' ta bulunan CIM Merkezinin Türkiye ' de bir şirkette % 40 hisse sahibi olanlara kredi imkanı sağlıyor olması sebebiyle % 20 hisseye sahip olan ... ' ın hissesinin % 40 olarak gösterildiğini , miras bırakan ... ' ın ölümünden 10 yıl kadar önce şirket yetkilisi ... ' e " abi ölüm kalım var , sana vekalet gönderdim , şirket hisselerini düzeltelim , sen gerekli ayarlamaları yap " diyerek satışa , devire dahi yetkili kılınabilecek şekilde geniş bir vekaletname gönderdiğini ancak şirket yetkilisinin değişikliğin ... ' ın Türkiye ye geldiğinde yapılabileceğini belirterek değişiklikleri yapmadığını , davacıların şirket yetkilileri tarafından kendilerine bilgi verilmeyip şirket hesaplarını incelemelerine izin verilmediği iddiasının asılsız olduğunu , davacıların miras bırakan ... ' ın vefatının ardından veraset ilamı dahi alınmadan şirket defter ve belgelerini incelemek istediklerini bu konuda ihtarname gönderdiklerini ancak veraset ilamı alınmadan mirasçıların kimler olduğu bilinemeyeceği ve kötü niyetli kişilerce şirket defter ve belgelerine ulaşılması ihtimalinin de söz konusu olduğu düşünüldüğünde bu duruma müsade edilmemesinin olması gereken bir durum olduğunu , davacıların miras payları oranında miras bırakanlarının şirket hissesini bölüşerek ticaret sicile paylarını işletmeleri üzerine davalı hissedarlara 28.03.2018 tarihinde genel kurul toplantı daveti gönderildiğini ve 14.04.2018 tarihinde genel kurul yapıldığını , toplantıya ... vekili ... ile davacılar vekili ... 'ın katıldığını , genel kurul toplantısında ... ... Noterliğinin 28.03.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı belgesi ile belirlenen gündem maddelerinin görüşüldüğünü , ilk gündem maddesi olan 31.12.2017 tarihli bilanço ve gelir tablosunun hissedarlara sunulması ve kar dağıtım konusunun görüşülüp karara bağlanması hususunun davacılar vekili ... ' ın muhalefeti ile oy çokluğu ile kabul edildiğini ve hissedarların 2018 Nisan ayı sonuna kadar banka hesap numaralarını bildirmeleri halinde dağıtımın yapılmasına karar verildiğini , gündemin 4.maddesinde yer alan ve davacıların dava dilekçesinde şirketi zarara uğrattığı iddia edilen şirket yetkilisi ... ' in şirket müdürü olarak yetkilerinin aynen devamına ve aylık net 10.000,00 TL maaş verilmesine oy birliği ile karar verildiğini , tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacıların şirket ortaklığından çıkma yönündeki iradelerine dayanak gösterdikleri hususların haklı neden oluşturmadığını , 6102 sayılı TTK nun 638/2 maddesi gereğince ortaklıktan çıkarılma talebinin ancak haklı bir nedene dayanması halinde mümkün olabileceğini belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin sicil dosyası ve 14/04/2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri celb edilerek dosya içerisine alınmıştır. Beypazarı CBS nin ... sayılı hazırlık evrakının incelemesinde ; şikayetçinin ... Mak San Tic Ltd Şti, şüphelinin ... , suçun verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme , görevi kötüye kullanma, suç tarihinin 16/17 Kasım 2017 olduğu, Beypazarı Kaymakamlığınca soruşturma izni verilmemesine ilişkin karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir. Davacıların davalı şirket ortaklığından haklı sebepler ile çıkmalarına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığına belirlenmesine yönelik olarak dosya ve davalı şirket kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan 16/05/2019 havale tarihli SMMM bilirkişi raporunda; davalı ... Ştin nin 31/03/2019 tarihi itibariyle mevcutları ile alacakları toplamının 4.843.118,76 TL , borçlar toplamının ise 3.878.092,39 TL olduğu, buna göre davalı şirketin 31/03/2019 tarihi itibariyle öz varlığının 965.026,37 olarak tespit edildiği, davalı şirketin 31/03/2019 tarihi itibariyle öz varlığı bu şekilde tespit edilmiş olmakla birlikte stoklar , binalar, tesis , makina ve cihazlar taşıtlar ve demirbaşlar ile ilgili rayiç değer tespiti yapılması şirket aktiflerinin reel duruma uygun hale getirilmesinin gerektiğinin düşünüldüğü, davacıların miras bırakanına 2006 yılından bu yana kar payı dağıtıldığı ispat edilemediği gibi yıllardır kar dağıtımına karar verilmediği, son olarak dağıtılmasına karar verilen miktarında yıllardır kar dağıtılmadığı dikkate alındığından yetersiz olduğunun düşünüldüğü, bu durumun öğreti ve Yargıtay kararlarında gerek fesih gerek çıkma davaları bakımından haklı sebep olarak kabul edildiği, davacıların şirket merkezine sokulmaması ve bilgi alma haklarının engellenmesinin de haklı sebep oluşturacağı , bu husustaki delillerin takdirinin mahkemeye ait olduğu, hesap incelemenin sonuçlarına göre davalı şirketin 2011 yılı zararı dışında kısmi artış ve azalışlarla karlılığını sürdürdüğünün göründüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davacı vekili 20/06/2019 tarihli celsede bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında şirket genel kuruluna müracaat dışında herhangi bir girişimde bulunmadıklarını bu konuda mahkemeye de herhangi bir müracaatlarının olmadığı beyan etmiş bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davalı şirketin ortağı olan davacıların miras bırakanına kar payının dağıtılmadığı, davacı ortakların bilgi alma ve inceleme hakkı taleplerinin yerine getirilmediğinden bahisle davacıların şirket ortaklığından çıkmasına bunun mümkün olmaması halinde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesine yönelik olarak davalı şirket hakkında mahkememize dava açıldığı, davalı şirketin 13/12/1989 tarihinde kurulduğu, başlangıçtaki ortaklarının ... ve davacıların miras bırakanı ... olduğu, ... ın dava dışı ... e şirket ile ilgili muhtelif tarihlerde vekaletname verdiği 30/04/2007 tarihli Nallıhan Noterliğinin ... nolu yevmiye numaralı ihtarnamesinde miras bırakanın " Kar paylarını talep tahsil " yetkisini de verdiği, davacıların miras bırakanı ... ın 10/11/2017 tarihinde vefat ettiği, onun vefatından sonra mirasçıları olan davacıların şirket ortağı sıfatını aldıkları, davacı tarafça şirketin devamı süresince miras bırakana kar payı verilmediği ve kendilerine ortak olmasından sonra da bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiği gerekçesi ile şirket ortaklığından çıkma bunun koşulları oluşmaması halinde şirketin feshi ve tasfiyesi talebinde bulunulduğu , 6102 sayılı TTK nın 636/3 maddesi uyarınca şirketin feshini isteyen ortağın şirketten çıkarılmasına veya durumuna uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedilebilmesi için öncelikle fesih koşullarının oluşmasının gerektiği, davacı tarafça haklı sebep olarak kar payının dağıtılmamasının gösterildiği ancak Yargıtay, .... Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarına göre kar payı dağıtılmamasının TTK nın 636/3 maddesi kapsamında şirketin feshi için haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği ki bunun yanında miras bırakanın sağlığında davalı şirketin kar payı dağıtımına yönelik kararlar alındığı ve kar payı dağıtımının yapıldığı , miras bırakana kar payının verildiğine ilişkin yazılı belge bulunmamakla birlikte miras bırakan tarafından şirket müdürü ... e verilen vekaletnamede kar paylarının talep ve tahsil yetkisinin de verildiği söz konusu yetki göz önüne alındında miras bırakanın kar payı almadığına ilişkin iddianın dayanaksız kaldığı , miras bırakanın sağlığında bu hususta bir talepte bulunduğuna veya dava açıldığına ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, davacı tarafça bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği gerekçesi ile çıkma isteminde haklı olduğunun belirtildiği, 6102 sayılı TTK nun bilgi alma ve inceleme başlıklı 614/1 ve 2 bendleri uyarınca her ortağın müdürlerden şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceği ve belirli konularda inceleme yapabileceği genel kurulun bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse ortağın istemi üzerine mahkemece bu hususta bir karar verileceği , eldeki davada davacının mahkemeye dava açma yolunda bir girişimde bulunmadığı ve yasal yolları tüketmediği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yalnızca ihtar çekmiş olmasının haklı sebep anlamında davanın kabulüne yetmeyeceği davacıların haklı sebep hususunu ispatlayamadıkları incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın REDDİNE, 2-Eksik kalan 8,50 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına, 3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av. .....'nın yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 21/06/2019

Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/420 Esas KARAR NO : 2019/743 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/04/2018 KARAR TARİHİ : 27/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 04/04/2018 tarihli dava dilekçesinde; davacı bankanın ... Şubesi ile asıl borçlu ... A.Ş. ve davalı kefiller arasında kredi genel sözleşmesi imzalandığını, borçlu firmanın kredinin geri dönüşümü konusundaki edimini yerine getirmediğinden hesabının kat edilerek borcun ödenmesi konusunda Beşiktaş .... Noterliğinin 05/06/2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarname ve hesap özetinin keşide edilerek borçlulara tebliğ edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların borca, faize , borcun ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve yersiz olduğunu, banka alacağının yasal mevzuat , banka mevzuatı ve sözleşme hükümleri çerçevesinde tespit edildiğini belirtmiş , davalı borçluların İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına ,%20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili mahkememize verdiği 18/04/2019 tarihli cevap dilekçesinde ; dava dışı ... A.Ş. ile davacı arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, kullanılan kredi hesaplarının haksız yere kat edildiğini ve haksız kat işlemine dayanarak davacı tarafça sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladıkları iddiası ile davalılar hakkında icra takibine girişildiğini, davalıların davacıya muaccel ve likit bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça gönderilen ihtarnameye karşı İzmir .... Noterliğinin 23/06/2016 tarih, ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamede de belirtildiği üzere davacının çekmiş olduğu kat ihtarı ve ihtarda belirtilen tutarın kabul edilemeyeceğini, ayrıca kullanılan krediler karşılığı davacı tarafa ciro edilen çek ve senetlerin davacının elinde bulunduğu ve bunların tahsilatlarının devam ettiğini, davacı tarafça sözleşmenin imzalanması aşamasında genel işlem koşulları hakkında bilgi verilmediğini, HMK 584 maddesi hükmü gereğince kefalet ilişkisinin geçerli olabilmesi için eş rızasının arandığını, bu hususun yerine getirilmediğini belirtmiş , davanın reddine % 20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelemesinde ; alacaklının ... Bankası ..., borçluların ... Şti, ..., ..., ..., ..., ... ve ..., borç miktarının 711.676,62-TL asıl alacak, 34.108,50-TL işlemiş faiz, 1.705,42-TL BSMV ve 1.427,00-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 748.917,54-TL olduğu, ödeme emrinin borçlular ..., ..., ..., ..., ... ve ... 02/08/2016 tarihinde, borçlu Zeynep'e 13/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular ..., ..., ..., ve ... vekillerinin 03/08/2016 tarihli dilekçesi ile borca esas yönünden itiraz ettikleri, itiraz üzerine söz konusu borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir. Dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda; dava ve takip konusu edilen alacağın var olduğu faiz, vergi ve masraflar dahil toplam alacak miktarının 07/06/2018 takip tarihi itibariyle 748.917,54-TL, 28/08/2018 güncel tarihi itibariyle 1.439.730,52-TL olarak belirlendiği belirtilmiştir. Rapora taraflarca itiraz edildiğinden ve ayrıca raporda temerrüdün ne zaman gerçekleştiği belirtilmediğinden kat ihtarındaki hesaplamanın kontrolü ile talep edilecek akdi ve gecikme faizlerinin denetime açık şekilde hesaplanmasına yönelik olarak bilirkişiden ek rapor istenilmiş, alınan ek bilirkişi raporunda; kat tarihi itibariyle toplam alacak tutarının 716.485,60-TL olarak belirlendiği, 29/07/2016 takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının 772.887,40-TL olduğu, bu alacağın 682.014,64-TL lik kısmına %39 oranında, 34.470,96-TL lik kısmına ise % 30,24 oranında faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Rapor ve ek rapor karar vermeye yeterli olmadığından dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya üzerinde ikinci kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 26/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda ; davacı bankanın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 29/07/2016 tarihinde ... ve ...' ten olan alacağının 711.665,52-TL asıl alacak, 23.555,15-TL faiz , 1.177,75-TL BSMV, 1.427,00-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 737.825,42-TL olduğu, takipten itibaren asıl alacağın 34.125,09-TL lik kısmına %30,24 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si 677.540,45- TL lik kısmına %30 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si uygulanması gerektiği, davacı bankanın İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 29/07/2016 tarihinde ..., ..., ... ve ... Şti nden olan alacağının 711.665,52-TL asıl alacak, 23.275,44-TL faiz , 1.163,77-TL BSMV, 1.427,00-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 737.531,73-TL olduğu, takipten itibaren asıl alacağın 34.125,09-TL lik kısmına %30,24 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si 677.540,45- TL lik kısmına %30 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davacı banka ile dava dışı ... AŞ arasında imzalanan GKS' ne istinaden kredi kullandırıldığı, kullandırılan krediden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle davalılar hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... AŞ arasında 29/08/2012 tarihli 2.500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, davalılar ... Şti ,..., ..., ..., ... ve ...'in sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları, sözleşme doğrultusunda dava dışı kredi lehtarına kredi kullandırıldığı, kredi geri ödemelerinde aksama yaşanması üzerine davacı banka tarafından Beşiktaş ... Noterliği' nin 15/06/2016 tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamede ödeme için 1 günlük süre verildiği, ihtarnamenin davalılar ... ve ...'e 18/06/2016 tarihinde , davalılar ..., ..., ... ve ... Şti ne 20/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar ... ve ...'nın 21/06/2016 , diğer davalıların 22/06/2016 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılar ... ve ...' ten olan alacağının 711.665,52-TL asıl alacak, 23.555,15-TL faiz , 1.177,75-TL BSMV olmak üzere toplam 736.398,42-TL, davalılar ..., ..., ... ve ... Şti nden olan alacağının 711.665,52-TL asıl alacak, 23.275,44-TL faiz , 1.163,77-TL BSMV olmak üzere toplam 736.104,73-TL olduğu, takipten itibaren asıl alacağın 34.125,09-TL lik kısmına %30,24 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si 677.540,45- TL lik kısmına %30 temerrüd faizi ve faizin %5 BSMV si uygulanması gerektiği ,bu miktarlar üzerinden davalı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu, davacı tarafça ayrıca icra takibinde 1.427,00-TL ihtarname masrafı adı altında talepte bulunulduğu ancak ihtarname masrafının icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların İzmir ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 711.665,52 -TL asıl alacak, 23.555,15-TL işlemiş faiz , 1.177,75 TL BSMV olmak üzere toplam 736.398,42-TL ile asıl alacağın 34.125,09 TL lik kısmına icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 30,24 temerrüt faizi ile faizin % 5 BSMV , geriye kalan 677.540,43 TL lik kısmına icra takip tarihinden itibaren işletilecek % 39 temerrüt faizi ile faizin % 5 BSMV birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, Davalılar ..., ... , ... ve ...Şti. 'nın sorumluluklarının işlemiş faiz yönünden 23.275,44 TL , BSMV yönünden 1.163,77 TL ile sınırlandırılmasına , İcra takibinde talep edilen ihtarname giderinin icra gideri olarak icra müdürlüğünce nazara alınmasına, Takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 50.303,38 -TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 43.406,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 16 davetiye gideri 224,00-TL, bilirkişi ücreti 800.00-TL olmak üzere toplam 1.024,00-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.009,00-TL' lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ...'ın yüzüne karşı davalılar vekillerinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2019 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/423 Esas KARAR NO : 2019/685 DAVA : Kıymetli Evrak İptali DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 19/06/2019 Davacı tarafından hasımsız açılan kıymetli evrak iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ... olan, 15/02/2018 keşide tarihli, 05/06/2018 vade tarihli 68.000,00TL bedelli senet, keşidecesi ... olan, 15/02/2018 keşide tarihli, 30/06/2018 vade tarihli 66.540,00 TL bedelli senet ve keşidecesi ... Şti olan 20/02/2018 düzenlenme tarihli, ... Bankası A.Ş'ye ait 100.000,00TL bedelli çekin kargoya verildikten sonra kayboldğunu, açıklanan nedenlerle iki adet senet ve bir adet çekin iptaline, çekler üzerinde tedbir kararı konulmasını talep etmiştir. DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, zayi nedeniyle çek ve senet iptali istemine ilişkindir. Dava konusu senetler ve çek ile ilgili Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanlar yapılmış, birinci ilanın 16/05/2018 tarihinde yapıldığı ve üç aylık sürenin dolduğu anlaşılmıştır. İlgili banka yazı cevabında çekin ibraz edilmediği görülmüştür. Üç aylık süre içerisinde dava konusu çekin bankaya ve mahkememize ibraz edilmemesi ve çekin halen kayıp olduğunun anlaşılması üzerine davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın Kabülü ile, 2-Keşidecisi ... olan, 15/02/2018 keşide tarihli, 05/06/2018 vade tarihli 68.000,00TL bedelli senet, keşidecesi ... olan, 15/02/2018 keşide tarihli, 30/06/2018 vade tarihli 66.540,00 TL bedelli senet ve keşidecesi ... Şti olan 20/02/2018 düzenlenme tarihli, ... Bankası A.Ş ye ait 100.000,00TL bedelli çekin zayi nedeniyle ayrı ayrı iptallerine, 3-Ödeme yasağı kararının kararın kesinleşmesine kadar devamına, karar kesinleştiğinde kendiliğinden kalkmış sayılmasına ve tedbir nedeniyle yatırılan teminatın HMK.m. 392 gereğince işlem yapılarak davacıya iadesine, 4-Peşin alınan 35,90 TL harcın alınması gerekli 44,40 TL harca mahsubu ile eksik kalan 8,5 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına 5-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK 'nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansından kararın tebliğ gideri düşüldükten sonra kalan kısmın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/428 Esas KARAR NO : 2019/716 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 21/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davacı tarafından açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı 20/03/2019 tarihinden başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin yenileme için dilekçe ile başvurmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca sürenin dolduğu gün olan 20/06/2019 tarihi itibariyle DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Peşin alınan 109,39-TL harçtan alınması gerekli 44,40-TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 64,99-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye avansın HMK'nın 333/1. maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceğine dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde inceleme sonucunda karar verildi.21/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/440 Esas KARAR NO : 2019/718 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : Sat Apr 07 00:00:00 TRT 2018 KARAR TARİHİ : 21/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin liman hizmetlerinde gemi kargo yükleme, boşaltma, puantör, depolama ve taşımacılık v.s hizmetleri veren şirket olduğunu, davacı şirketin ticari iş ilişkisi içerisinde olduğu şirketlerden birisinin davalı şirket olduğunu, cari hesap ekstrelerinde görüleceği üzere bakiye borcun ödenmediğini, bunun üzerine İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiği, takibin durduğunu, davalı şirketin müvekkiline 33.944,00 TL tutarında borçlu olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl alacağa yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi faturanın ve cari hesap kaydının mevcut olması faturaya veya cari hesap kaydına dayalı alacağın var olduğunu göstermediğini, kabul anlamına gelmemekle davacının icra inkar tazminatını talep etmesinin yasal olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı tarafça gösterilen tüm deliller toplanmış, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. İzmir .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Şti, borçlusunun ... A.Ş olduğunu, 33.944,00 TL alacak üzerinden 26/03/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun 28/03/2018 tarihli dilekçesi ile takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 09/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı şirketin davalı şirketten icra takibi itibari ile 33.944,00 TL tutarında alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça cari hesaptan kaynaklanan alacağın ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara kararı oluşturulduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz davacı taraf ticari defterleri göz önüne alındığında, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 33,944,00-TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden davalınınn icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 33.944,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1- Davacının davasının kabulü ile; 2-İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 33.944,00 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından peşin yatırılan 409,96-TL harcın alınması gerekli 2.318,71TL nispi harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.908,75-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından sarf olunan 409,96-TL harç, 517,00-TL posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 926,96 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 4.073,28-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.21/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/442 KARAR NO : 2019/629 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2018 KARAR TARİHİ : 11/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Temlik eden davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalının davacı bankanın ... nolu müşterisi olduğu, davacı banka ile davalı arasında 31/07/2013 tarihinde ticari kart sözleşmesi, 10/04/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğinde ticari hesap kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmelere istinaden davalıya kredi kullandırılıp kredili mevduat hesabı açıldığını ve sözleşmelerin imzalanması sırasında davalı tarafa geri ödeme planı verildiği, davalının ödeme planına uymadığını, kredi taksitlerini ödemeyi ihlal ettiğini, bunun üzerine davacı temlik eden tarafından 09/11/2017 tarihinde ... barkod nolu ihtarname gönderildiğini, ihtarın 13/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine İzmir .... İcra Dairesinin ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile 05/12/2017 tarihinde takip yapıldığını, davalının her iki icra dosyası için 08/01/2018 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak asıl alacağa, kat öncesi işlemiş faiz ve oranına, gecikme faiz ve oranına itiraz ederek takipleri durdurduğunu, itirazın takibi uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olduğunu, kaldırılması gerektiğini bildirerek faiz oranının usulüne uygun talep edildiği belirterek söz konusu icra dosyaların vaki itirazın iptali ile takiplerin devamına ve her iki icra dosyası için ayrı ayrı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması talep edilmiştir. Bilahare 29/03/2019 tarihli sunulan temlik sözleşmesi ile temlik alan ... A.Ş. davayı takip edeceğini bildirmiş ve belgelerini sunmuştur. CEVAP : Davalı usulünce yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş ve delil bildirmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava İ.İ.K. 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup incelenen icra dosyalarında davanın süresinde açıldığı saptanmıştır. İzmir .... İcra Dairesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları celbedilmiş, banka kayıtları dosya içerisine alınmış ve davalı itirazı ve davacı talebi dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda davalının ...bank ... şubesi ile genel kredi sözleşmesi imzaladığı, sözleşme tarihinin 10/04/2014 olduğu, yine 31/07/2013 tarihinde ticari kart sözleşmesi imzalandığı, davacı banka tarafından 09/11/2017 tarihli ihtarnamenin kredi kartı mevduat hesabı ile ilgili toplam 5.268,95 TL için ve ticari ihtiyaç kredisi ile ilgili toplam 29.073,49 TL için 3 gün ödeme süreli olarak gönderildiği, ihtar tebliğinin 13/11/2017 tarihinde yapıldığı, davalının 17/11/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, taksikli ticari kredi nedeni ile ihtar tarihinde 27.245,51 TL asıl alacak, 1.668,77 TL faiz 83,44 TL %5 bsmv olmak üzere 28.997,72 TL borcunun olduğu, ihtar sonrası 30/11/2017 tarihinde 1.620,00 TL ödemede bulunulduğu, buna göre yapılan hesaplama neticesinde takip tarihinde borcun 27.245,51 TL asıl alacak, 619,31 TL faiz, 30,97 TL %5 bsmv olduğu ancak davacı talebinin daha düşük olması sebebi ile taleple bağlı kalınarak 26.275,14 TL asıl alacak, 619,31 TL faiz, 30,97 TL %5 bsmv olmak üzere toplam 26.925,42 TL olarak belirlendiği; kredili mevduat hesabı yönünden yapılan incelemede takip tarihinde borcun 5.040,21 TL anapara, 388,99 TL faiz, 15,45 TL bsmv olmak üzere toplam 5.444,65 TL olarak belirlendiği, ancak talebin daha düşük olması nedeni ile takip tarihinde borcun 5.040,21 TL asıl alacak, 117,30 TL faiz 5,86 TL bsmv olmak üzere toplam 5.163,37 TL olacağı saptanmış, rapor davalıya tebliğ edilmiş davalı itirazda bulunmamıştır. Davacının bilirkişi raporuna itirazına ilişkin dilekçe, faiz oranları açısından olup bu hususta bilirkişi raporlarında yapılan saptamalar usul ve yasaya uygun olduğundan itiraz dikkate alınmamıştır. Toplanan deliller, celbedilerek incelenen dosya kapsamları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun görülen rapora itibarla aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 5,040,21 TL asıl alacak, 117,30 TL faiz, 5,86 bsmv olmak üzere toplam 5.163,37 TL üzerinden takibin devamına , Fazla talebin reddine, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 26.275,14 TL asıl alacak 619,30 TL faiz, 30,97 TL bsmv olmak üzere toplam 26.925,42 TL üzerinden takibin devamına, Fazla talebin reddine, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine Alınması gerekli 2.191,98 TL harçtan peşin alınan 563,78 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.628,20 TL'nin davalı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, Davacı davayı vekil ile takip ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 11.274,91 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, Davalı da davayı vekil ile takip ettiğinden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.037,50 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine, Davacı tarafça yapılan ilk masraf 604,88 TL, posta giderleri 84,00 TL, bilirkişi ücreti 400,00 TL olmak üzere toplam 1.088,88 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 1.045,32 TL'sinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2019 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/444 Esas KARAR NO : 2019/658 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/04/2018 KARAR TARİHİ : 13/06/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkili banka ile borçlu ... Şti. arasında akdedilen sözleşme gereği karşı tarafa kredi kullandırıldığı, ... ise borçtan müteselsil borçlu/kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, kredi sözleşmelerine istinaden Kredi ... Fonu teminatlı olmak üzere, Hazine Destekli kefalet ile davalı borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, borçlu ile olan kredi ilişkisi Kahramanmaraş .... Noterliği'nin 27/03/2018 tarşh ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle keşide olunarak kat edildiği ve krediden kaynaklanan alacağın ödenmesinin ihtar olunduğu, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlular, 04.04.2018 tarihli dilekçe ile takibin tamamına ve yetkiye itiraz ettikleri, takibe haksız olarak itiraz eden davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, davanın kabulüne, davalı borçluların itirazlarının iptaliyle takibin devamına, masraf ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesiyle; Müvekkillerinin ikamet adresinin Urla olduğu, bu nedenle icra takibinin Urla İcra Müdürlüklerinde açılması gerektiği, müvekkili şirketin bankaya bir borcunun bulunmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde 3 sayfadan oluştuğu, sözleşmenin 3. sayfada sonra erdiği, müvekkili tarafından sadece sözleşmenin bu 3 sayfası imzalandığı, bu nedenle müvekkili tarafından imzalamadığı belgeler üzerinden faiz, yetki gibi hususlarda sorumlu olmasının kabul edilemez olduğu, defter ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına, davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER /1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 29/03/2018 tarihinde 234.919,85 TL asıl alacak, 643,62 TL işlemiş faiz, 421,25 TL ihtar masrafı, 32,18 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 236.016,90 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçluların süresi içerisinde sunmuş oldukları itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/03/2019 tarihli raporda sonuç olarak, Davacı bankanın ... Şubesi tarafından davalı asıl borçlu .... Şti.'ye 27.02.2017 düzenleme tarihli 800.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalatıldığı, sözleşmeyi davalı ... kendi el yazılarıyla 6098 Sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti yazılmak suretiyle 800.000,00 TL kefalet limitli olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşmeye istinaden davalı şirkete KGF teminatlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi ödemesinin riske girmesi üzerine kredi hesabı kat edilerek davalılara ihtarname keşide edildiği ve takip sonrası 03.04.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlandığı, davalılar borcun tamamına, faiz, faiz oranı ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu, işbu itirazın iptali davası çerçevesinde yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda 29/03/2018 takip tarihi itibarıyla ; 229.952,34 TL asıl alacak, 206,96 TL işlemiş akdi faiz, 10,35 TL faizlerin %5 gider vergisi, 421,25 TL ihtar gideri, 230.590,90 TL toplam nakdi alacak, banka alacağından davalı .... Şti.'nin asıl borçlu sıfatıyla ...'nun tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluklarının bulunduğu belirlendiği, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 229.952,34 TL asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama yetkisinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL/ Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka ile davalılardan ... Şti. arasında 27/02/2017 tarihli 800.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, diğer davalı ...'nun ise işbu sözleşmeyi aynı limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı banka tarafından imzalanan bu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, davacı banka tarafından kredi hesabının Kahramanmaraş ... Noterliğinin 27/03/2018 tarihli ihtarnamesiyle kat edildiği, işbu ihtarnamenin takip tarihinden sonra davalı asıl borçlu şirkete 30/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalı ... adına çıkan tebligatın ise yine takip tarihinden sonra 30/03/2018 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, bu nedenle her iki davalı borçlu açısından temerrüdün takip tarihi itibarıyla gerçekleştiği, davalı borçlu ...'nun dava konusu 27/02/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, ancak sözleşme tarihi itibarıyla bu davalının davacı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalıların icra dairesinin yetkisine karşı yapmış olduğı yetki itirazının davalı borçlu şirket adresinin ... olması nedeniyle İzmir İcra Dairelerinin yetki alanı içerisinde bulunduğundan HMK 7.maddesi kapsamında yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından mahkememizce yapılan yargılama sırasında bankacı bilirkişiden rapor alınmış olup, alınan raporda davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 27/02/2017 tarihli 800.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, işbu sözleşmeyi diğer davalı borçlunun müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla aynı kefalet limitiyle imzaladığı, sözleşme tarihi itibarıyla dosyada mevcut olan ticaret sicil kayıtlarına göre davalı ...'nun davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nın 584.maddesi kapsamında geçerli bir kefaletinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22.maddesi gereğince davacı bankanın 27/03/2017 tarihli faiz tebliğinde en yüksek kredi faiz oranın %50 olduğu ve %100 ilavesiyle temerrüt faiz oranının yıllık %100 olarak tespit edildiği, ancak davacı bankanın daha düşük olarak %50 oranında temerrüt faizi talep ettiği, bu nedenle bu talebiyle bağlı kalınmasının gerektiği, yine 6098 Sayılı TBK'nın 88 ve 120.maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanmayacağına dair emsal Yargıtay kararlarının mevcut olduğu, davalıların temerrüdünün takip sonrası oluşması nedeniyle takip tarihine kadar %16,20 oranında akdi faiz uygulanmak kaydıyla yapılan hesaplama neticesinde 29/03/2018 takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalılardan 229.952,34 TL asıl alacak, 206,96 TL işlemiş akdi faiz, 10,35 TL %5 gider vergisi, 421,25 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 230.590,90 TL alacaklı olduğu, davalı borçlu ...'nun da asıl borçluyla birlikte kefalet limiti kapsamında kaldığından bu borçtan asıl borçluyla birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla, aynen benimsenip hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, davalı borçluların İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptaliyle 229.952,34-TL asıl alacak, 206,96-TL işlemiş akdi faiz, 10,35-TL %5 BSMV ve 421,25-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 230.590,90-TL üzerinden takip tarihinden itibaren, 229.952,34-TL asıl alacağa yıllık %50 oranında temerrüd faizi ve %5 BSMV işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, dava konusu alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 46.118,18 TL %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçluların İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazlarının kısmen iptaliyle 229.952,34-TL asıl alacak, 206,96-TL işlemiş akdi faiz, 10,35-TL %5 BSMV ve 421,25-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 230.590,90-TL üzerinden takip tarihinden itibaren, 229.952,34-TL asıl alacağa yıllık %50 oranında temerrüd faizi ve %5 BSMV işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 46.118,18 TL %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 15.751,66 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 2.850,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.901,15 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 2.891,61 TL harç ile, tebligat gideri 116,50 TL ve bilirkişi ücreti 500,00 TL olmak üzere toplam 616,50 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 604,17 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 19.785,45 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 5.426,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/449 KARAR NO : 2019/680 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2018 KARAR TARİHİ : 18/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili aracılığı ile sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacının alacağının tahsili için İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 7 örnek takip başlattıklarını itiraz üzerine takibin durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu, davacının Bip Temizlik Yönetim Hizmetleri ..... ismi altında şahıs şirketi işlettiğini, davalıya hizmet verip 07/07/2017 tarihli 3.478,20 TL bedelli faturayı tanzim ettiğini, faturanını ödenmemesi nedeni ile takip yapıldığını belirterek itirazın iptali, takibin devamına ve %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili aracılığı ile sunduğu cevap dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile borçlu olunduğu iddia ediliyor ise de iddianın yersiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, ticari defterlerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını bildirmiş, davanın reddi ile takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davacının Konak Vergi Dairesi kayıtı celbedilmiş ve Ege Vergi Dairesinden Şirinyer Vergi Dairesine nakil geldiği, 30/04/2018 itibari ile işini terkettiği, 2015 - 2018 yılları arasında bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası celbedilerek incelendiğinde alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, 3.478,20 TL bedelli faturaya dayalı asıl alacak için 124,36 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 3.602,56 TL alacak için 7 örnek takip yapıldığı, tebligatın borçluya 04/12/2017 tarihinde usulünce yapıldığı, 07/12/2017 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğu, dava tarihine 10/04/2018 olup süresi içinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı ve davalı ticari defterlerini delil olarak sunmuş yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda davacı defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan 3.478,20 TL, 07/07/2017 tarihli fatura nedeni ile alacaklı olduğu, davalı defterlerinin incelenmesinde de davalı şirketin davacıya 3.478,20 TL 07/07/2017 tarihli fatura nedeni ile borçlu olduğunu, takip tarihinde işlemiş faiz alacağının bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı ve davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği, takip tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için yasal faiz talep edilebileceği rapor edilmiştir. Davalı vekili rapora itiraz ederek icra inkar tazminatına hükmedilmemesini talep etmiştir. Taraf vekillerinin son celse yoklukta karar verilmesini talep eden dilekçelerinin dosyada olduğu, ayrıca rapora beyan dilekçesi sunulmadığı saptanmıştır. GEREKÇE : Dava itirazın iptali davası olup İİK 67 maddesi gereğince incelenmiş olmakla; toplanan deliller, taraf beyanları ve incelenen defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde 07/07/2017 tarihli faturanın her iki taraf defterlerinde de yer aldığı, davacının dava açmakla haklı olup daha öncesinde davalıya temerrüde düşürmediği belirlenmiş ve bu çerçevede bilirkişi raporuna da itibarla davanın kısmen kabulü ile 3.478,20 TL üzerinden takip tarihinden işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile takibin devamına, icra takibi ile talep edilen işlemiş faiz yönünden fazla talebin reddine, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesi karar verilmesi uygun görülmüş ve bu çerçevede aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 3.478,20 TL üzerinden yıllık %9 yasal faizi ile devamına , Fazla talebin reddine, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 237,59 TL harçtan peşin alınan 61,53 TL'nin mahsubuyla bakiye 176,06 TL'nin davalı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, Davacı davayı vekil ile takip ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, Davalı da davayı vekil ile takip ettiğinden reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 124,36 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine, Davacı tarafça yapılan ilk masraf 102,63 TL, posta giderleri 71,50 TL, bilirkişi ücreti 350,00 TL olmak üzere toplam 524,13 TL yargılama giderinden kabul oranına göre 503,16 TL'sinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/481 Esas KARAR NO : 2019/739 DAVA : Elatmanın Önlenmesi DAVA TARİHİ : 17/04/2018 KARAR TARİHİ : 27/06/2019 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Elatmanın Önlenmesi davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 17/04/2018 tarihli dilekçesinde; müvekkili şirketin ... İlçesi ... Mevkinde tapunun ... pafta, ... Parselde kayıtlı 9450 m2 alanlı taşınmazın intifa hakkı sahibi olduğunu, intifa hakkının devir edilebilir oluşu nedeni ile müvekkili şirketin Akaryakıt İstasyonu olarak kullanılan taşınmazın kullanımını imzaladıkları 24/08/2007 tarihli protokol ile davalı şirkete devir ettiğini, davalı ...Şti'nin ... ile imzaladığı protokol taahhütlerini yerine getiremediğini, bu nedenle istasyonun iadesine ilikin 07/09/2009 tarihli ek protokol imzalandığını, protokolün 1 ve 2. Maddelerinde belirlenen şekilde " ...Şti, istasyondaki işletmeciliğini sürdürecektir. Ancak bu işletme, ...'nın istasyonun teslim edilmesi bildirimini takiben sona erecek ve ...Şti bu bildireme müteakip 7 gün içerisinde istasyonu sağlam ve çalışır durumda tüm müştemilatı ile birlikte ...'ya veya ...'nın bildiriminde gösterilecek gerçek veya tüzel kişiye teslim edecektir" şeklinde anlaşmaya varıldığını, taşınmazın ...ya iadesi ve teslimi konusunda bu şekilde anlaştıklarını ve iade tarihini belirleme yetkisinin ...'ya verildiğini, davalılarında bu bildirime riayet edeceğini taahhüt ettiğini, aksi halde süre sonunda fuzuli şagil durumuna düşeceği ve istasyonun teslim edilmediği durumda her ay için 2.500,00 TL ecrimisil ve cezai şart ödeneceğinin 07/09/2009 tarihli protokolde kararlaştırıldığını, bu çerçevede davalı tarafa 24/05/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek istasyonun tesliminin istendiğini ancak davalı tarafça teslimin mümkün olmadığı çünkü ...nın istediği doğrultuda istasyonun ... adlı şirekte devir edildiğinin bildirildiğini, oysa istasyonun o tarihte ve halen davalının işgalinde olduğunu, davalının taşınmazı teslim edeceğine inanılarak gerçekten de kağıt üzerinde istasyonun teslim alındığına dair bir belge düzenlendiğini ancak davalının istasyonu terk etmeyip teslim etmediğini, söz konusu teslime ilişkin belgenin teslimin hemen yapılacağı vaadi ile ele geçirildiğini, davalıya 15/07/20120 tarih ... nolu ikinci ihtar ile ihtar gönderilerek taşınmazın fiilen teslim edilmesinin istendiğini ancak davalının buna icabet etmediğini, bu nedenle fiili teslim talebini içerir ikinci ihtar sonrasında 01/09/2010 tarihinden itibaren geçen 19 aylık süreye ilişkin 47.500,00 TL lik ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sözleşmenin iptali halinde ödeneceği karar altına alınan 50.000,00 USD cezai şartın 25.000,00 USD 'sinden feragat edilerek bakiye 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının taşınmaza vaki müdahalesinin menine ve istasyonun tüm müştemilatı ile kendilerine teslimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça davaya süresinde cevap verilmemiş 30/10/2012 tarihli beyan dilekçesinde ; Rekabet Kurumu'nun Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde 2002/2-2003/3 sayılı tebliğleri uyarınca ... A.Ş'nin intifa süresinin 21/08/2012 tarihinde sona erdiğini, söz konusu yerde meni müdahale isteminin olanaksız olduğunu, ... A.Ş nin Rekabet Kurulu kararlarını, Yargıtay kararlarına karşı tapudaki intifasını kaldırmadığını, bunun kanuni geçerliliğinin olmadığını, Rekabet Kurumunun 18/09/2005 sonrasında yapılan dikey anlaşmaları 5 yıl için sınırlandırılması kararını davacı tarafın kabul etmek istemediğini, mal sahibi Erkan Gökçe'nin intifasının tapudan kaldırılmaması üzerine 17/09/2012 tarih ve 7060 sayılı başvuru nedeni ile Rekabet Kurumu Başkanlığının ... A.Ş hakkında inceleme başlattığını, ... A.Ş'nin intifayı kaldırmayarak Rekabet Kanununun 56. Maddesini çiğnediğini, bu nedenle meni müdahale ve ecirimsil isteyemeyeceğini, mal sahibinin intifanın bitimi ile başka bir akaryakıt firması ile anlaştığını, ...Şti'nin kurulduğu 2007 yılından bu yana üç kez el değiştirdiğini, ... A.Ş'nin bayisi olduğu sırada oluşan borçlarını ödediğini, ... A.Ş nin davalı ile hesap mutabakatine vararak ...'e ... ..., Bankasından verilmiş 140.000,00 TL değerindeki teminat mektubunu iade ettiğini, ... A.Ş'nin ...in bayiliğini kendi isteği ile sonlandırdığını, EPDK'na bayiliğin 31/12/2010 tarihinde sonlandırıldığı bildirilmesine karşı elde bir tarihsiz biride 31/03/2011 tarihli iki bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davacının haklarını kötüye kullandığını, ecrimisili talep eden davacının ortak şeyden faydalanmasının engellendiğini ispat etmesi gerektiğini oysa davanın intifadan men edilmediğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir, Mahkememizce meni müdahale talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın cezai şart ve ecri misil talepleri yönünden davanın reddine dair kurulan hüküm Yargıtay .... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile " 6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Somut olayda, gerekçeli kararda "davacı tarafın müdahalenin men'i talepleri yönünden bilirkişilerin belirlediği miktara göre eksik harcı yatırmadığı, bu bölüm yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği" belirtilmiş olmasına rağmen hüküm sonucunda "müdahalenin men'i talepleri konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde karar verildiği, temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu görülmüştür.10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Bu itibarla gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bozma ilamı öncesinde davaya ilişkin deliller dosyaya ibraz edilmiş, davaya kaynak teşkil eden taşınmazın dava dışı ... adına tapuya kayıtlı olduğu ve ...AŞ lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, tesis tarihinin 23/08/2007 tarihi olduğu belirlenmiştir. Taraflar arasındaki 27/08/2007 tarihli protokolün incelenmesinde ; ... A.Ş ile bayi olarak anılan ...Şti. arasında düzenlendiği, protokolde malik ... ve müşterek borçlu ...'in imzalarının bulunduğu ve protokolün ... A.Ş'nin intifa hakkı kendisinde olan istasyonun işletmesini bir bayilik sözleşmesi ile geçerli ve yürürlükteki mevzuat gereğince bayilik yapma hakkına sahip bayiye vereceği ve bayinin her yıl için akaryakıt ürünlerinden 1000 m3'ü satın almayı ve en az 5.000,00 TL madeni ve sentetik yağ satmayı taahhüt ettiği taahhütlerin yerine gelmediği takdirde satın almayı taahhüt ettiği akaryakıt için her m3 için 50 USD ve satmayı taahhüt ettiği madeni ve sentetik yağ için her Tn için 500 USD cezai şartın ödeneceğinin taahhüt edildiği, cezai şartın ödenmemesi durumunda protokolün 6,7,8 ve 9. Maddelerinde belirtilen teminatların söz konusu cezai şart için kullanılacağının kabul edildiğini, protokolün 1 ve 2. Maddelerindeki satış rakamlarının tutturulmamasının sözleşmenin ihlali sayılacağı ve yine sözleşmedeki 6,7,8 ve 9. Maddedeki teminatların kullanılacağı, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin 08/10/2007 tarihli olduğu ve davacı ve davalı taraflar ile kefil ... ' ce imzalandığı sözleşmenin ikinci maddesindeki satış yerinin dava konusu parselin 9450 m2 lik yerinin istasyon yeri olarak belirlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde bayinin her türlü ürününü ... ' dan alacağı ve ...'nın açık ve yazılı izni olmadan ürünleri satamayacağı bir başka akaryakıt dağıtım şirketinin bayisine ve ...'nın bayilerine ürün satamayacağının belirlendiği, sözleşmenin 20. Maddesinde süresinin 5 yıl olduğu, 24. Maddede fesih koşullarının ve 25. Maddede bayi tarafından sözleşmenin feshi halinde 50.000,00 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, aynı taraflar arasında 2009 yılında ek protokol imzalandığı, bununla davalı şirketin intifa hakkı sahibi ...'nın kendisine devir ettiği kullanım hakkına istinaden istasyon işletmeciliği hakkını sürdüreceği ve ... ' nın yapacağı istasyonun teslim edilmesinin bildirimine kadar devam edeceği ve bunu takip eden 7 gün içinde istasyonun çalışır vaziyette tüm müştemilatı ile ... ' ya yada ... ' nın bildireceği gerçek yada tüzel kişiye teslim edileceği aksi halde süre sonunda fuzuli şagil durumuna düşeceği ve cezai şart ve ecirimisil ödeneceğinin kararlaştırıldığı belirlenmiştir. Bozma ilamı öncesinde Mahkememizce mahalinde keşfen inceleme yapılmış dosyaya bilirkişiler rapor ve ek raporlarını dosyaya ibraz etmişler, raporda taraflar arasındaki 24/08/2007 tarihli protokol ve 08/10/2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bağlantılı olarak davalı şirket tarafından akaryakıt istasyonu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde ... A.Ş lehine 15 yıl süre ile tesis edilen intifa hakkı ile taraflarca akaryakıt istasyonu işletmesine dair düzenlenen 24/08/2007 ve 08/10/2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin bir bütün olarak rekabeti sınırlayıcı dikey anlaşmalar olarak mütaala edilmesi gerektiği, davacı .....lehine intifa hakkı tesis edilmesi sonucunda akaryakıt bayilik sözleşmesindeki 5 yıllık sürenin fiilen 15 yıla çıkarılmış olduğu, akaryakıt bayilik sözleşmesinde davalı şirket açısından öngörülen tek elden satın alma ve rakabet etmeme taahhütlerinin süresininde fiilen 15 yıla çıkarılmış olması nedeni ile bu konudaki sözleşme hükümlerinin 5 yılı aşan süre için 4054 sayılı RKHK madde 4 ve 2002/2 sayılı Rekabet Kurulu tebliğine göre grup muafiyeti kapsamı dışında kaldığı, davacının tek elden satın alma ve rekabet etmeme taahhütlerine ilişkin 5 yılı aşan bir süre için geçerli olmasını doğuran davacı lehine tesis edilen 15 yıllık intifa hakkının 5 yıllık süreyi aşan kısmının geçersiz olduğu, söz konusu intifa hakkının 5 yıllık süre ile sınırlı olarak intifanın tesis edildiği 23/08/2007 tarihinden itibaren 23/08/2012 tarihine kadar geçerli olabileceği, davacı tarafça davalıya gönderilen 24/05/2010 ve 15/07/2010 tarihli ihtarnameler ile istasyonun 7 gün içinde tesliminin istenmesine rağmen bunun fiilen davalı yanca yerine getirilmediği buna göre 23/08/2012 tarihinde sona eren intifa hakkının süresi ile sınırlı olarak ecirimisil talep edebileceği diğer taraftan davacının 23/08/2012 tarihinde sona eren intifa hakkı ile doğrudan bağlantılı olan akaryakıt istasyonu bayiliği ve işletmeciliğini konu alan sözleşmenin davacının rızası ile 21/02/2011 tarihinde sona erdirmesine ve bu tarihe kadar doğan alacaklarını saklı tutmasına rağmen sözleşmelerle bağlantılı intifa hakkını ileri sürmeye devam etmek sureti ile cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın ancak talep konusu yapılan 01/09/2010 tarihinden sözleşmenin fesh edildiği 21/02/2011 tarihine kadar cezai şart talep edebileceği ancak 01/09/2010 tarihinden sonraki çeşitli tarihlerde davalı şirkete yada onun vekalet verdiği dava dışı mal sahibi ...'e mal vermeye devam etmiş olması nedeni ile davacı defterlerinin bu kapsamda incelenmesi gerektiği belirtilmiş dava konusu taşınmazın değeri de alınan ek raporda belirlenmiştir. Bozma ilamı öncesinde davacı defterleri üzerinde 01/09/2010 tarihinden sonra davalı tarafa mal satılıp satılmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat mahkemesine ibraz edilen bilirkişi raporunda davalı ile davacı firma arasında 01/09/2010 tarihinden sonra 04/02/2011 tarihine kadar 11 adet fatura ile toplamda 152.079,95 TL'lik akaryakıt satışı gerçekleştirildiği, davacı ile davalı firma arasında söz konusu tarihlerde aktif olarak akaryakıt ticareti gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Bozma ilamı öncesinde Mahkememizin 09/04/2013 ve 06/06/2013 tarihli ara kararları doğrultusunda bilirkişilerin dava konusu müdahalenin meni talep edilen taşınmazın değerini ek raporlarında bildirmişler, davacı tarafça bildirilen miktar üzerinden eksik harcın tamamlanmadığı belirlenmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda meni müdahale talep edilen taşınmaz ile ilgili harç yatırılıp yatırılmayacağı konusunda davacı vekiline beyanda bulunmak üzere mahkememizin 11/10/2018 tarihli celsesinde 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili mahkememize verdiği 25/10/2018 tarihli dilekçesinde; dava sürecinde intifa hakkının sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından intifanın kaldırıldığını, bu nedenle meni müdahale talebinin uygulama imkanı kalmadığını, talep konusuz kalmış olmakla eksik harcın tamamlanmayacağını belirtmiş, ecri misil ve cezai şart yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş , davacı vekilinin söz konusu beyanı doğrultusunda meni müdahale talebi yönünden 25/10/2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmış sayılmasının gerektiği belirlenmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve taraflar arasında imza altına alınan 24/08/2007 tarihli protokolde bahsi geçen ... Bankası ... Şubesine ait teminat mektubunun iade tarihi ilgili banka şubesinden sorulmuş, alınan yazı cevabında yazıda belirtilen 403504 nolu 150.000,00-TL tutarındaki teminat mektubunun çıkışının 18/02/2011 tarihinde yapıldığı belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça , davacı şirketin intifa hakkı sahibi olduğu ... İlçesi ... Mevkinde tapunun ... pafta, ... Parselde kayıtlı ... m2 alanlı taşınmazın davalı tarafça haksız olarak işgal edildiğinden bahisle davalı hakkında mahkememize taşınmaza vaki müdahalenin meni ile istasyonun tüm müştemilatı ile birlikte teslimine,01/09/2010 tarihinden itibaren geçen 19 aylık süreye ilişkin 47.500,00 TL lik ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sözleşmenin iptali halinde ödeneceği karar altına alınan 50.000,00 USD cezai şartın 25.000,00 USD 'sinden feragat edilerek bakiye 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline yönelik dava açıldığı , davacı tarafça meni müdahale talebi yönünden eksik harcın tamamlanmadığı, davacı tarafça harcın tamamlanmayacağının mahkememize verilen 25/10/2018 tarihli dilekçe ile bildirildiği, müdahalenin meni talebi yönünden harç tamamlanmadığından 25/10/2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmış sayılmasının gerektiği , işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 aydan fazla bir süre geçtiği , meni müdahale talebi yönünden HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, davacının ceazi şart ve ecri misil talebi yönünden taraflarca düzenlenen ek protokol uyarınca 24/05/2010 ve 15/07/2010 tarihli ihtarnameler ile akaryakıt istasyonunun teslim edilmesinin talep edildiği ve sözleşmenin 21/02/2011 tarihinde sona erdirildiği ancak davacı tarafın ecri misil talebine konu ettiği tarih başlangıcı 01/09/2010 tarihinden sonra davacı ile davacı şirket arasında aktif olarak akaryakıt ticaretinin gerçekleştiği , 01/09/2010 tarihinden sonra davacı şirketin davalı şirkete toplam 11 adet 152.079,79 TL'lik fatura düzenlediği, böylelikle davalı şirketin ve onun vasıtası ile mal sahibi dava dışı ...'in istasyondaki faaliyetine akaryakıt alışverişinin devam etmesi nedeni ile rıza gösterdiği ,bunun yanında taraflar arasında imza altına alınan 07/09/2009 tarihli ek protokolün 6. Maddesinde " ...'ya tüm borçlarını ödemiş , istasyonu ve ve GSM ruhsatını yukarıda tanımlandığı şekilde devretmiş olması koşuluyla ... nezdinde bulunan teminat mektubu ...Şti ne iade edilecektir." 7 .maddesinde de " Bu iade işlemi ile birlikte ... ile ...Şti arasında mevcut tüm protokol ve sözleşmeler kendiliğinden sona erer...." düzenlemesinin bulunduğu , taraflar arasında imza altına alınan 24/08/2007 tarihli protokolde bahsi geçen ... Bankası ... Şubesine ait teminat mektubunun 18/02/2011 tarihinde iadesinin yapıldığı , teminat mektubu iade edildiğine göre tüm borcun ödenmiş olmasının gerektiği ve iade ile birlikte tüm protokol ve sözleşmelerin sona erdiği, taraflar arasında imza altına alınan 08/10/2007 tarihli " Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi " nin 23. Maddesinin cezai şartın teminat mektubunun paraya çevrilerek tahsiline olanak sağladığı , söz konusu olanağın davacı tarafça kullanılmayarak teminat mektubunun iade edildiği tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacı tarafın ecri misil ve cezai şart taleplerinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış , meni müdahale talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına ecri misil ve cezai şart talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının müdahalenin meni talebi yönünden davanın 6100 sayılı HMK' nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davacı tarafın cezai şart ve ecrimisil talepleri yönünden davanın REDDİNE, 3-Alınması gerekli 44,40 TL harcın peşin alınan 1.373,65 TL'den mahsubu ile bakiye 1.329,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 4-Davalı taraf lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 10.1500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... 'in yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.27/06/2019 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/382, K. 2019/758, T. 28.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-382-e-2019-758-k-df56384fef23