Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1549 E. 2026/1737 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1549
- Karar No
- 2026/1737
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1549 - 2026/1737 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1549 KARAR NO : 2026/1737 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2024 NUMARASI : 2023/377 E. - 2024/240 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2024 tarih ve 2023/377 E. - 2024/240 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış bir içki üreticisi ve “...” markalarının sahibi olduğunu, ürettiği içkileri kendine özgü şişelerde pazarladığını, WIPO aracılığıyla yaptıkları 2022/091075 sayılı marka başvurusunun davalı Kurum tarafından SMK 5/1-b maddesi kapsamında reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusuna konu şeklin hem şişenin kendisi hem de üzerindeki motifler ve ... markasının şekil unsuru olarak kullanılan insan kafası şeklindeki görseller nedeniyle bütün olarak ayırt edici bulunduğunu, müvekkili başvurusunun bu haliyle yaygın şişe tasarımlarından farklı olduğunu, şişe üzerindeki kabartmalı etnik motifler ve yine şekillerin fark edilebilir olduğunu, şişe üzerinde hem kapakta hem şişe üst kısmında hem alt kısmında birçok unsurun yer aldığını, şişedeki şeklin başlı başına müvekkili adına 2017/55048 ve 2022/156781 sayıları ile tescilli bulunduğunu, ikonik şişenin yıllardır kullanıldığını, ekşisözlük platformunda 2001 tarihli yorumun mevcut olduğunu, müvekkilinin tescile konu şişenin başka bir versiyonunu daha evvel 2017/66985 sayı ile tescil ettirdiğini ileri sürerek, marka başvurusunun SMK'nın 5/1-b maddesi gereği reddine dair 2023-M-7682 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu marka başvurusunun muhtelif açılardan görselini ihtiva eden şekiller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, başvuru ile koruma altına alınan unsurların şişenin sadece kendisi olmadığı, zira dörtgen formdaki gövde yapısını haiz şişe tasarımının mutat nitelikte bir tasarım olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla başvuru ile aslen korunmak istenen unsurların kabartma/işleme formlarındaki şekil ve desenlerle birlikte yarattığı bütünsel izlenimin kendisi olduğu, başvurunun münferit bir şişe görseli gibi değerlendirilmesinin isabetli olmayacağı, başvurunun özellikle alkollü içeceklerin de yer aldığı emtia grubunda tescil edilmek istendiği, yine özellikle bu ürün grubunda faaliyet gösteren firmaların, markalarını aynı zamanda özgün şişe tasarımları ile de ilişkilendirerek tanıtma, hedef kitle nezdinde salt şişe görselleri ile de bilinme çabalarının yaygın olduğu, başvuru konusu şişe üzerindeki detaylandırmaların, şişeye özgünlüğünü ve iktisadi ayırt ediciliğini vermeye uygun şekil ve kabartmalar olarak görülmesi gerektiği, başvuru konusu şişe görseli üzerindeki bu detayların, ilgili tüketiciler nezdinde algılanabilecek yoğunlukta ve bütünlükte olduğu, dolayısıyla söz konusu şişe görselinin başvuru kapsamında reddedilen “Alcoholic beverages, except beers” mallarında kaynak gösterme fonksiyonunun, kullanım sonucunda ayırt edici hale gelip gelmediği hususundan bağımsız olarak mevcut olduğu, davacı yanın kullanım yolu ile ayırt ediciliğin kazanıldığı iddialarının tartışıldığı işlem dosyası kapsamına sunulan belgelerin başlangıçta ayırt ediciliği bulunmayan bir işaretin kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı savını ispatlamaya elverişli olmamalarına rağmen, davaya konu marka başvurusunun başlangıçta da somut ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, SMK m.5/2 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı tespitinin yargılamanın sonucuna etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 2023-M-7682 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka örneğindeki şişe görsellerinin uzak ve silik olması nedeniyle üzerindeki figürlerin okunaklı ve anlaşılır olmadığını, standart şişe figürü şeklinde algılandığını, başvuruya konu üç boyutlu şekil markasının piyasadaki benzer şişe şekillerinden önemli ölçüde farklılaşmadığını, tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, somut olayda dava konusu yedi farklı açıdan resmedilmiş şişe görselinin üzerindeki şekil ve desenlerden oluşan detaylandırmaların, şişeye özgünlüğünü ve iktisadi ayırt ediciliğini vermeye uygun olduğu, başvuru kapsamındaki 33.sınıf emtia yönünden kaynak gösterme fonksiyonunun bulunduğu anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı Türk Patent ve Marka Kurumu uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.