Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1571 E. 2026/1741 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1571
- Karar No
- 2026/1741
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1571 - 2026/1741 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1571 KARAR NO : 2026/1741 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/102 E. - 2024/111 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/102 E. - 2024/111 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 10/07/2007 tarihinde kurularak “... ...” markasını kuruluş tarihinden itibaren kullandığını, zaman içerisinde markasının ticari korunurluğunu da sağlamak için tescilini yaptırdığını, müvekkili şirketin “... AKÜ şekil” markasının da sahibi olduğunu, seri marka geliştirmeye çalıştıklarını, davalının 17.03.2021 tarihinde tescilini yaptırmış olduğu “... HUKUK+şekil” markasının müvekkili adına kayıtlı marka ile görsel ve işitsel açılardan bağlantı kurulması ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğunu, müvekkili markası ile kısmen aynı, aynı tür veya benzer malları/hizmetleri kapsadığını, müvekkilinin markaları ile seri marka algısı yarattığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021/092162 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıs vekili, davacı şirketin "www.....com.tr" uzantılı internet sitesinden de anlaşılacağı üzere otomobil yedek parçaları sektöründe faaliyet gösterdiğini, oto yedek parçaları dışında herhangi bir faaliyet alanı bulunmamasına rağmen 45.sınıf mal ve hizmetler bakımından markasını tescil ettirdiğini, söz konusu mal ve hizmetlerde aktif olarak faaliyet göstermediği gibi geleceğe yönelik olarak böyle bir plânlamasının bulunmadığını, müvekkilinin 45.sınıftaki hukuk sektöründe 2007 yılından beri aktif olarak faaliyette bulunduğunu, aynı tarihten itibaren “... Hukuk” kelime ve şeklini tescilsiz olarak ve marka mahiyetinde kullanıldığını, sektöründe tanınır hale geldiğini, müvekkilinin söz konusu markayı 2007 yılından beri kullandığını, davalının 45.sınıftaki hizmetler bakımından kullanılmayan markaya dayanarak müvekkiline ait tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, müvekkili markasının hükümsüzlüğüne karar verilebilmesi için davacının 45.sınıf mal ve hizmetleri Türkiye’de ciddi biçimde kullandığını kanıtlamasının gerektiğini, ancak davacının bu yönde herhangi bir bilgi, belge ve delil sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, orta düzeydeki bir tüketicinin, “...” ibaresini marka olarak öğrendikten ve belleğine kaydettikten sonra, “seçici tutmayla” davalının ... HUKUK ibareli markasına kolaylıkla yönelebileceği, davacıya ait “...” esas unsurlu markanın varlığı dikkate alındığında, tüketicilerin dava konusu markayı oluşturan ibareyi, davacıya ait “...” markasının serisi olarak algılayabileceği ya da iki işletme arasında idari, ekonomik anlamda bir bağlantı kurabileceği, somut olayda iltibas ihtimaline dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2021/092162 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı şirketin ... yedek parçaları sektöründe faaliyet gösterdiğini, 45.sınıfta faaliyette bulunmadığını, aktif olarak kullanmadığı markaya dayanarak hükümsüzlük davası açamayacağını, kendisinin "... HUKUK" markasını dava konusu marka başvurusundan çok önce 2007 yılından bu yana "hukuk" sektöründe tescilsiz ve markasal olarak kullandığını, ayırt edicilik kazandırdığını, markanın eskiye dayalı gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, dava konusu 2021/092162 sayılı "... HUKUK+şekil" ibareli marka ile davacıya ait 2021/043790 sayılı "... ... Nakliye Gıda Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti." asıl unsurlu marka arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, dava konusu markanın kapsamındaki 45.sınıf hizmetler bakımından taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği kabul edilerek, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2021/092162 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. Ancak, işbu dosyanın tefrik edildiği Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/337 Esas sayılı dava dosyasında, 22/12/2022 tarihinde verilen 2024/10 Karar sayılı kararda, dava dilekçesinin özeti kısmında 2021/043790 sayılı markanın hükümsüzlüğünün de talep edildiği belirtilmiş ve dava YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü olarak nitelenerek hükümsüzlük istemi hakkında da gerekçe yazılmış, sonuçta davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK'nın 27/1 maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, bu kararın sonuçları geçmişe etkili olacağından söz konusu hükümsüzlük davası sonucunda verilecek kararın bu davayı da etkileyeceğinin kabulü gerekir. O halde ilk derece mahkemesince anılan davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre işbu davadaki talebin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/337 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın etkili olması nedeniyle kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinden ve sonucunun beklenilmesi gereken dava dosyası, işbu dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, anılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/102 E. - 2024/111 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemece yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.