Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/7611 E. 2026/10895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/7611
Karar No
2026/10895
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/157 E., 2026/284 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/314 Esas, 2025/449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.02.2026 tarihli ve 2026/157 Esas, 2026/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Olayın sübutuna, yeterli delil olmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, madde çeşitliliğinin olmadığı ve net miktarın belirlenemediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, kolluk ekipleri tarafından uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslar hakkında yürütülen çalışma esnasında, tutanakta belirtilen ihbara konu adreste yer alan işyerinin önünde iki kadın şahsın uyuşturucu madde satışı yaptığının bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiğinde sanık ... ve temyiz dışı sanık ... olduğunun tespit edildiği, sanık ... üzerinde bulunan kullanım miktarı üzerindeki uyuşturucu maddeyi rızaen kolluk görevlilerine teslim ettiği, akabinde sanık ...’ye ait ikamette yapılan aramada kullanım miktarı üzerinden sentetik ... maddesi ile çok sayıda şeffaf poşetin ele geçirildiği, bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri gereğince sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu miktarı gözetilerek temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, olaya ilişkin ihbar ve tutanaklar, kriminal rapor içeriği, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi ve miktarı dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerin usule uygun elde edildiği, şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, sanığın dilekçesinde belirttiği kişi hakkında delilleriyle birlikte sanık ya da müdafiince suç duyurusunda bulunulması, dava açılması ve neticesinde mahkumiyet hükmü kurulması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, araştırılmasını gerektirir bir hususun olmadığı, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.02.2026 tarih ve 2026/157 Esas, 2026/284 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 01.10.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/7611, K. 2026/10895, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-7611-e-2026-10895-k-56b7d0e4da8a