Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1513 E. 2026/10909 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1513
Karar No
2026/10909
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/346 E., 2025/425 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık ... yönünden, sanık müdafilerinin, kanunî süresi içinde hükmü temyiz etmelerinden sonra, sanığın 26.02.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği; diğer sanıklar yönünden yapılan ön incelemede ise; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2017/228 Esas, 2022/408 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/687 Esas, 2023/696 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 15.05.2025 tarihli ve 2024/16143 Esas, 2025/3989 Karar sayılı kararı ile "...Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların 17.09.2016 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuyu diğer sanıklarla birlikte nakletmek suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıkların eylemlerini temyize konu diğer tüm sanıklarla birlikte en az üç kişi gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle haklarında 5237 sayılı Kanun'un 188/5 madde ve fıkrasının uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, ele geçirilen uyuşturucu miktarı ve yazılı gerekçe uyarınca sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olduğu, eksik inceleme bulunmadığı ve suça konu uyuşturucuların ele geçirildiği araçta yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, sanıkların ikrarı, olay tutanağı uyarınca sanıkların suça konu uyuşturucuların ele geçirildiği minibüste yakalanmaları ve minibüsün tekneye yakın mesafede bulunması ile sanık ...'un diğer sanıklar ..., ... ve ... ile aralarındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtları ve ekspertiz raporu uyarınca sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanıklar ... ve ... hakkında temyize konu diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanıklar ... ve ...'un kolluk aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmalarında, ...'nin suça konu uyuşturucuyu sanık ...'ye ait tekneyle gölün karşı kıyısına geçirdiklerini, kıyıda kendilerini ... plaka sayılı yükleme yaptıkları minibüsün şoförü olan sanık ... ile diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın karşıladığını ve bu kişilerle teknedeki uyuşturucuyu minibüse yükledikleri esnada yakalandıklarını belirtmesi ile sanık ...'un tekneye yükleme yaptıktan sonra geldikleri araçla yola çıkarak suyun ötesinde bulunan ... Beldesi ... köyündeki balıkçı barınağına gittiklerinde plakasını hatırlamadığı araçta bulunan sanıklar ... ve ...'ın yanlarına geldiklerini belirterek diğer sanıklar ... ile ...'ın suçla ilgilerini açıklayarak, adı geçen sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın Diyarbakır'dan temin ettiği ve 17.09.2016 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuyu diğer sanıklarla birlikte naklettiği; 04.05.2017 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuların nakledildiği ve temyiz dışı İsmail tarafından kullanılan tır ve dorsesine öncülük yaptığı ve 08.11.20 15... .11.2015 tarihli eylemlerde temyiz dışı ..., ..., ... ve ...'da ele geçirilen suça konu uyuşturucuların bu kişilere sanık tarafından satıldığı iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 17.09.20 16... .05.2017 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, eksik inceleme bulunmadığı ve 17.09.2016 tarihli olayda yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, 17.09.2016 tarihli eylem yönünden sanıklar ... ve ...'nin beyanları, sanığın 16.09.2016 tarihinde yakalama saatinden kısa süre önce sanık ... ile 9 defa yaptığı görüşmelere ilişkin HTS kayıtları, olay tutanağı ve düzenlenen kroki uyarınca sanığa ait minibüste suça konu uyuşturucuların ele geçirilmesi ile 04.05.2017 tarihli olay yönünden PTS kayıtları uyarınca sanığın içerisinde bulunduğu aracın içerisinde suça konu uyuşturucunun bulunduğu çekicinin 20-30 dakika önünde seyir halinde olması, temyiz dışı İsmail'in beyanları ve olay tutanağı ile sanığın yakalanmamak için sahte ehliyet kullandığının tespiti uyarınca sanığın iki eylem yönünden üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1-) Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerinde ise de; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, 2-) Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanığın 17.09.20 16... .05.2017 tarihli eylemleri sabit ise de, mahkumiyet hükmüne esas alınan 08.11.20 15... .11.2015 tarihli eylemlerde temyiz dışı ..., ..., ... ve ...'da ele geçirilen suça konu uyuşturucuların sanık tarafından bu kişilere satıldığı hususunda sanığın mahkûmiyeti için yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı nitelikte delil bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın 08.11.20 15... .11.2015 tarihli eylemler yönünden beraatine karar verilmesi gerekirken bu eylemlerin zincirleme suç kapsamında olduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür." gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/346 Esas, 2025/425 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 192/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis ve 26.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 43, 62, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 28... ay 15 gün hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hukuki ve fiili kesinti oluşturmayan 17.08.2017 tarihli temyiz dışı olaya ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/64 Esas ve 2019/371 Karar sayılı 08.03.2022 kesinleşme tarihli ilamıyla verilen 11... ay 15 gün hapis ve 1.020,00 TL adli para cezasının temyize konu dosyada belirlenen cezadan mahsubu ile sanığın neticeten 16... ay hapis ve 55.220,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Durdurma ve yakalama işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, önleme araması kararının bulunmadığına, bu suretle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, savcı talimatı olmaksızın jandarma tarafından hukuka aykırı gözaltı işlemi yapıldığına, sanığın sabıkasız oluşu, sosyal çevresi, ekonomik durumu ve etkin pişmanlıktaki işbirlikçi tavrı dikkate alındığında verilen cezanın orantılı ve adil olmadığına ve atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafilerinin temyiz sebepleri Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, önleme araması kararının bulunmadığına, bu suretle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, savcı talimatı olmaksızın jandarma tarafından hukuka aykırı gözaltı işlemi yapıldığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, temyize konu iki eylemi ile temyiz dışı 17.08.2017 tarihli dosyalarının birleştirilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmesine karşın mahkemenin birleştirme yoluna gitmeden mahsup yapmak suretiyle kararında ısrar ettiğine ve dosyasının zamanaşımına uğradığını bu suretle dosyasının düşürülmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Sanık müdafilerinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunmalarından sonra, sanığın 26.02.2026 tarihli beyanında temyiz hakkından vazgeçtiğini belirttiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. 2-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 17.09.2016 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuyu temyiz dışı sanıklarla birlikte nakletmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasında "17.09.2016"olan suç tarihinin 11.02.2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, ele geçirilen uyuşturucu miktarı ve yazılı gerekçe uyarınca sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olduğu ve suça konu uyuşturucuların ele geçirildiği araçta yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, ikrar, olay tutanağı uyarınca sanığın suça konu uyuşturucuların ele geçirildiği minibüste yakalanması ve minibüsün tekneye yakın mesafede bulunması ile temyiz dışı sanık ...'un, sanık ... ve temyiz dışı ... ve sanık ... ile aralarındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtları ve ekspertiz raporu uyarınca sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın Diyarbakır'dan temin ettiği ve 17.09.2016 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuyu temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte naklettiği; 04.05.2017 tarihli olayda ele geçen uyuşturucuların nakledildiği ve temyiz dışı İsmail tarafından kullanılan tır ve dorsesine öncülük yaptığı iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, 17.09.2016 tarihli olayda yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu, sanığın temyize konu olan iki eylemi ile temyiz dışı 17.08.2017 tarihli eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmaması nedeniyle mahkemece zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak ve daha önce kesinleşen 17.08.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen cezanın temyize konu mahkumiyet hükmünden mahsup edilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu ve dava zamanaşımı koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, 17.09.2016 tarihli eylem yönünden temyiz dışı ... ve sanık ...'nin beyanları, sanığın 16.09.2016 tarihinde yakalama saatinden kısa süre önce temyiz dışı sanık ... ile yaptığı görüşmelere ilişkin HTS kayıtları, olay tutanağı ve düzenlenen kroki uyarınca sanığa ait minibüste suça konu uyuşturucuların ele geçirilmesi ile 04.05.2017 tarihli olay yönünden PTS kayıtları uyarınca sanığın içerisinde bulunduğu aracın içerisinde suça konu uyuşturucunun bulunduğu çekicinin 20-30 dakika önünde seyir halinde olması, temyiz dışı İsmail'in beyanları ve olay tutanağı ile sanığın yakalanmamak için sahte ehliyet kullandığının tespiti hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyize konu eylemler yönünden üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1-) Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-) Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2025 tarihli ve 2025/346 Esas, 2025/425 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/1513, K. 2026/10909, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-1513-e-2026-10909-k-6b73a79d88b5