Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17420 E. 2026/8728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17420
- Karar No
- 2026/8728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4288 Esas, 2025/3041 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil istemi yönünden istinaf dilekçelerinin reddine, tazminat istemine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.
Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 24.09.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; taraf vekillerinin hüküm altına alınan ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 35... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol olarak el atıldığından kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat ile dava tarihinden geriye dönük olmak üzere son 5 yıllık taşınmazın kullanımından kaynaklanan ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasında bahsettiği şekilde taşınmaz üzerinde müvekkili belediye tarafından yapılan yol çalışması olmadığını, davacıdan önceki malikleri ve davacı tarafından müvekkili belediyeye imar plan iptali, kısıtlılığın kaldırılması istemli bir başvuruları bulunmadığını, yol yapımına sessiz kalarak muvafakat ettiklerini, tapu kaydı incelendiğinde ise davacının taşınmazı 24.07.2013 tarihinde edindiğini, edinme tarihinde de taşınmazın yolda kaldığının 2010 tarihli uydu görüntüsünden de anlaşılabileceğini, davacının bu haliyle kullanılmasının mümkün olmadığını bilerek satın almasının sebebi ile ecrimisil istemine bulunmasının hukuken mümkün olmayacağını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, arsa vasfındaki taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, uygun emsal seçilmediğini, ecrimisil bedelinin usule uygun olarak hesaplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, itirazlarının nazara alınmadığını, dava konusu taşınmazın imar parseli olup olmadığının yeterince araştırılmadığını, tazminat bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının usule aykırı yapıldığını, ecrimisil talep şartlarının oluşmadığını, ecrimisil bedelinin usule uygun olarak hesaplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil istemi yönünden talep edilen ve kabul edilen ecrimisil miktarı, ilk kararın verildiği 2019 yılı itibarıyla İlk Derece Mahkemesinin kesinlik sınırı (4.400,00 TL) altında kaldığından istinaf incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek tazminat talebi yönünden dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedellerin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ecrimisil istemi yönünden istinaf dilekçelerinin reddine, tazminat istemine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi dava dilekçesinde belirtilen talebin toplam 25.637,85 TL'ye ıslah edildiği gözetildiğinde 6100 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı davada ikinci kez ıslah ya da başka ad altında talep artırılması mümkün olmayıp fazlaya dair hakların ek dava açılmak suretiyle istenmesi gerekir. 4.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi ıslahla artırılan miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken kaldırma kararı sonrası ikinci kez yapılan ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak fazlaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Taraf vekillerinin Ecrimisil Taleplerine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden Reddine, B. Taraf vekillerinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.