İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/387 E. 2026/603 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/387
Karar No
2026/603
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/387 Esas KARAR NO : 2026/603

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/09/2021 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın davalı ... A.Ş’nin güvenlik açığı sebebiyle toplamda 240.000,00 USD maddi kayıp yaşadığını, zararının giderilmesi adına davalı şirket aleyhinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, talebinin kabul edildiğini, ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin ... D.İş. sayılı dosyasında 07.09.2021 tarihinde davalı şirket aleyhinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın ... 4. İcra Müdürlüğü'nde ... Esas dosyasından infaz edildiğini, davalının tarafça haksız şekilde takibe itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk görüşmesi sonrası davalı tarafla anlaşma yapılamadığını, davalı tarafça yapılan itirazın haksız olması sebebiyle işbu davayı açarak itirazın iptali ve davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme gereği hâsıl olduğunu belirterek davalının ... 4. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, tüm alacak yönünden takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek davalının ... 4. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, tüm alacak yönünden takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğinden usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ... A.Ş. (Türkiye'de bilinen ismi ile Binance Tr) müşterilere Türk Lirası karşılığında kripto para alım-satım imkanı sunan, bu alım-satım işlemleri karşılığında komisyon alan bir şirket olduğunu, davacının 2 Eylül saat 12:19’da müvekkil Şirket hesabına 240,000 USD yatırma işlemi yaptığını ve yaklaşık 2 saat sonra iki ayrı çekme işlemiyle toplamda 240,000 USD’yi başka bir adrese gönderdiğini, dava konusu işlemlerin e-mail ve ... doğrulama ile yapılmış olduğunu, davaya konu transfer işlemlerinin belirlenen adımların belirlenen süre içerisinde gerçekleştirilmesi suretiyle davacı tarafından yapılmış olduğunu, bu işlemlerin davacı dışında bir şahıs tarafından yapılmış olması için davacının kullanıcı adı ve şifresi ile e-mail adresi ve telefonunun eş zamanlı olarak ele geçirilmiş olması gerektiğini, bunun ise hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının kendisinin yapmadığını iddia ettiği işlemlerin gerçekleştirildiği IP adresleri üzerinden dava konusu olayın öncesinde de birçok işlemi olup davacının bu işlemleri kendisinin yapmadığına dair bir iddiası ya da davalı şirket'e ulaşmış bir şikayeti olmadığını, salt bu durum dahi iddiaya konu işlemlerin davacının bizatihi kendisinin yaptığını ve davalıdan haksız bir kazanç elde etme iradesini göstermekte olup dava kötüniyetli olarak açıldığını belirterek reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, davacının kripto hesabındaki paranın talimatı dışında başka bir kripto cüzdana transfer edildiği iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinin (2). bendinde " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmüne yer verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin...E., ... K. Sayılı ilamında "Davanın açılıdğı tarih itibariyle uyuşmazlık TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Bu arada kripto para mevzuatında yapılan düzenlemeler dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiştir. Davalı ticaret şirketi, davacı ise gerçek kişi olup davacının tacir olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmamaktadır. Davacının salt gelir ve kar elde etme gayesinin olması davayı kendiliğinden ticari dava haline getirmeyecektir. Buna göre mutlak ve nispi ticari dava bulunmayan uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemesi görevli değildir. Öte yandan kripto borsasının yüksek kazanca karşılık yüksek kayıp riskine de içerdiği, giderek, davacıların bu piyasada yatırım yaparak yüksek kayıp riskini göze almak suretiyle ticari kar elde etmek gayesini gütmekte, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi gereken tüketici tanımına uymamakta, yüksek kayıp riskini içeren işlemler yapılması nedeniyle tüketici yasası ile korunmak istenen hukuksal yararla bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla bu türden işlemlerde bulunanların, 6502 sayılı TKHK 'na göre "tüketici" olarak kabulü mümkün değildir. Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre bağlanacağı ve dava tarihinden sonra düzenlenen kripto para mevzuatında derdest davalara ilişkin göreve dair bir düzenleme bulunmadığı ve az yukarıda açıklandığı üzere dava açılış tarihi itibariyle ticaret mahkemesi ve tüketici mahkemesi görevi kapsamında kalmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " gerekçesi ile her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre bağlanacağı, dava tarihinden sonra düzenlenen kripto para mevzuatında derdest davalara ilişkin göreve dair bir düzenleme bulunmadığı ve dava açılış tarihi itibariyle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlığın kripto hesabındaki paranın davacının talimatı dışında başka bir kripto cüzdana transfer edildiği iddiasına dayandığı ve davanın açılış tarihinin 30/09/2021 olduğu, bu tarihte davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu, kripto mevzuatına giren yasal düzenlemelerin ise dava tarihinden sonra yürürlüğe girdiği, dava tarihinde uyuşmazlık hakkında görevli olan mahkemenin, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenlemeyi gerekçe göstererek görevsizlik kararı veremeyeceği ve eldeki uyuşmazlıkta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeni ile DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-İş bu dava yönünden GÖREVLİ mahkemenin ... 45. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-... 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz GÖREV UYUŞMAZLIĞI çıktığından görevli mercinin tayini için kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın HMK'nın 22.maddesine göre İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-Harç ve yargılama giderleri hususunun mahkemesince değerlendirilmesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/387, K. 2026/603, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-387-e-2026-603-k-64d3a2c57874