İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/397 E. 2026/890 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/397
Karar No
2026/890
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/397 Esas - 2026/890 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/397 Esas KARAR NO : 2026/890 HAKİM : KATİP : ASIL DAVA DOSYASINDA: DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/04/2026

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2026/847 ESAS SAYILI DOSYASINDA: DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Asıl dava dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2026/13839 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle takibin kesinleştiğini ve müvekkilin malvarlığına haciz konulduğunu, bu duruma karşı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/235 Değişik İş sayılı dosyasında 07.04.2026 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığını, Kayseri Arabuluculuk Bürosunun 2026/61786 sayılı dosyasında düzenlenen 13.04.2026 tarihli arabuluculuk son tutanağı uyarınca yasal süresi içerisinde eldeki menfi tespit davasının açıldığını, taraflar arasında 06.05.2024 tarihinde imzalanan Malzemeli Ahşap İşçiliği Eser Sözleşmesi uyarınca toplam bedelin 850.000,00-TL olarak belirlendiğini, sözleşme gereği müvekkili tarafından davalıya çekler vasıtasıyla toplam 400.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirmeyerek eksik imalat yaptığını, buna rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davalının sözleşme bedelinden daha fazla bir alacak iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin tam olarak yerine getirildiğinin ispat yükünün davalıda bulunduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin 2026/13839 Esas sayılı dosyasına itiraz etmesinin yanında icra takibine konu alacak sebebiyle borcu bulunmadığı iddiasıyla Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/397 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, bu nedenle öncelikle davanın bahse konu Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/397 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili tarafından davalıya ait Kayseri İli Melikgazi İlçesi Çandır Mahallesi 2846 Ada 4 Parselde bulunan iş yerinde; mutfak dolabı - iç oda kapısı - banyo dolabı - makam arkası kitaplık - tv ünitesi + tv yan dolap - ofis bölmesi gibi iş ve işlemlerinin yapıldığını, bu işlemler karşılığında düzenlenen 5 adet fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının başlatmış oldukları takibe haksız yere itiraz ettiklerini, sözleşmeden doğan tüm iş ve işlemlerin eksiksiz olarak fazlasıyla yerine getirildiğini, bu sözleşme haricinde de ek başka iş ve işlemlerin yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen 5 adet e-arşiv faturadan dolayı toplam yapılan işlem ücretlerinin 1.111.964,15 TL olduğunun anlaşılacağını, davalıya ait iş yerinde keşif yapılması halinde tespit edileceğini, arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, iş bu davanın kabulü halinde, dava sonunda müvekkilinin, davalıdan alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan, davalı şirket adına kayıtlı bulunan taşınır / taşınmaz malları ile araçları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için öncelikle teminatsız olarak aksi halde cüzi bir teminat karşılığında ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir konulmasını belirterek davanın kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2026/13839 esas sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibin devamına, dosyanın Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/397 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl dava dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/235 Değişik İş sayılı dosyası ile 07.04.2026 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararından 20 gün sonra 27.04.2026 tarihinde açılan davanın yasal süresinde açılmadığını ve ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, 03.04.2026 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusunun henüz tedbir kararı verilmeden gerçekleştirilmesi nedeniyle arabuluculuk şartının gerçekleşmediğini, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2026/13839 E. sayılı dosyasına konu fatura içeriklerine ve faturalara itiraz edilmediğini, taraflar arasında akdedilen 06.05.2024 tarihli malzemeli ahşap işçiliği eser sözleşmesi uyarınca yapılacak işlemlerin 22 adet mutfak dolabı, 34 adet iç oda kapısı, 22 adet banyo dolabı, 1 adet makam arkası kitaplık, 1 adet TV ünitesi ile TV yan dolap ve 22,68 metrekare ofis bölmesinden ibaret olduğunu, ancak Mustafa Şahin tarafından düzenlenen muhatabı Göbeloğlu İnşaat ve Ticari Yatırımlar Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan 5 adet e-arşiv faturada toplam işlem ücretinin 1.111.964,15 TL olduğunu ve sözleşme haricinde fazladan 3 adet ofis bölmesi, 1 adet ofis mobilyası ile 13 adet iç oda kapısı yapılarak toplamda 47 adet iç oda kapısı, 22 adet mutfak dolabı, 22 adet banyo dolabı, 1 adet makam arkası kitaplık, 1 adet TV ünitesi ile TV yan dolap ve 4 adet ofis bölmesinin eksiksiz tamamlandığını, davacı tarafın iki adet çek vermek suretiyle sadece 400.000,00 TL ödeme yaptığını ve müvekkilinin bu ödemeyi hesaptan düşerek bakiye kalan kısmı icraya koyduğunu belirterek davanın süre yönünden, arabuluculuk şartı gerçekleşmemiş olması sebebiyle ve esastan reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; birleşen dosyada davacı tarafından ileri sürülen ve müvekkili şirketin Kayseri Genel İcra Dairesinin 2026/13839 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğu ile müvekkilinin 611.964,15 TL borçlu bulunduğu yönündeki iddiaların tamamının reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki 06.05.2024 tarihli sözleşme bedelinin 850.000,00 TL olduğunun karşı tarafça da kabul edildiğini, sözleşme bedelini aşan herhangi bir alacağın bulunduğunu iddia eden tarafın bunu somut delillerle ispatlaması gerektiğini, birleşen dosya davacısının sunduğu faturaların toplamının 1.111.964,15 TL olduğunu ancak müvekkili tarafından yapılan 400.000,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubuyla bakiye alacağın 711.964,15 TL olması gerekirken icra takibinin 611.964,15 TL üzerinden yürütülmesinin çelişkili olduğunu, takip miktarı ile davacının kendi beyanları arasında 100.000,00 TL tutarında açıklanamayan bir fark bulunduğunu, davacının iddia ettiği 13 adet iç oda kapısı, 3 adet ofis bölmesi ve 1 adet büro mobilyası gibi ek işlerin varlığının, kapsamının ve bedelinin ispatlanması gerektiğini, bu imalatların taşınmazda mevcut olmasının tek başına müvekkil tarafından sipariş edildiğini veya sözleşme dışında kaldığını kanıtlamayacağını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işlerin eksiksiz ifa edilip edilmediğinin mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, davalının HMK m. 397/1 kapsamında esas davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazının hukuken yerinde olmadığını, arabuluculuk sürecinin 03.04.2026 tarihinde başlayıp 13.04.2026 tarihinde sona erdiğini ve esas davanın 27.04.2026 tarihinde açıldığını, 6325 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuk sürecinde dava açma süresinin işlemediğini belirterek birleşen itirazın iptali davasının reddini, asıl dosyada ileri sürülen menfi tespit taleplerinin değerlendirilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini karar talep ve dava etmiştir. DELİLLER: dava konusu faturalar, Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2026/13839 Esas sayılı takip dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizden verilen 07/09/2026 tarih ve 2026/847 Esas 2026/740 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememiz iş bu sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Asıl dava, davacının asıl dosyada takibe konu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise davalının takibe konu faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazınin iptali ile takibin devamına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2026/13839 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının Mustafa ŞAHİN, borçlunun Göbeloğlu İnşaat Ve Ticari Yatırımlar Sanayi Limited Şirketi olduğu, ödeme emrinin borçluya 25/03/2026 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine 03/04/2026 tarihinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevabından, davalı/birleşen dosya davacısı Mustafa Şahin'in işletme usulü esasına göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tüccar(esnaf) olduğu anlaşıldığından tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olmadığı gibi mutlak ticari dava da söz konusu olmadığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2. maddesi gereği genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca asıl ve birleşen dosyadaki davanın USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, Davacı birleşen dosya davalı ile davalı birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/397, K. 2026/890, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-397-e-2026-890-k-9814f3fc9922