Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1830 E. 2026/1759 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1830
- Karar No
- 2026/1759
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1830 Esas
KARAR NO:2026/1759 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2023/296 Esas - 2024/714 Karar
TARİH:02/12/2024
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/10/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan taşıma sözleşmeleri gereğince düzenlenen navlun bedellerine ilişkin faturaların ve cari hesap alacağının tahsili amacı ile İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası ve .... Sayılı takip ile ilgili haklı alacaklarının tahsilinin haksız itiraz ile durdurulduğunu belirterek her iki icra takibine yapılan itirazın iptali ile takiplerin devamına ve %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmayıp aksine davacıdan alacaklı olduğunu,bu konuda takip ve dava haklarını saklı tuttuklarını, takas mahsup defilerinin olduğunu belirterek davacının iddia ettiği alacağının tespiti için Hesap Uzmanı Hukukçu ve Taşıma konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 02/12/2024 tarih ve 2023/296 Esas - 2024/714 Karar sayılı kararında; " (...) Dava konusu takip dosyalarının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazların ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görüldü.Dava konusu İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının 15/03/2018 tarihli …numaralı ve 22/03/2018 tarihli … numaralı faturalardan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu; İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının ise taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap ilişkisi sonucu bakiye alacak istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce verilen kabul kararı istinaf ilamı ile kaldırılmış olup; mahkememizce tahkikat aşamasına devam edilmiş ve alanında uzman mali müşavir ile taşıma alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.18/01/2024 tarihli bilirkişi raporundaki eksik inceleme sebebiyle ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve 30/09/2024 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.Dosya kapsamındaki takip konusu faturaların taşıma işine dayandığı, işin davacı tarafından yerine getirildiği ve fatura konusu alacağa davacının hak kazandığı dosyaya sunulan belgeler ve bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Tarafların ticari kayıtları arasındaki farkın yabancı para borcunu içeren faturaların defterlere farklı tarihlerde kaydedilmesi sebebiyle kur farkına dayandığı anlaşılmıştır.Davacının, dosya kapsamındaki faturalar sebebiyle alacağının gerçek bir alacak olduğu anlaşıldıktan sonra çözülmesi gereken ihtilaf takipler arasında mükerrerlik bulunup bulunmadığıdır.Dava konusu takip dosyalarından... sayılı takip 30/03/2018 tarihli olup, 1.450 EURO bakiye hesap alacağına ilişkindir.Takip dosyasına sunulan faturaların ve hesap cetvellerinin incelenmesinde diğer takip konusu 15/03/2018 tarihli … numaralı ve 22/03/2018 tarihli …numaralı faturaların da takip konusu alacağa dâhil olduğu anlaşılmıştır. Buna rağmen davacı, 28/06/2018 tarihinde ... sayılı takibi başlatarak 15/03/2018 tarihli … numaralı ve 22/03/2018 tarihli … numaralı faturalara ilişkin toplam 3.725 EURO alacak talebinde bulunmuştur.Ancak ilk başlatılan takipte aynı faturalar hesap cetvelinde görünmesi ve ilk takibe de konu olması sebebiyle ikinci takipte yine aynı faturalara dayanılarak alacak talep edilmesi mükerrerlik taşımaktadır.Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacının dava ve takip konusu faturaların dayandığı işleri yerine getirmiş olduğu, 15/03/2018 tarihli ... numaralı ve 22/03/2018 tarihli … numaralı faturaların her iki takibe de konu olması sebebiyle takipler arasında mükerrerlik olduğu ve sadece bu iki faturayı konu alan ikinci takip olan İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası yönünden davacının alacağı faturaya ve ticari defterlere dayandığından likit olması sebebiyle davacının bu takip yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına hak kazandığı,İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası yönünden ise davalı borçlunun kötü niyet tazminatı talebinde bulunmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline; takibin 1.450,00 EURO asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilerek devamına,
3-İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası yönünden 1.431,24 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası yönünden davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki ikinci heyet raporunda iki takip konusu alacak arasında mükerrerlik bulunmadığının tespit edildiğini,30/03/2108 tarihinde açılan... sayılı takip dosyasındaki taleplerinin; cari hesapta vadesi gelen alacakların bakiyesi olan 1.450,00-Euro olduğunu, 28/06/2018 tarihinde açılan ... sayılı dosyaya konu 2 adet faturanın düzenlenme tarihi, ilk takip tarihinden önce olmakla birlikte vadesi gelmediği için ilk takibe konu edilmediğini, ilk icra takibinin konusunun; takip tarihine kadar düzenlenmiş ve cari hesapta kayıtlı olan faturaların tamamını değil, vadesi gelmiş ve temerrüde düşülen faturaları kapsadığını, ikinci icra takibinin ise; ilk takipten evvel düzenlenmiş ve kayda alınmış olmakla birlikte vadesi gelmediği için ilk takip dosyasına konusu edilmeyen iki adet faturanın faturaların tahsiline yönelik olduğunu, ... sayılı dosyada takip talebinin, borcun sebebi kısmında; "vadesi gelmemiş faturalar için müvekkil hakları saklı olup , işbu icra takibine konu edilen tutar vadesi geçmiş/ dolmuş faturalardan doğan bakiyedir" şeklinde tereddüte mahal vermeyecek açıklamanın yapıldığını, dosyada davalı tarafından ... dosyaya konu edilen 2 adet fatura karşılığı 3.725,00- Euro navlun borcunun ödendiğine dair bir kaydın da olmadığını, mükerrerelik taşımayan 2018/ 22062 esas sayılı dosyaya yapılan davalı itirazının iptaline ilişkin taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek; tehir-i icra ve duruşma taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tümüyle kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının davacıya borcu olmadığı gibi alacağı bulunduğunu, bu hususun ilk derece mahkemesince alınmış kök raporda da tespit edildiğini, raporda davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunın, davalının davacıdan 675,00-Euro alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak alınan ek raporda davalının süresi içerisinde itiraz ettiği ve iade faturası kestiği faturalara istinaden davacının davalıdan alacaklı olduğuna yönelik aleyhe tespit yapıldığını, bu tespiti kabul etmediklerini,davacının delil olarak sunduğu taşıma evraklarının hiçbirinde davalı şirketin unvanının yer almadığını, aslen taşıma işleri organizatörlüğü işi ile iştigal eden davalının dava konusu fatura tutarına ilişkin olan taşımalara aracılık ettiğine işaret eder herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı iddiasının aksine, dava konusu fatura alacağına dair hizmetin davalı şirket tarafından alındığının ispat edilemediğini, davacı ile davalının bir dönem ticari ilişkilerinin bulunmasının, davacının davaya konu ettiği faturalara ilişkin taşımaları davalı için yapmış olduğu anlamını taşımadığını, davacın fiili taşıma işi ile iştigal etmekte olup çalıştığı tek organizatör/taşıtanın da davalı olmadığını, bu husustaki itirazlarının ek raporda karşılanmadığını, kabul anlamı taşımamak üzere, mahkemenin 15/03/2018 tarihli ... numaralı ve 22/03/2018 tarihli … numaralı dava konusu faturaların her iki icra takibine de konu edildiği konusundaki tespitinin yerinde olduğunu, ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava taşıma ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağı ve fatura alacaklarının ayrı ayrı konu edildiği iki ayrı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2021/107 esas, 2023/613 karar sayılı ilamı ile kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu takiplerden İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacının 28/06/2018 tarihinde başlattığı bu takibe 22/03/2018 tarih, ... nolu, 1.860,00-Euro bedelli navlun ve yurt dışı gümrükleme bedeli açıklamalı fatura ile 15/03/2018 tarih, ... nolu, 1.865,00-Euro bedelli navlun ve yurt dışı gümrükleme bedeli açıklamalı faturayı konu ettiği, her iki faturanın takip talebi ekinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu takiplerden İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacının 30/03/2018 tarihinde başlattığı bu takibe açık hesap bakiyesi olduğunu iddia ettiği 1.450,00.-Euro tutarındaki alacağı konu ettiği, takip talebi ekinde bir kısım faturalar ile 2018 yılı açık hesap dökümünün yer aldığı anlaşılmıştır. Takip talebi ekindeki faturalardan ikisinin, İstanbul 29 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip talebine konu oldukları gibi, bu takip dayanağı 2018 yılı açık hesap dökümünde de yer aldıkları anlaşılmıştır.Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline İstanbul 29 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibine konu iki adet fatura yönünden açıklama yaptırılmış, davacı vekili 24/06/2024 tarihli açıklama dilekçesinde, bu iki faturanın ... sayılı bakiye açık hesap alacağının talep edildiği takibe konu edilmediklerini, zira bu iki faturanın cari hesaba dayalı takip tarihi olan 30/03/2018 tarihinde henüz vadelerinin gelmediğini, vadeleri henüz gelmemiş bu iki faturanın ayrı takibe konu edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda, dava dilekçesi eki olan yabancı dildeki delillerin tercümelerinin dosya arasına alındığı, dosyanın mali müşavir ve taşıma uzmanından oluşan heyete tevdii ile kök ve taraf itirazları üzerine ek rapor alındığı, akabinde tahkikatın bitirilerek istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları karşılıklı olarak incelenmiş ise de; dava konusu İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının açık hesaba dayalı olduğu, davalının defterlerinin 26/11/2016 tarihinden itibaren, davacının defterlerinin ise 12/04/2026 tarihinden itibaren incelendiği, karşılıklı açık hesap dökümlerinden tarafların 2016 yılı kapanış ve 2017 yılına devir bakiyelerinin birbirini tutmadığının anlaşıldığı, yine 2017 yılı kapanış ve 2018 yılına devir bakiyelerinin de birbirini tutmadığı, bilirkişi kök raporunda taraf defterleri arasındaki farkın yalnızca yalnızca 2018 yılına ait ve takip tarihinden sonra düzenlenmiş dört adet faturadan kaynaklandığı belirtilmiş ise de, 2016 ve 2017 yılındaki hesap farkın nedenlerinin incelenmediği, açık hesaba dayalı alacak istemlerinde, tarafların ticari defterlerindeki kayıtların, bu kayıtların dayanaklarını teşkil eden belgeler ile birlikte ve ticari ilişkinin başlangıcından itibaren incelenmesinin zorunlu olduğu, öte yandan bilirkişi kök ve ek raporunda davalının 30/03/2018 takip tarihinde davacıdan 675,00-Euro alacaklı göründüğü belirtilmiş ise de, davalının incelenen açık hesap dökümüne göre takip tarihinde Euro hesabında davacıya 6.985,00-Euro borçlu göründüğü, ayrı olarak tutulan TL hesabında ise 30/03/2018 takip tarihinde karşılıklı hesap bakiyesinin 0,00-TL gözüktüğü, bu hesaba takip tarihinden sonra 08/04/2018 tarihinde yapılan iki kayıt ile davacıdan 17.466,11-TL alacaklı hale geldiği anlaşılmıştır.Davacının ise kendi defterlerine göre 30/03/2018 tarihinde davalıdan 8.435,00-Euro alacaklı göründüğü açık hesap dökümünden tespit edilmiştir.Davacının açıklama dilekçesinde henüz vadesi gelmemiş faturaların İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibine konu edilmediğini beyan ettiği ve anılan takip dosyasındaki takip talebinde vadesi gelmemiş fatura alacaklarına ilişkin hakların saklı tutulduğunu, vadesi gelmemiş faturaların takibe konu edilmediğini belirttiği, buna göre davacı tarafından takip talebine ekli açık hesap esktresi ve faturalardan 12/02/2018 tarihli ... nolu 1.400,00-Euro bedelli, 12/03/2018 tarihli ... nolu 1.860,00-Euro bedelli faturalar ile, İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... takip dosyasına ayrıca konu edilen 15/03/2018 tarihli ... nolu 1.865,00-Euro bedelli ve 22/03/2018 tarihli ... nolu 1.860,00-Euro bedelli faturaların konu edilmediği, davacının bu faturalar haricinde kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.450,00-Euro alacaklı göründüğü anlaşılmıştır.Öte yandan açık hesaba dahil edilmeyen bu dört adet faturanın da davalı defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Az yukarıda belirtildiği üzere davalı 30/03/2018 tarihinde kendi defterlerine göre davacıya 6.985,00-Euro borçlu görünmektedir. Bu tutar açık hesaba dahil edilmeyen dört adet fatura bedelinden oluşmaktadır. Bu nedenle açık hesaba dayalı takip bakımından bu faturalar dikkate alınmadığında davalının davacıya takip tarihinde kendi defterlerine göre herhangi bir borcu görünmemektedir. Şu halde taraf defterleri arasındaki fark 2018 yılı öncesinde yapılan işlemlerden kaynaklanmakta olup, bilirkişi kök ve ek raporu bu konuda herhangi bir inceleme içermediğinden hükme esas alınamayacaktır.Davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur.Mahkemece yapılması gereken ilk iş; taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı tarihten itibaren İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı 30/03/2018 tarihli takibine dek taraf defterlerindeki tüm kayıtların karşılıklı olarak incelenmesi, kayıtlar arası farkın açıklanması ve bu farkı oluşturan kayıtların dayanağı belgelerin (fatura, iade faturası, ödeme belgesi gibi) de incelenerek davacının İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibi tarihi itibariyle (takibe konu edilmeyen ve yukarıda belirtilen dört adet fatura hariç tutularak) davalıdan bakiye açık hesap alacağının varlığı ve miktarı hususunda mahkeme ve kanun yolu denetimine açık rapor alınması sonucuna göre bir karar verilmesidir.Davacı vekilinin, mahkemenin kaldırma ilamı doğrultusundaki ara kararına istinaden sunduğu 24/06/2024 tarihli açıklama dilekçesi ile İstanbul 29 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibine konu iki adet faturanın İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibine konu olmadığını beyan ettiği, mahkemece bu açıklama dilekçesi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın İstanbul 29 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibi bakımından açılan davanın mükerrerlik nedeniyle reddedilmesinin de yerinde olmadığı, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin haklı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile;
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2024 tarih ve 2023/296 Esas ve 2024/714 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.