Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/41 E. 2026/81 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/41
Karar No
2026/81
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/41 KARAR NO : 2026/81

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/500 E., 2021/989 K. DAVACI-KARŞI DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI-KARŞI DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı/karşı davalı vekili özetle: Müvekkilinin alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla borçlu ...Şti. aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2014/7441 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu, ancak davalı/borçlu şirket takibe itiraz etmiş bulunduğundan takibin durmuş olduğunu, davalı/borçlu şirketin borca itiraz dilekçesi tarafına tebliğ edilmediğinden takibe itiraz edildiğini 16.06.2016 tarihinde öğrenmiş bulunduğunu, müvekkilinin alacağı nedeniyle icra takibine konu 30.11.2013 tarihli 4610 no'lu, 24.165,56 TL tutarlı fatura ile 31.12.2013 tarihli 4667 no' lu 7.109,96 TL tutarı fatura kesilerek davalı/borçluya verilmiş olduğunu, davalı/borçlu icra takibine konu faturalar nedeniyle müvekkili şirkete ödeme yapmamış olduğunu, davalı/borçlunun icra dosyasına itiraz dilekçesinde belirttiği Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/181 E. Sayılı dosyası da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davalı borçlu da bu durumu bildiğinden davayı takip etmemiş olduğunu, kaldı ki; bahsi geçen dosyada mahkemenin görevsizliğine ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olduğunu, borçlunun borca itiraz dilekçesindeki itirazı yerinde olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili özetle: Taraflar arasında 05/11/2013 tarihinde "iş makinası ve kamyon kira sözleşmesi" imzalanmış olduğunu, sözleşmenin 5.4 fıkrasında "kiralanan araçlar en az üç ay süreyle çalıştırılacaktır" şeklinde düzenlenmiş olduğunu, davacı/karşı davalı tarafın hiç bir haklı gerekçeye dayanmayan ve usule de uymayan eylemi ile 16.12.2013 tarihinde 05/11/2013 te imzaladığı sözleşme ile kiraladığı dört adet kamyonu işe başladıktan 24 gün sonra hiç bir ihtar ya da bildirim yapmadan işten el çektirmesi neticesinde müvekkili şirket kendi işvereni olan İca-...Ortaklığı ile yaptığı sözleşmenin ifasında zor duruma düşmüş olduğunu, kamyonların çalışmadığı bu sürede işyerinde çalışan hafriyat çıkartan işçilere ve 10 kadar hafriyat çıkartan iş makinasına gereksiz maaş ve kira ödemelerinden 3. iş teslimi 20 gün uzadığından bu 20 gün boyunca fazladan işçi ve makina çalıştırmaktan zararı olduğunu, kendisinin eksik yapmak zorunda kaldığı hafriyatlardan dolayı iş teslim süresi uzamış olduğunu, davacı/karşı davalının kamyonlarını çektiği 16/12/2013 tarihli tutanakla tespit edilmiş olduğunu, kendisine haksız feshi nedeniyle doğan ve doğacak zararların tazminine dair Çankaya 25. Noterliğinden 26/12/2013 tarih 41827 yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek zararların giderilmesi istenmiş ise de bu ihtara karşı ihtarla haksız ve mesnetsiz gerekçeler ileri sürerek taleplerini reddetmiş olduğunu, iş bu sebeple dava açmak gerekmiş olduğunu, davaya cevaplarında, davacı davasında sonuç bölümünde Ankara 17. İ.M. 2014/7441 sayılı dosyasında yapılan itirazın iptalini talep etmiş olmakla iş bu davayı İİK 67 maddede yazılı 1 yıllık azami süreyi geçirdikten sonra açmış olduğundan dava reddedilmeli olduğunu, davacı kamyonların çalıştığı döneme dair kira sözleşmesinden doğan alacağını fatura ile talep etmiş ise de kira sözleşmesini haksız ve usulsüz feshettiğinden talep ve iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, sözleşmenin uygulanmamasından doğan müvekkili zararlarından dolayı müvekkilinden alacaklı değil olduğunu, davacı/karşı davalının davasının reddine, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, açtığımız karşı davanın kabulüne, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik bütün zarar kalemlerine şamil olmak üzere 10.000 TL'nin 26/12/2013 tarihinden işleyecek avans faiziyle davacı/karşı davalıdan tahsiline, herhangi bir borcu tespit edilir ise alacağından takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "..... 19/04/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle, taraflara ait ticari defter ve kayıtlarına ait bilgi ve belgelere dosyasında rastlanmadığından; tarafların, ticari defter ve kayıtlarında akdi ilişkinin ne şekilde yer aldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ticari defterlerinde uyuşan uyuşmayan kayıtların neler olduğu konularında herhangi bir inceleme yapılamamıştır. Taraflar arasında 02.11.2013 tarihinde imzalanan, İş Makinası ve Kamyon Kira Sözleşmesinin davacı/karşı davalı şirketçe tek taraflı feshedilmesinin haklı sebeplere dayalı fesih olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı/ karşı davalı şirketin, davalı/karşı davacı şirket adına düzenlediği, kamyon kira bedeli açıklamalı, 4810 seri Al nolu, 30.11.2013 tarihli KDV dahil 24.165,56 TL ve kamyon kira bedeli açıklamalı, 31.12.2013 tarihli 4867 seri nolu KDV dahil 7.109,98 TL tutarlı iki adet irsaliyeli fatura bedellerinin tamamının ve ya bir kısmının ödenmiş olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye dosyasında rastlanmadığından, anılan iki adet fatura bedelinin; Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2014/7441 Esas sayılı dosyasındaki 16.04.2014 tarihli takipte ödeme emrinde yazılı 31.275.54 TL'lik faturaya bağlı borç miktarı ile uyumlu olduğu, davacı/ karşı davalı tarafın, davalı/karşı davacı taraftan: 02.11 .2013 tarihinde imzalanan İş Makinası ve Kamyon Kira Sözleşmesine istinaden, düzenlenmiş 2(iki) adet irsaliyeli faturaya bağlı olarak; 31.275,54 TL tutarında asıl alacağının oluştuğu ve ayrıca asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğu, " şeklinde kanaat bildirmiştir. 15/11/2021 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle, 19.04.2021 tarihli kök bilirkişi raporunda, ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere uzmanlık alanımız yönünden detaylı ve açıkça gerekçeleri ile birlikte değerlendirilmiş olup raporda yeniden değerlendirme yapılabilecek bir hususun bulunmadığı, taraf itirazları uyarınca yeni bir hesaplamayı gerektirecek bilgi ya da belgenin dosyaya kazandırılmamış olması nedeniyle kök raporumuzda bir değişiklik olmadığı, " şeklinde kanaat bildirmiştir. 03/12/2021 tarihli bilirkişi 2.ek raporundan özetle, davacı/karşı davalı şirketin, yukarıda 6 ıncı maddede ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere davalı/karşı davacı şirketten; işbu davaya konu ve kök raporumuzda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen ve dahi icra takibine konu dosyada kayıtlı olan 30.11.2013 tarihli, 4810 nolu 24.165,56 TL, 31.12.2013 tarihli 4867 nolu 7.109,98 TL olmak üzere toplam 31.275,54 TL'lik faturaya bağlı asıl alacağının bulunduğu davacının ticari defter kayıtları ile de sabit olduğu, Ancak; davalı/karşı davacı şirketin dava dilekçesinde iddia ve beyan etmiş olduğu ve ayrıca da yukarıda 2 inci maddede ayrıntılı olarak arz ve izah edilen özetle; sözleşmenin usulsüz olarak feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile ilgili olarak Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere konusunda uzman inşaat mühendisi ile nitelikli hesap uzmanın dan oluşan teknik bilirkişinin görevlendirilmesinin daha uygun olabileceği, " şeklinde kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporları açık ve ayrıntılı olup, hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak faturaya dayalı olup, likit bulunmakla icra inkar tazminatına ..." karar verilmiştir. Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Sözleşmenin haksız feshedildiğini, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tanıklarının dinlenmediğini ve karşı davaya konu zararlarının bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmediğini, ayrıca davacının itirazın iptali davasını süresinde açmadığını ve alacak inkar edilmediğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, asıl dava yönünden sürücülü araç hizmet alım sözleşmesine dayalı fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava yönünden sürücülü alım hizmet sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle meydana gelen zararların tespit ve tazmini taleplidir. Davalı -karşı davacının, karşı dava dilekçesinde haklı nedenle fesih olgusunu ileri sürdüğü, delil listesinde ise buna ilişkin delillerini bildirip, mahkemeye ibraz ettiği, haksız fesih nedeniyle uğradığı zararın araştırılmasını talep ettiği ancak gerek bilirkişi raporunda gerekse karar gerekçesinde buna ilişkin delillerin değerlendirilmediği görülmüş, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, karşı davada ileri sürülen haksız fesih nedeniyle kar kaybına ilişkin davalı-karşı davacının talep ettiği deliller ile ilgili bilirkişi raporunun alınması, maddi vakıaya ilişkin tanıkların dinlenmesi sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı- karşı davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK 353/1.a.6 madde gereğince, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih, 2019/500 E., 2021/989 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.01/10/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/41, K. 2026/81, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-41-e-2026-81-k-81c1e9894923