Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1999 E. 2026/1559 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1999
Karar No
2026/1559
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1999 - 2026/1559 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1999 KARAR NO : 2026/1559

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2025 NUMARASI : 2021/638 Esas - 2025/568 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... - Av. ....

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN İHBAR OLUNAN : 1 -... - ... 2 -... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN İHBAR OLUNAN : .... VEKİLLERİ : Av.... Av. ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)

BAŞVURU TARİHİ : 30.09.2025 - 03.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 20.11.2025 KARAR TARİHİ : 10.07.2026 YAZIM TARİHİ : 10.07.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ...'in yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isterken, dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki 20 ... 939 plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını; dava dışı ...’ın tutulan kaza tespit tutanağında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Sakarya 1.Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/287 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını bu dosyada alınan bilirkişi raporunda dava dışı ...'ın kazada tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının kaza sonrası 4 ay çalışamadığını, özellikle kollarında yaşamış olduğu güç kaybına bağlı olarak eski işini yapamaz hale geldiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı 500,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda davacının tam kusurlu olduğunu, iddia edilen maluliyetin oluşmadığını, talebin teminat kapsamında olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 2.512,31 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 237.045,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 239.558,02 TL maddi tazminat alacağının temerrüt tarihi olan 11/06/2021 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı Güvence Hesabı vekili, ihbar olunanlar As Beyler Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi ve ... vekili ile ihbar olunan SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyaya davacı tarafından 2 kez ıslah dilekçesi verildiğini, 2.ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı tarafından kuruma usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporları arasında çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişinin 1,65 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılmamasının doğru olmadığını, arabuluculuk ücretinden davalının sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhbar Olunan AS Beyler Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada alınan kusur raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/287 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan 16.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere müşteki ...'in 2918 sayılı K.Y.T. Kanunu md. 47, md. 68 ve K.Y.T. Yönetmeliği md. 138 ile ilgili kuralları ihlal ettiğinden kazada asli kusurlu olduğunu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin reddedildiğini, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kaza sonrası davacının kalıcı bir hasarının kalmadığını, maluliyete ilişkin alınan raporu kabul etmediklerini, aktüer raporunun TRH 10 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gereken aktif dönemin fazla hesaplandığını, raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhbar olunan SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98.maddesine göre, “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.” denildiğini, Kanunda belirtilen sağlık hizmet bedelleri dışında kalan tazminat talepleri için sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun devam ettiğini, davacının talebi maddi tazminat istemine ilişkin olduğundan Kurumumuzca ödenmesi gereken bir alacağın mevcut olmadığını, maddede bahsedilen sağlık hizmet bedelleri içerisinde geçici iş göremezlik tazminatının yer almadığını, davacının taleplerinin muhatabının SGK olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdır. Davaya konu, 12.10.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacı yayanın yaralanmış olduğu ve eldeki davanın karşı aracın zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle Güvence Hesabına karşı 6098 sayılı TBK 54.maddesi uyarınca geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talepli olarak yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İhbar Olunanların İstinaf Başvurularının İncelenmesinde: Davanın ihbarı 6100 sayılı HMK'nun 61 vd maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nun 61 maddesine göre; taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. HMK'nun 69 maddesi gereği fer'i müdahilin yer aldığı davada hüküm davanın tarafları hakkında verilir. Eldeki davada da davanın tarafları hakkında hüküm kurulmuştur. İhbar üzerine duruşmaya gelen ve fakat usulüne uygun olarak müdahale isteğinde bulunmayan veya ihbar eden yerine ve onun temsilcisi olarak davayı takip etme iradesini bildirmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın tek başına istinaf hakkı bulunmamaktadır. İstinaf talebinde bulunan ihbar olunanların istinaf yetkisi bulunmadığından HMK 352. maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı Güvence Hesabı Vekilinin İstinaf Başvurusunun İncelenmesinde: Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Eğitim ve Araştırma Hastanelerinden alınan maluliyet raporlarının hükme esas alınamayacak olması ve aralarındaki çelişkinin davanın esasına bir etkisinin olmadığının anlaşılmasında göre kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 22.12.2023 maluliyet raporunun hükme esas alınmasında, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan ek aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, KTK 97.maddesine göre başvuru şartı davadan önce usulüne göre sağlanmış bulunduğu gözetilip; davanın esasına girilerek temerrüt tarihinin belirlenmesinde, tedavi gideri kapsamında bulunmayan geçici iş göremezlik tazminatından davalı fonun sorumlu tutulmasında ve 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesine göre arabuluculuk giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında bir yanılgı bulunmamaktadır. Öte yandan, eldeki davanın belirsiz alacak davası yoluyla HMK 107. maddesine göre açıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, belirsiz alacak davası olarak açılan davada başlangıçta sembolik olarak harca esas bir miktar gösterilip; sonrasında hesaplanan alacak yahut tazminata göre tamamlama harcı yatırılarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak davacı tarafın HMK'nun 176.maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Yüksek mahkemenin bu yönde geliştirdiği içtihada göre belirsiz alacak davası yoluyla açılan davada davacı tarafça öncesinde artırım dilekçesi sunulmuş ise sonrasında dava değerinin ıslah ile artırmasına olanak tanınmış olduğundan; davalı Güvence Hesabı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhbar olunanların istinaf yetkileri bulunmadığından İstinaf talebinde bulunan ihbar olunanların istinaf başvurularının HMK 352. maddesi gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, B) İstinaf eden ihbar olunan SGK harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, C)İstinaf eden ihbar olunanlar ... ve As Beyler Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şirketinden ayrı ayrı alınan 4.091,05 TL harçtan 732,00'er TL maktu istinaf harcının mahsubu ile bakiye 3.359,05'er TL harcın talep halinde yatıran ihbar olunanlara ayrı ayrı iadesine, D)İstinaf eden ihbar olunanlar tarafından istinaf gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.09.2025 tarih ve 2021/638 esas, 2025/568 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 3-Yürürlükte bulunan yargı harçları tarifesi uyarınca Güvence Hesabından alınması gereken 16.364,21 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.748,81 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalı Güvence Hesabının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine, 5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine 6-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10.07.2026 Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1999, K. 2026/1559, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1999-e-2026-1559-k-c09af59f36d2