Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2004 E. 2026/1546 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2004
Karar No
2026/1546
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2004 - 2026/1546 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I"

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/2004 KARAR NO : 2026/1546

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2025 NUMARASI : 2023/254 Esas - 2025/587 Karar

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 02.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18.11.2025 KARAR TARİHİ : 09.07.2026 YAZIM TARİHİ : 10.07.2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2022 Tarihinde meydana gelen kazada davalı şirket tarafından sigortalanan 34 ... 960 Plakalı aracın, kanunların belirlemiş olduğu hükümleri ihlal ederek müvekkiline çarptığını, bu kazdan kaynaklı davacının vücudunda kalıcı hasar meydana geldiğini; davalı şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek davacının sürekli iş gücü kaybı nedeni ile oluşan maddi zararın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10.06.2025 tarihli dilekçesi ile taleplerini 575.939,00 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini; meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun atk tarafından tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile; 575.939,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Quick Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Dosyada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplamalar yapıldığını, ancak Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesine sebebiyet verecek ve kurallara aykırılık teşkil edecek bir davranışta bulunmadığını, ATK raporu incelendiğinde mezkur kaza nedeniyle varsa kazazedenin maluliyet oranının tespitinde rapor soyut ve genel ifadeler kullanılarak tanzim edildiğini, mahkemece itirazları dikkate alınmadığını ve itirazlarının değerlendirilmeden söz konusu maluliyetin tazminat hesabına esas alındığını, yine hükme esas alınan kusur raporuna ilişkin itirazlarının da mahkemece dikkate alınmadığını, maddi olay değerlendirildiğinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusursuz olduğu görüleceğini, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması ve hüküm kurulması usul yasa ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, hüküm kurulurken hatalı hesap bilirkişi raporunun dikkate alındığını, Genel Şartlar kapsamında, devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne ve %1.65 teknik faizli TRH-2010 tablosuna göre yapılması gerektiğinden bahisle rapora itiraz edilmişse de yine yerel mahkeme tarafından itirazlarımız dikkate elınmamış ve işbu rapora istinaden hüküm kurulduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğradığını, ıslah tarihi itibariyle 2 yıl dolmuş olduğundan zamanaşımı yönünden ıslah edilen kısmın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu, 12.11.2022 tarihinde gerçekleşen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı motosiklet sürücüsünün yaralanmış olduğu ve eldeki davanın karşı aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı 6098 sayılı TBK 54.maddesi uyarınca sürekli iş göremezlik tazminatı talepli olarak yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından tutulan kaza tespit tutanağının içerdiği maddi vakıalarla da uyumlu olan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16.01.2025 tarihli raporundaki kusur tespitinin benimsenerek; davalının eylemlerinden sorumlu olduğu dava dışı sigortalı araç sürücüsünün şerit ihlali nedeniyle 2918 sayılı KTK56/1-a maddesini ihlal ile kazanın gerçekleşmesine tam kusuru ile neden olduğunun kabul edilmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14.10.2024 maluliyet raporunun hükme esas alınmasında, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz uygulanmadan TRH Yaşam Tablosu ve İskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, bir yanılgı bulunmadığının anlaşılmasına ve dava ile ıslah dilekçesi ile artırılan tazminat taleplerinin, 6098 sayılı TBK 72 ve 2918 sayılı KTK 109.maddesine göre zamanaşımına uğramadığının belirlenmesine göre de davalı sigorta şirketi vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.09.2025 tarih ve 2023/254 esas, 2025/587 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 39.342,39 TL harçtan peşin alınan 9.840,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 29.502,39 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 4-Kararın HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine, 5- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.07.2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/2004, K. 2026/1546, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2004-e-2026-1546-k-4ffececcb4f8