Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2382 E. 2026/2150 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2382
Karar No
2026/2150
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/2382

KARAR NO: 2026/2150

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/09/2026

NUMARASI: 2026/686 D.İş E. - 2026/677 D.İş K.

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir (Finans)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/11/2026

KARAR YAZIM TARİHİ: 03/11/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... A. Ş. 'de genel müdür olarak görev yapan şüpheli ...'ın şirket adına kredi kullanma veya borçlandırıcı işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, şüphelinin banka görevlileriyle iş birliği yaparak şirket ortakları ... ve ...'nun imzalarını taklit etmek suretiyle sahte kredi ve nakit çekim talimatları oluşturduğunu, şüphelinin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki sorgu zaptında bu durumu ikrar ettiğini, 09.09.2026 tarihli bilirkişi raporu ve ... verileriyle şüphelinin şirket kaynaklarını uhdesine geçirdiğinin ve büyük bir kısmını sanal kumar sitelerinde kaybettiğinin tespit edildiğini, şüphelinin sözlü onay iddiasının hukuken geçersiz olduğunu, ...Bankası personelinin basiretli tacir sıfatına aykırı davranarak şirket yetkililerinden teyit almadan sahte imzalı işlemleri gerçekleştirdiğini, bu durumun 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesine ve Türk Ticaret Kanunu'na aykırı olduğunu, yetkisiz ve sahte imzalarla kullandırılan kredi sözleşmelerinin müvekkil şirket açısından yok hükmünde olduğunu, bankanın ihtilaflı krediler nedeniyle müvekkil şirket hesaplarından re'sen tahsilat, takas, mahsup veya bloke işlemleri yapma riski bulunduğunu, bu işlemlerin şirketin ticari faaliyetlerini ve itibarını telafisi güç şekilde zarara uğratacağını belirterek, ...Bankası Kayseri ... Şubesi'nin... tarihli yazısında gösterilen toplam 56.327,975,42 TL Güncel Riske Konu 23 Kredi/Finansman İşlemi Bakımından; müvekkili şirket hesaplarından anapara, faiz, komisyon, BSMV, gecikme faizi ve sair her ne ad altında olursa olsun re'sen tahsilat yapılmasının; takas, mahsup, virman, bloke ve hesaben borç kaydı uygulanmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; aynı kredi işlemleri nedeniyle müvekkil şirket hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve sair fer'ilerin tahsil amacıyla işleme konulmasının, banka nezdindeki sair hesap ve varlıkların yalnızca bu ihtilaflı borçlara dayanılarak bloke edilmesinin ve salt tedbire konu borçların ödenmemesi gerekçesiyle müvekkil hakkında olumsuz risk/temerrüt bildirimi yapılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; tedbire konu kredi ilişkileri sebebiyle müvekkili ... A.Ş. aleyhine yeni ilamsız takip, kambiyo takibi veya rehnin/ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmasının, İİK m.72/2 ve HMK m.389 ve devamı hükümleri çerçevesinde ihtiyati tedbiren önlenmesine, herhangi bir takip başlatılmış olduğunun tespiti hâlinde ise İİK m.72'nin emredici sınırları gözetilerek müvekkili lehine uygulanabilecek korumanın tesisine; usulsüz ve sahte işlemlerle kullandırıldığı ileri sürülen söz konusu kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkili şirkete ait çek, senet, teminat mektubu ve sair kıymetli evrak ve ödeme araçlarının üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine, tedbir kararının HMK M.397 uyarınca süresi içerisinde açılacak menfi tespit, istirdat ve/veya tazminat davasında verilecek hüküm kesinleşinceye veya mahkememizce kaldırılıncaya kadar devamına, kararın infazı için ... ...Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne ve Kayseri ... Şubesi'ne derhal müzekkere yazılmasına; gerektiğinde ilgili İcra Müdürlüklerine bildirim yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından 16/09/2026 tarihli gerekçeli kararıyla :". Tüm dosya kapsamı, belirtilen mevzuat hükümleri ve istemde bulunan iddiasının hayatın olağan akışı ve emsal içtihatlarla birlikte değerlendirilmesinde; ihtiyati tedbir talep eden vekilince ... A.Ş. genel müdürü olan ...'ın yetkisiz ve usulsüz olarak ... ...Bankası A.Ş'den şirket adına krediler kullandığı, kredi takip tablosuna göre şirketin kredi riskinin 56.327.975,42-TL gösterildiği, kredi işlemlerinin banka portföy yöneticisi tarafından şirket yetkilisinden teyit alınmadan gerçekleştirildiği, genel müdür olan ...'ın imza sirkülerine göre kredi ve para çekme yetkisi olmamasına rağmen banka portföy yöneticisinin kredi işlemleri için ...'dan teyit alındığı, konuya ilişkin Kayseri CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü belirtilerek soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlere dayanarak tedbir talep edildiği görülmektedir. Talep dilekçesi ekinde yer alan 09/09/2026 tarihli Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan rapor içeriği ve ... A.Ş'ye ait imza sirküleri dikkate alınarak talep dilekçesinde (10 ve 11. Sf) liste halinde sunulan 23 adet krediye yönelik İİK 72/2 kapsamında her türlü takip başlatılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak ihtiyati tedbir talep eden vekilinin, ...Bankası Kayseri ... Şubesi'nin ... tarihli yazısında gösterilen toplam 56.327,975,42 TL güncel riske konu 23 Kredi/Finansman İşlemi Bakımından; müvekkili şirket hesaplarından anapara, faiz, komisyon, BSMV, gecikme faizi ve sair her ne ad altında olursa olsun re'sen tahsilat yapılmasının; takas, mahsup, virman, bloke ve hesaben borç kaydı uygulanmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; aynı kredi işlemleri nedeniyle müvekkil şirket hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve sair fer'ilerin tahsil amacıyla işleme konulmasının, banka nezdindeki sair hesap ve varlıkların yalnızca bu ihtilaflı borçlara dayanılarak bloke edilmesinin ve salt tedbire konu borçların ödenmemesi gerekçesiyle müvekkil hakkında olumsuz risk/temerrüt bildirimi yapılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine ve usulsüz ve sahte işlemlerle kullandırıldığı ileri sürülen söz konusu kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkili şirkete ait çek, senet, teminat mektubu ve sair kıymetli evrak ve ödeme araçlarının üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine yönelik tedbir taleplerine ilişkin ise üçüncü kişilerin hukuki durumunu ve belgelerin kambiyo vasfını etkileyecek nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği, söz konusu talepler yönünden ihtiyati tedbir şartlarının sağlanamadığı anlaşılmakla, bu yöndeki ihtiyati tedbir taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile;

-Talebe konu kredi risk bedeli olan 56.327.975,42-TL'nin takdiren %15'i oranında nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ihtiyati tedbir isteyen tarafından Mahkememize verilmesi halinde,

No

Kredi Türü

Ana Para

(TL)

Açılış

Vade

Hesap No

Teminat

1

... TEM. DİĞER ÖZEL

608.200,00

...

...

...

Çekli

2

... TEM. DİĞER ÖZEL

2.395.984,00

...

...

...

Çekli

3

... TEM. DİĞER ÖZEL

3.558.809,00

...

...

...

Çekli

4

... TEM. DİĞER ÖZEL

1.664.463,79

...

...

...

Çekli

5

... TEM. DİĞER ÖZEL

2.341.895,00

...

...

...

Çekli

6

... TEM. DİĞER ÖZEL

2.650.000,00

...

...

...

Çekli

7

... TEM. DİĞER ÖZEL

3.307.000,00

...

...

...

Çekli

8

... TEM. DİĞER ÖZEL

2.600.000,00

...

...

...

Çekli

9

... TEM. DİĞER ÖZEL

6.098.165,27

...

...

...

Çekli

10

T... KREDİSİ ...

2.320.064,46

...

...

...

Kefalet

11

TL ... KREDİSİ ...

5.395.000,00

...

...

...

Kefalet

12

TL İŞLETME KREDİSİ ...

2.425.000,00

...

...

...

Kefalet

13

TL ... KREDİSİ ...

4.305.000,00

...

...

...

Kefalet

14

...

1.380.000,00

...

...

...

Kefalet

15

TL İHRACAT ...

2.314.274,08

...

...

...

Kefalet

16

TL İHRACAT ...

1.339.357,95

...

......

Kefalet

17

TL İHRACAT ...

1.151.449,55

...

...

...

Kefalet

18

TL İHRACAT ...

3.649.405,75

...

...

...

Kefalet

19

TL İHRACAT ...

1.118.743,69

...

...

...

Kefalet

20

TL .... .... ... D.Ö.

3.000.000,00

...

...

...

Çekli

21

KREDİ KARTI

1.223.273,65

...

...

-

Kefalet

22

TL ... TİC. ... ...KISA

1.015.370,69

...

...

...

Kefalet

23

TL ...TİC. ... .... ... ... DÖ

466.518,54

...

...

...

Kefalet

Yukarıdaki tabloda yer alan 23 adet krediye yönelik İİK 72/2 kapsamında her türlü takip başlatılmasının TEDBİREN ÖNLENMESİNE, tedbir isteyen tarafından teminat yatırıldığında bu konuda Kayseri İcra Tevzi Bürosu'na müzekkere yazılmasına,

2-Tedbir isteyenin ...Bankası Kayseri ... Şubesi'nin ...tarihli yazısında gösterilen toplam 56.327,975,42 TL güncel riske konu 23 Kredi/Finansman İşlemi Bakımından; müvekkili şirket hesaplarından anapara, faiz, komisyon, BSMV, gecikme faizi ve sair her ne ad altında olursa olsun re'sen tahsilat yapılmasının; takas, mahsup, virman, bloke ve hesaben borç kaydı uygulanmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; aynı kredi işlemleri nedeniyle müvekkil şirket hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve sair fer'ilerin tahsil amacıyla işleme konulmasının, banka nezdindeki sair hesap ve varlıkların yalnızca bu ihtilaflı borçlara dayanılarak bloke edilmesinin ve salt tedbire konu borçların ödenmemesi gerekçesiyle müvekkil hakkında olumsuz risk/temerrüt bildirimi yapılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine ve usulsüz ve sahte işlemlerle kullandırıldığı ileri sürülen söz konusu kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkili şirkete ait çek, senet, teminat mektubu ve sair kıymetli evrak ve ödeme araçlarının üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin REDDİNE,

3-Teminatın yatırıldığı tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde, tedbire ilişkin açılacak dava ile ilgili arabulucuya başvurulduğu hususunda mahkememize belge sunulmasına, 2 haftalık kesin süre içerisinde, açılacağı belirtilen tazminat davası ile ilgili arabulucuya başvurulduğuna ilişkin belge sunulmaması halinde verilen ihtiyati tedbirin kaldırılacağının ihtarına, ihtarın tebliğden itibaren yapılmış sayılacağına,

4- 3 nolu ara karar uyarınca tedbirin kaldırılması halinde ivedi olarak Kayseri İcra Tevzi Bürosu'na müzekkere yazılarak ihtiyati tedbirin kaldırıldığının bildirilmesine,

5-İhtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama ve harç giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kabulüne karar verilen kısım yönünden 7 gün içerisinde itiraz yolu, reddine karar verilen kısım yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere , ,,..." dair karar verilmiştir.

İş bu kararın teminata ve kısmi redde ilişkin kısımlarını ... A. Ş. vekili süresinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden ... A. Ş. Vekilinin İstinaf Başvuru Dilekçesinde özetle;

"1. Sahtecilik Ve Yaklaşık İspat Resmi ... Raporuyla Sabittir. ... ve Bilirkişi Raporları Sahtecilik Eylemini Şüpheye Yer Bırakmayacak Şekilde Kanıtlamaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinin birinci fikrasi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi yahut gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun veya ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Aynı Kanun'un 390. maddesinin üçüncü fikrasında ise tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin hukuken yeterli olduğu emredici şekilde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma müessesesinin doğası gereği, tam ve kesin bir ispat aranmamakta; çekişmeli vakıanın gerçeğe uygunluğuna dair kuvvetli bir kanaatin hakimde oluşması tedbir kararı verilebilmesi için kafi görülmektedir.**Oysa somut uyuşmazlıkta müvekkil ... A.Ş. tarafından sunulan deliller, kanunun aradığı yaklaşık ispat eşğini çok aşmış; doğrudan resmi devlet kurumlarının raporlarına, teknik adli bilirkişi tespitlerine ve savcılık soruşturmasında tanzim edilen resmi belgelere dayalı kesin ve somut bir ispat niteliğine kavuşmuştur.**Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında görevlendirilen uzman adli muhasebe ve mali bilirkişi tarafından tanzim edilen ...tarihli Adli Muhasebe ve Mali Bilirkişi Raporu ve bu rapora dayanak teşkil eden Mali Suçları Araştırma Kurulu (...) verileri, şirket kaynaklarının nasıl sistematik biçimde boşaltıldığını ve yetkisiz işlemlerle sahte kredilerin nasıl tahsis edildiğini matematiksel ve resmi bir kesinlikle gözler önüne sermektedir. Resmi rapor ve mali analiz kayıtlarına göre; müvekkil şirket bünyesinde görev yapan ancak kredi kullanma, şirket hesaplarından nakit çekme ya da şirketi borçlandırıcı işlem tesis etme konusunda hiçbir temsil yetkisi bulunmayan şüpheli ...'ın kişisel banka,hesaplarına ... ile ... tarihleri arasındaki yetki aşımı döneminde 384.440.828,07 TL tutarında devasa bir para girişi gerçekleşmiştir.Şirket hesaplarından sahte talimatlarla çekilen, paravan işlemlerle tanımlattırılan kredilerden ve tahsildar üzerinden yürütülen işlemlerle birlikte toplam 325.844.016,45 TL tutarındaki şirket kaynağının doğrudan şüphelinin şahsi uhdesine geçirildiği resmi bilirkişi raporuyla saptanmıştır.Bu mali tablonun oluşumu sürecinde, dava dışı ...Ltd. Şti. (...) üzerinden gerçekleşe hiçbir ticari mal veya canlı mükavan alımı bulunmadığı halde gerçeğe aykırı faturalar tazım ettirilmiş, bu faturalar bankalara imza edilerek krediter tanımlattırıldı ve aktarılan paralar çek-tayiz ettirilmiş. şüphelinin kontrolüne geçirilmiştir. Keza soruşturma dosyasındaki tanık ve şüpheli beyanlarıyla sabit olduğu üzere, şirket içindeki denetim mekanizmalarını engellemek amacıyla resmi kasa fişleri sistematik biçimde yaktırılmış ve muhasebe kayıtları manipüle edilmiştir.Karşı taraf bankanın Kayseri ...Şubesi nezdinde şirket adına tanımlanan 23 kalem kredi ve oluşturulan 56.327.975,42 TL tutarındaki toplam risk de tamamen bu suç mekanizmasının ve sahte işlemler zincirinin doğrudan bir ürünüdür. İlk derece mahkemesinin, dosyadaki resmi ... analizlerini ve adli bilirkişi raporunu görmezden gelerek taleplerimizi kısmen reddetmesi ve yaklaşık ispat şartının oluşmadığı yanılgısına düşmesi hukuken kabul edilemez.## 2. Şüphelinin İkranı ve Banka Personelinin Teyitsiz İşlemleri İddialarımızı Doğrulamaktadır.Müvekkil şirketin sahtecilik ve yetkisiz işlem iddiaları, yalnızca teknik mali raporlarla değil, bizzat fiili gerçekleştiren hesaplarına para transferi yapmak, şirket hesaplarından nakit çekmek veya kredi kullanmak gibi hiçbir yetkisinin bulunmadığını açıkça ikrar etmiştir. **Şüpheli, bankalara hitaben yazılan kredi taleplerinde ve nakit talimatlarında şirket yetkilisi ...'nun imzasını taklit ederek verine imza attığını resmi sorgusunda itiraf etmiştir.** **Şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik olarak ileri sürdüğü şirketin bilgisi ve sözlü onayıyla imza attığı yönündeki soyut savunması ise Türk Ticaret Kanunu hükümleri, tescil ve ilan edilmiş şirket imza sirküleri karşısında tamamen hükümsüzdür. Ticaret siciline tescil edilen imza sirkülerine göre şirketi borçlandırıcı kredi kullanımı ve para çıkışı ancak müşterek çift imza ile mümkündür; şekle bağlı kurumsal temsil düzeninde otzayla koyan imza taklidi hukuken himaye edilemez. Bu beyan, şüphelinin fiziken taklit imza attığını sozlü icar verir.Öte yandan, Türk Ticaret Kanunu tarafından bir şekilde ticaret imza attığı altına imza atılır. İhmal teşkil eden tutumları, soruşturma dosyasındaki bilgi alma ve sorgu A.Ş. çalışanlarının kusurlu ve ticari ihmal teşkil eden temsilcisi olan şüpheli ..., savcılık sorgusunda ve kolluk beyanında; kredi başvurularının ve yüksek tutarlı nakit çekim işlemlerinin şirket genel müdürü ...’ın araması ve talimatı ile yapıldığını, şirket ortaklarından veya gerçek imza yetkililerinden hiçbir surette tevit alınmadığını ikrar etmiştir.Tescil edilmiş imza sirkülerine göre kredi alma veya para çekme yetkisi bulunmayan bir personelin şifahi aramasıyla micyonlarca liralık kredi kullandıran ve şirket hesaplarındının para çıkışına izin veren banka, basitletti Türk Ticaret Kanunu'nun 13. maddesinin özen yükümlülüğünü ağır biçimde ait bütün faaliyetlerinde basitletti bir iş insanı gibi hareket etmesi zorunludur. BANKALAR, TOPLADIKLARI MEVDUATI VE YÖNETTİKLERİ FONLARI SAHTECİLİKLERE KARŞI TİTİZLİKLE KORUMAK ZORUNDA OLAN, KAMU GÜVENİNE MAZHAR ÖZEL İTİMAT KURUMLARIDIR. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi kapsamında istihdam ettiği personelinin imza sirkülerini denetlememesinden ve yetkili organlardan teyit almaksızın işlem tesis etmesinden ötürü bankanın adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır.Sorumluk Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin emsal kararında bankaların özen ve sorumluluk standardı şu şekilde ortaya konulmuştur: “Bu durum, bankanın bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını mektirir” “bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğunun güven olarak sebebiyle ağırlaştırılmasını mektirir” “bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğunun güven olarak sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir.hafif kusurlarından dahi sorumludurlar”¹ Bu doğrultuda, basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek yetkisiz şahısın iletiği sahte imzalı tatlamaları şirket yetkilerinden teyit etmeksizin işleme alan karşı taraf bankanın ağır kusuru sabittir. Banka personelinin bu ihmali, müvekkil şirketin iradesi dışında 56.327.975,42 TL tutarında 23 kalem haksız kredi borcu altına sokulmasına sebebiyet vermiştir.## 3. Şirket İradesini Yansıtmayan Sahte Kredi Sözleşmeleri Müvekkil Bakımından Hükümsüzdür.Borçlar hukukunun ve ticaret hukukunun evrensel ilkeleri uyarınca, bir sözleşmenin geçerli biçimde kurulabilmesi ve tarafları bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurabilmesi için tarafların geçerli bir irade beyanında bulunmaları ve temsilcilerin usulüne uygun temsil yetkisine sahip olmaları zorunludur. Somut olayda ...Bankası Kayseri ...Şubesi nezdinde açılan 23 adet kredi sözleşmesinde ve bunlara bağlı talimat evraklarında müvekkil şirketin yetkili temsilcilerinin gerçek iradesi bulunmamaktadır. Şirket ortaklarının imzaları taklit edilerek tanzim edilen bu sözleşmeler, yetkisiz temsil ve sahtecilik hükümleri çerçevesinde müvekkil ... A.Ş. bakımından kesin hükümsüzlük ve yoklukla maluldür. Şirket tüzel kişiliğinin iradesi dışında sahte imzalarla akdedilen hiçbir finansman işlemi müvekkili borç altına sokamaz.Kambiyo ve sözleşmeler hukukunda sahtecilik iddiası mutlak defi niteliğinde olup, herkese karşı ileri sürülebilen ve temel borç ilişkisini temelinden çökerten bir hukuki sebeptir. Banka tarafından tek taraflı olarak tanzim edilen ve yetkisiz kişilerin sahte imzalarına dayanan kredi sözleşmelerine istinaden müvekkil şirkete borç izafe edilmesi hukuken imkansızdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da sahte imza ile kullandırılan kredilerin şirketleri borçlandırmayacağını açıkça teyit etmektedir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında bu husus açıkça hüküm altına alınmıştır: “kredi sözleşmesi ve kasa tediye fişi üzerinde yaptırılan imza incelemesinde de **imzaların kredi borçlusu davalı ...’in eli ürünü olmadığını tespit edildiği**, bu suretle asıl borçlu ve onun kefilinin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi kararında 23 adet krediye yönelik icra takibi başlatılmasının önlenmesi talebini kabul ederek sahtecilik vakiasının varlığını ve yaklaşık ispatın sağlandığını zimnen benimsemiştir. Buna karşın, aynı sahte sözleşme lere dayalı olarak bankanın müvekkil şirket hesaplarından re'sen tahsilat, bloke, takas-mahsup yapmasının ve teminattaki kambiyo senetlerini paraya çevirmesinin önlenmesine yönelik kaleleri üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkileyeceği gerekçesiyle reddetmiştir. Mahkemenin bu gerekçesi kökünden sakattır; zira sahte sözleşme lere dayanılarak bankanın elinde tuttuğu ve senetler doğrudan uyuşmazlığın tarafları arasındaki temel ilişkiye aittir ve sahtelik mutlak defi olarak her akşamda ileri sürülebilir. Sahte imzalarla oluşturulan ve yok hükümsi de 23 adet kredi sözleşmesi müvekkil şirket yönünden hiçbir borç doğurmadığına göre, bu geçersiz işlemler üzerinden bankanın hem de açıkça hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Engellemeyen mahkeme kararı hem kendi içinde gelişmekte de, daha sonra hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Yaklaşık ispat şartı dosyadaki resmi delillerle tam olarak sağlandığından, ihtiyati tedbir taleplerimizin kül halinde kabul edilmesi gerekmektedir.## 4. Re'sen Tahsilat Ve Bloke Yasağının Reddi Korumayı İşlevsiz Kılmıştır. Yalnızca Takibin Önlenmesi Bankanın Doğrudan Tahsilat Yapmasını Engellememektedir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391. maddesi uyarınca mahkemece ve biricek biriyati tedbir kararının, uyuşmazlığın niteliğine uygun, talep eden tarafın hakkını tam ve eksiksiz biçimde koruyacak ve telafisi imkansız zararları fiilen önleyecek kapsamında tesis edilmesi yasal bir zorunluluktur. İhtiyati tedbir müessesesinin varlık sebebi, yargılama sürecinde meydana gelebilecek fiili veya hukuki tasarruflarla davanın konusuz kalmasını engellemek ve hakkın özünü güvence altına almaktır. Ancak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.09.2026 tarihli ve 2026/686 D.İş, 2026/677 D.İş sayılı kararında; 23 adet krediye yönelik icra takibi başlatılmasının önlenmesi talebi takdiren yüzde on beş teminat mukabilinde kabul edilmişken, karşı taraf bankanın şirket hesaplarından yapacağı re'sen tahsilat, bloke, takas-mahsup, virman ve hesaben borç kaydı işlemlerinin durdurulması talebi reddedilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu yaklaşımı, bankacılık uygulamasının işleyişi ve mevzuat hükümleri karşısında tesis edilen geçici hukuki korumayı tamamen işlevsiz ve anlamsız hale getirmiştir.Bankacılık uygulamasında kredi veren finans kuruluşları, borcun tahsili amacıyla yalnızca İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre resmi icra takibi başlatmakla yetinmemekte; genel kredi sözleşmelerine dercettikleri tek taraflı yetkiler uyarınca müşterilerinin mevduat hesapları üzerinde doğrudan re'sen tahsilat, otomatik virman, takas, mahsup ve bloke uygulama yetkilerini kullanmaktadır. Somut olayda karşı taraf ... ...Bankası A.Ş., icra dairesi aracılığıyla herhangi bir takip başlatmaksızın, müvekkil ... A.Ş.'nin nezdindeki tüm vadesiz, vadeli ve ticari hesaplarına re'sen bloke koyma, gelen ticari hasılatları doğrudan ihtilaflı kredi borçlarına mahsup etme ve hesap bakiyelerini tek taraflı virmanlama imkanına fiilen ve hukuken sahiptir. Mahkemenin yalnızca icra takibi başlatılmasını durdurup bankanın doğrudan hesaplara müdahale etme yetkisini sınırlandırmamış olması, bankaya yargısal denetim dışı ve dolaylı bir cebri icra alanı açmıştır.Müvekkil şirketin ticari varlığını sürdürebilmesi, Türkiye genelinde yürüttüğü devasa üretim ve dağıtım ağıının aksamaması, günlük hammadde alımlarının yapılabilmesi ve yüzlerce çalışanın maaşlarının ödenebilmesi banka hesaplarının serbestçe işletilmesine bağlıdır. Karşı taraf bankanın sahte işlemlerle oluşturulan 56.327.975,42 TL tutarındaki haksız borcu tahsil etmek amacıyla şirket hesaplarına bloke koyması veya gelen fonları re'sen çekmesi halinde, icra takibinin durdurulmuş olmasının müvekkil açısından hiçbir koruyucu etkisi kalmayacaktır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma hakları koruma altında olup, sahte sözleşmelerle oluşturulan hayali borçlar gerekçe gösterilerek müvekkilin mevduatına el konulması ve hesaplarının kilitlenmesi ağır bir hak ihlalidir. Bu itibarla, bankanın hesaplar üzerindeki re'sen tahsilat, bloke, takas, mahsup ve virman işlemlerinin tedbiren durdurulmaması, verilen tedbir kararının amacını tamamen boşa çıkarmış durumdadır.

## 5. Hesap Katı ve Olumsuz Risk Bildirimi Yasakları Telafisi Güç Zararları Önleyecektir.İlk derece mahkemesi kararında hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak reddedilen bir diğer hayati talep ise ihtilaflı kredi hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve fer'ilerinin işletilmesinin, sair hesap ve varlıkların bu gerekçeye bloke edilmesinin ve salt bu borçların ödenmemesi sebebiyle müvekkil hakkında ... ... ... Bankası Risk Merkezi ile sair finansal mercilere olumsuz risk/temerrüt bildirimi”yapılmasının önlenmesi talebidir. Bankacılık sisteminde bir kredi hesabının kat edilmesi ve borçlu aleyhine temerrüt kaydı oluşturulması, ilgili şirketin tüm finans dünyasındaki kredibilitesini ve ticari itibarını anında sıfırlayan, telafisi imkansız zincirleme mali sonuçlar doğurmaktadır.Yetkisiz temsil ve imza sahteciliğiyle tesis edilen, müvekkil şirketin gerçek iradesini yansıtmayan 23 adet kredinin vadesinin gelmesi veya bankaca tek taraflı olarak hesapların kat edilmesi halinde, karşı taraf banka müvekkili haksız biçimde mütemerrüt borçlu konumuna sokacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde, Risk Merkezi nezdinde yapılacak olumsuz temerrüt bildirimi sebebiyle müvekkil şirketin diğer tüm bankalardaki kredi limitleri derhal dondurulacak, nakdi ve gayrinakdi kredi hatları kapatılacak, ticari çek karneleri iptal edilecek ve müvekkilin piyasadaki tüm ticari ortakları ile akdettiği sözleşmeler fesih tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Şirketin ticari faaliyetini sürdüremez hale gelmesi ve iflasa sürüklenmesi tehlikesi karşısında, açılacak esas davanın aylar ya da yıllar sonra lehe sonuçlanması dahi meydana gelen bu ağır yıkımı telafi edemeyecektir.Müvekkil şirket aleyhine oluşturulan kredi borçlarının tamamı suç fiilinin ve banka personelinin ağır özen yükümlülüğü ihlalinin bir neticesidir. Gerçekte var olmayan, sahte talimat ve yetkisiz işlemlerle açılmış bir borcun ödenmemesi, müvekkil şirketin kusurundan kaynaklanan bir temerrüt hali oluşturamaz. Bankanın sahte kredi ilişkisine dayanarak hesap kat ihtarnameleri göndermesi, haksız temerrüt faizleri tahakkuk ettirmesi ve müvekkil şirketi finansal sicil yönünden lekelemesi mutlaka yargısal bir koruma ile durdurulmalıdır. Menfaatler dengesi gözetildiğinde, bankanın geçici bir süre işlem yapmaması yalnızca tahsilatın gecikmesi sonucunu doğuracakken; tedbir verilmemesi köklü bir sanayi kuruluşunun üretiminin tamamen durmasına, çalışanların işsiz kalmasına ve ticari itibarının onarılamaz biçimde yok olmasına sebebiyet verecektir. Bu sebeple hesap katının, temerrüt faizi işletiminin ve olumsuz risk bildirimlerinin önlenmesine yönelik tedbir taleplerimizin kabulü zorunludur .## 6. Teminat Çeklerinin Devrinin Önlenmesi Menfi Tespit Davasının Konusuz Kalmasını Engelleyecektir.İlk derece mahkemesi, sahte kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkil şirkete ait çek, senet ve sair kıymetli evrakın üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin önlenmesi yönündeki talebimizi; üçüncü kişilerin hukuki durumunu ve belgelerin kambiyovasfini etkileyeceği gerekçesiyle reddetmiştir. Mahkemenin bu ret gerekçesi, kıymetli evrak hukuku ve yerleşik yargı içtihatları karşısında açık bir yanılgıya dayanmaktadır. Talep edilen tedbirin muhatabı piyasadaki belirsiz üçüncü kişiler değil, doğrudan uyuşmazlığın tarafı olan ve haksız kredi ilişkisinin karşı tarafında yer alan ...Davanı'dır. Bankanın zilyetliğinde bulunan teminat kıymetli evrakının devrinin ve tahsiline yasaklanması, bankası tarafından temel uyuşmazlığın zorunlu bir uzantısıdır.Türk Ticaret Kanunu'nun sistematiği uyarınca çek bir ödeme vasıtası olup teminat veya rehin amacıyla devredilmesi hukuken caiz değildir. Bankaların kredi borçlarının teminatı olarak müşterilerinden veya üçüncü kişilerden devraldığı çekler üzerinde rehin cirosu hükümleri kurulamaz; zira çek hukukunda rehin cirosuna izin veren yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bankanın elinde teminat amacıyla bulundurduğu çeklere dayanarak yetkili meşru hamil sıfatıyla işlem yapması ve bu senetleri tahsile koyması hukuken mümkün değildir.Nitekim Yargıtay emsal kararında bu ilke tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmuştur: “Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı Kanun'un 689 uncu maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz olmayıp, rehin veya kanun sonucu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla çekin ciro ile elde edilmesi halinde çeki devir alan kişi çeke dayalı hakları kullanamaz.”³Somut uyuşmazlıkta bankanın portföyünde tuttuğu çek ve senetler, yetkisiz genel müdürün sahte işlemleriyle oluşturulan 23 kalem teminatı olarak bankaya teslim edilmiştir. Temel kredi ilişkisi sahtecilik ve yetkisiz temsil sebebiyle batıl ve yok hükmünde olduğuna göre, bu geçersiz ilişkiye bağlı olarak verilen teminat evraklarının da hukuki dayanağı tamamen ortadan kalkmıştır. Kambiyo senetlerinde imza sahteliği ve yetkisiz temsil itirazı mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Eğer bankanın elinde bulunan teminat çeklerinin ve kambiyo senetlerinin üçüncü kişilere devri veya takasa sunulması tedbiren önlenmezse, karşı taraf banka bu senetleri ciro yolluyla üçüncü kişilere devredebilecek ya da takasa ibraz ederek müvekkil şirketin banka hesaplarından tahsil ettiyilebilecektir. Senetlerin iyi niyetli dahi kambiyo kişilerin eline geçmesi muvekkil şirketin banka, açacağı teminat tespit ve istirdat davasındasebepten soyutluğu prensibi karşısında telafisi imkansız zararlarla baş başa kalacak, açılacak davanın konusu fiilen ortadan kalkacaktır.İlk derece mahkemesinin senetlerin kambiyo vasfini ve üçüncü kişilerin durumunu gerekçe göstererek talebi reddetmesi, bankanın haksız diyetliğin deki senetleri piyasaya sürmesine veya tahsil etmesine zemin hazırlamaktadır. Tedbir talebimiz doğrudan bankanın uhdesindeki tasarruf yetkisini sınırlandırmaya yönelik olup, temel borcun sahibi karşısında teminat evraklarının nakde çevrilmesinin önlenmesini yargısal korumanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ret kararı kaldırılarak, banka elindeki tüm teminat evraklarının devrinin, takasının ve tahsilinin önlenmesine yönelik tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.## 7. Resmi Belgeler Karışsında Yüzde On Beş Teminat Hukuka Aykırıdır. Hmk 392 Uyarınca Resmi Belgeyle İspatlanan Hallerde Teminatsız Tedbir Kararı Verilmelidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 392. maddesinin birinci fikrası uyarınca; ihtiyati tedbir talep eden taraf, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara, **talep resmi bir belgeye dayanıyorsa yahut mahkemece durum ve koşullar gerektiriyorsa teminat alınmamasına karar verilebilir**. Kanun koyucunun buradaki açık iradesi, halkın varlığının şüpheden uzak resmi kayıt ve belgelerle ortaya konulduğu hallerde, hak arayan tarafın ayrıca mali bir külfet altına sokulmasını ve adaletle erişiminin teminat engeline takılmasını önlemektir. Somut olayda ise müvekkil ... A.Ş. tarafından ibraz edilen deliller, alelade şahsi belgelere veya taraflarca tek taraflı tanzim edilmiş beyanlara değil; doğrudan devletin resmi denetim ve soruşturma organlarınca tanzim edilen evrakı dayanmaktadır.**Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında sebepten görevlendirilen bağımsız adli mali bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli Adli Muhasebe ve Mali Bilirkişi Raporu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (...) verileri ve şüpheli ...'ın ... tarihli savcılık sorgu zaptı HMK m. 392 anlamında tartışmasız birer resmi belge niteliğindedir.Bu resmin belgelerde; şirket genel müdürü olan şüphelinin şirket adına borçlanma ve kredi kullanma yetkisinin bulunmadığı, imza tutarındaki şirket ortaklarının imzadesine geçirip bunun 180.804.792,69 TL'sini sanal kumar ve 215.095.00TL tutarındaki heba sayılı kesin olarak saptanmıştır. Dahası karşı taraf ... ...Bankası A.Ş. çalışanı ... ’in savcılık ifadesinde yer alan ikrarlarıyla da teyit edildiği üzere, banka personeli basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek yetkili ortaklardan teyit almakısızın ve imza sirkülerine aykırı biçimde 56.327.975,42 TL tutarındaki 23 kalem krediyi tanımlamıştır.Banka işlemlerindeki bu ağır denetim eksikliği ve basiretli tacir sıfatına aykırılık, karşı tarafın kusurunu tartışmasız kılmaktadır. Nitekim Yargıtay emsal kararında bankaların özen yükümlülüğünün sınırları şu ifadelerle belirlenmiştir: “basiretli tacir olarak davranmakla yükümlü olan banka bakımından müzekkerelerin sıhhatinin, yukarıda belirtilen imzadaki sorulullağa rağmen araştırılmaması kısır oluşturmakta olup davacı şirketin ya sabitle doğacak zararından farklılık gerektiği”¹ Bu derece açık ve 392/1 bukmın kurum raporlarıyla nasit bir sahtecilik ve banka kusuru karşısında, ilk derece mahkemesinin USK m. 352/1 aykırıdır. Yaklaşık ispat ıştırınayı devletmeksizin takdiren yüzde on beş teminat takdir etmesi huslu ve yasaya açıkça aykırıdır. Yaklaşık yasal ıştırınayı devletin resmi raporlarıyla en üst düzeyde sağlandığı bir vakıada, müevkelden teminat talep edilmesi hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.## 8. Yüksek Teminat Dayatması Hak Arama Özgürlüğünü ve Ticari Faaliyetleri Felce Uğratmaktadır.Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 56.327.975,42 TL toplam kredi riskinin yüzde on beşi oranında hükmedilen teminat, yaklaşık 8.449.196,31 TL gibi fahiş bir meblağa tekabül etmektedir. Ağız bir dolandırıcılık ve yetkisiz işlem eylemine maruz kalarak yezî milyonlarca liralık kaynağı 8,5 milyon TL nakit gasp edilen, nakit akışı ve işletme sermayesi darbe, müvvetlilik şirketin önüne yaklaşık 8,5 milyon TL nakit veya banka teminat mektupu yatırma zorunluluğunun getirilmesi, geçici hukuki koruma müessesesinin amacıyla çelişmekte ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü fiilen ortadan alamayacaktır.Bu resmin belgelerde; şirket genel müdürü olan şüphelinin şirket adına borçlanma ve kredi kullanma yetkisinin bulunmadığı, imza tutarındaki şirket ortaklarının imzadesine geçirip bunun 180.804.792,69 TL'sini sanal kumar ve 215.095.00TL tutarındaki heba sayılı kesin olarak saptanmıştır. Dahası karşı taraf ... ...Bankası A.Ş. çalışanı ...’in savcılık ifadesinde yer alan ikrarlarıyla da teyit edildiği üzere, banka personeli basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ederek yetkili ortaklardan teyit almakısızın ve imza sirkülerine aykırı biçimde 56.327.975,42 TL tutarındaki 23 kalem krediyi tanımlamıştır.Banka işlemlerindeki bu ağır denetim eksikliği ve basiretli tacir sıfatına aykırılık, karşı tarafın kusurunu tartışmasız kılmaktadır. Nitekim Yargıtay emsal kararında bankaların özen yükümlülüğünün sınırları şu ifadelerle belirlenmiştir: “basiretli tacir olarak davranmakla yükümlü olan banka bakımından müzekkerelerin sıhhatinin, yukarıda belirtilen imzadaki sorulullağa rağmen araştırılmaması kısır oluşturmakta olup davacı şirketin ya sabitle doğacak zararından farklılık gerektiği”¹ Bu derece açık ve 392/1 bukmın kurum raporlarıyla nasit bir sahtecilik ve banka kusuru karşısında, ilk derece mahkemesinin USK m. 352/1 aykırıdır. Yaklaşık ispat ıştırınayı devletmeksizin takdiren yüzde on beş teminat takdir etmesi huslu ve yasaya açıkça aykırıdır. Yaklaşık yasal ıştırınayı devletin resmi raporlarıyla en üst düzeyde sağlandığı bir vakıada, müevkelden teminat talep edilmesi hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.## 8. Yüksek Teminat Dayatması Hak Arama Özgürlüğünü ve Ticari Faaliyetleri Felce Uğratmaktadır.Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 56.327.975,42 TL toplam kredi riskinin yüzde on beşi oranında hükmedilen teminat, yaklaşık 8.449.196,31 TL gibi fahiş bir meblağa tekabül etmektedir. Ağız bir dolandırıcılık ve yetkisiz işlem eylemine maruz kalarak yezî milyonlarca liralık kaynağı 8,5 milyon TL nakit gasp edilen, nakit akışı ve işletme sermayesi darbe, müvvetlilik şirketin önüne yaklaşık 8,5 milyon TL nakit veya banka teminat mektupu yatırma zorunluluğunun getirilmesi, geçici hukuki koruma müessesesinin amacıyla çelişmekte ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünü fiilen ortadan alamayacaktır.davalarının selameti açısından hayati öneme sahiptir. Resmi ... verileri, savcılık sorgu zaptındaki sahtecilik ikrarı ve adli mali bilirkişi raporu ile davanın esası yönünden haklılık şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlandığından, müvekkil şirketten hiçbir teminat aranmaksızın tüm tedbir taleplerimizin bir bütün halinde (kül halinde) kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.09.2026 tarihli ve 2026/686 D.İş, 2026/677 D.İş sayılı kararının ret ve teminata ilişkin kısımlarının kaldırılarak, liste halinde belirtilen 23 adet krediye ilişkin tüm tedbir istemlerimizin teminatsız olarak kabulü talep olunur.

**II. HUKUKİ NEDENLER** : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuat.

**III. HUKUKİ DELİLLER** : Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma Sayılı Dosyası, Dosya Kapsamındaki ... Tarihli Adli Muhasebe Ve Mali Bilirkişi Raporu, ... (Mali Suçları Araştırma Kurulu) Mali Analiz Verileri Ve İkran Hesap Hareketleri Kayıtları, Şüpheli ...'ın... Tarihli Savcılık Sorgu Zaptı Ve İkran Beyanları, ...Bankası Personeli ... 'in ... Tarihli Bilgi Alma Ve ... Tarihli Sorgu Tutanakları, Şüpheli ... 'in ... Tarihli Sorgu Ve Bilgi Alma Tutanakları İle İbraz Ettiği Ses Kayıtları, Mesajlar Ve Belgeler, Bilgi Veren ... ... , ... , ... , ... , ... Ve ... 'nin Beyan Tutanakları, Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.09.2026 Tarihli Ve 2026/6000 D.İş Sayılı Arama Ve El Koyma Kararı, Müvekkil Şirkete Ait İmza Sirküleri, İç Yönerge Metni Ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Tescil Kayıtları, Türkiye İlişkin Bankı Tablosu. Kayseri 2. Asliye Şubesi'nin 09.09.2016 Tarihli Kredi Risk Yazısı Ve 23 Kaleme İlişkin Risk Tablosu. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.09.2026 Tarihli Ve 2026/686 D.İş, 2026/677 D.İş Sayılı Kararı, Bilirkişi İncelemesi, Grafolojik İmza İncelemesi, Yemin Ve İkamesi Caiz Her Türlü Sayılı Delil.*IV. SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda Arz ve İzah Edilen Ve Re'sen Gözetilecek Nedenlerle;

1. Tedbir Talebimizin Kül Haliyle KABÜLÜNÜ,

2. İstinaf Başvurumuzun KABULÜ İle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.09.2026 Tarihli Ve 2026/686 D.İş, 2026/677 D.İş Sayılı Kararının Kısmen Ret Ve Yüzde On Beş Teminat Takdirine İlişkin Kısımlarının KALDIRILMASINA,

3. Resmi ... Raporları, Adli Mali Bilirkişi Raporu Ve Savcılık İkrarlarıyla Yaklaşık İspat Şartı Tam Olarak Sağlandığından, Müvekkil Şirketten TEMİNAT ONANMAKSIZIN (TEMİNATSIZ OLARAK; ... ...Bankası A.Ş. Kayseri ... Şubesi'nin ... Tarihli Yazısında 56.327.975,42 TL Güncel Riske Konu 23 Adet Kredi/Finansman İşlemi Bakımından;

4. Müvekkil Şirket Hesaplarından Anapara, Faiz, Komisyon, BSMV, Gecikme Faizi Ve Sair Her Ne Ad Altında Olursa Olsun Re'sen Tahsilat Yapılmasının; Takas, Mahsup, Virman, Bloke Ve Hesaben Borç Kaydı Uygulanmasının İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE,

5. Aynı Kredi İşlemleri Nedeniyle Müvekkil Şirket Hesaplarının Kat Edilmesinin, Temerrüt Faizi ve Blokerilerinin İşletilmesinin, Banka Nezdindeki Sair Hesap ve Varlıkların Bu İhtilaflı Borçlara Dayanılarak Ferreli Edilmesinin Ve Salt Bu Borçların Ödenmemesi İhtiyatı Tedbiren Önlenmesiye Müvekkil, Hakkında Olumsuz Risk/Temerrüt Bildirimi Yapılmasının İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE,

6. İhtilaf Konusu 23 Adet Krediye İlişkin Olarak Müvekkil Aleyhine İlamsız Takip, Kambiyo Takibi Veya Rehnin/İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Yeni İcra Takibi Başlatılmasının TEMİNATSIZ OLARAK İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE,7. Kredilerin Teminatı Olarak Bankaya Teslim Edilmiş Müvekkil Şirkete Ait Çek, Senet, Teminat Mektubu Ve Sair Kıymetli Evrak Ve Ödeme Araçlarının Üçüncü Kişilere Devrinin, Takasa Verilmesinin, Tahsil Veya Tazmin Edilmesinin Ve Nakde Çevrilmesinin İHTİYATİ TEDBİREN ÖNLENMESİNE,

8. Verilecek İhtiyati Tedbir Kararının HMK M. 397 Uyarınca Açılacak Esas Davada Verilecek Hüküm Kesinleşinceye Kadar DEVAMINA,

9. Yargılama Giderleri Ve Vekalet Ücretinin Karşı Tarafa YÜKLETİLMESİNE,*² ” karar verilmesini ileri sürmüş ve talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf eden davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri hakkında inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde yazılı açıklamalar,ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece teminat karşılığında verilmiş ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul,kısmen reddine dair kararı ile mevcut dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; talep dilekçesinde (10 ve 11. Sf) liste halinde sunulan 23 adet krediye yönelik, icra takibinden önceki aşamada istenen, İİK 72/2 kapsamında her türlü takip başlatılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, mevcut dosya kapsamına göre bulunması,İİK 72/2 maddesine göre icra takibinden önceki aşamada olan işbu ihtiyati tedbir talebinde alacağın yani tedbir konusu miktarın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde ,icra takibinin başlatılması halinde takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin hüküm altına alınmış olması, mahkemesince de işbu yasa hükmü uyarınca açıkça hüküm altına alınmış olan asgari yüzde onbeş oranında teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının verilmiş olması, işbu yasa maddesinde teminatsız olarak ihtiyati tedbirin verilebileceğine dair açık bir düzenleme bulunmaması, dolayısıyla teminatsız olarak sözkonusu mahiyetteki ihtiyati tedbir kararının verilmesine dair talebin kabulüne ilişkin yasal koşulların bulunmaması, ayrıca istinaf eden ve ihtiyati tedbir talep eden vekilinin talep ve istinaf dilekçesinde istediği ve mahkemenin de 16/09/2026 tarihli gerekçeli kararının 2 nolu bendinde "2-Tedbir isteyenin ...Bankası Kayseri ... Şubesi'nin ... tarihli yazısında gösterilen toplam 56.327,975,42 TL güncel riske konu 23 Kredi/Finansman İşlemi Bakımından; müvekkili şirket hesaplarından anapara, faiz, komisyon, BSMV, gecikme faizi ve sair her ne ad altında olursa olsun re'sen tahsilat yapılmasının; takas, mahsup, virman, bloke ve hesaben borç kaydı uygulanmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; aynı kredi işlemleri nedeniyle müvekkil şirket hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve sair fer'ilerin tahsil amacıyla işleme konulmasının, banka nezdindeki sair hesap ve varlıkların yalnızca bu ihtilaflı borçlara dayanılarak bloke edilmesinin ve salt tedbire konu borçların ödenmemesi gerekçesiyle müvekkil hakkında olumsuz risk/temerrüt bildirimi yapılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine ve usulsüz ve sahte işlemlerle kullandırıldığı ileri sürülen söz konusu kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkili şirkete ait çek, senet, teminat mektubu ve sair kıymetli evrak ve ödeme araçlarının üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin REDDİNE, " şeklinde verdiği ret karar kısmına ilişkin tedbir taleplerinin niteliğine göre ise, maddi hukuka yönelik işlemlere dair tedbir talebi vasfında olması ,maddi hukuka ilişkin sonuçlar doğuracak şekilde tedbir kararı verilmesinin de usulen mümkün olmaması nedeniyle sözkonusu maddi hukuka ilişkin işlemlere yönelik ihtiyati tedbir talebinin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemesince de ,verilen ve istinaf edilen gerekçeli kararıyla davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/2 maddesine göre icra takibinden önceki aşamada olan işbu ihtiyati tedbir talebinde alacağın yani tedbir konusu miktarın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde ,icra takibinin başlatılması halinde takibin durdurulması hakkındaki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne,tedbir isteyenin ...Bankası Kayseri ... Şubesi'nin ... tarihli yazısında gösterilen toplam 56.327,975,42 TL güncel riske konu 23 Kredi/Finansman İşlemi Bakımından; müvekkili şirket hesaplarından anapara, faiz, komisyon, BSMV, gecikme faizi ve sair her ne ad altında olursa olsun re'sen tahsilat yapılmasının; takas, mahsup, virman, bloke ve hesaben borç kaydı uygulanmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine; aynı kredi işlemleri nedeniyle müvekkil şirket hesaplarının kat edilmesinin, temerrüt faizi ve sair fer'ilerin tahsil amacıyla işleme konulmasının, banka nezdindeki sair hesap ve varlıkların yalnızca bu ihtilaflı borçlara dayanılarak bloke edilmesinin ve salt tedbire konu borçların ödenmemesi gerekçesiyle müvekkil hakkında olumsuz risk/temerrüt bildirimi yapılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine ve usulsüz ve sahte işlemlerle kullandırıldığı ileri sürülen söz konusu kredilerin teminatı olarak bankaya teslim edilmiş müvekkili şirkete ait çek, senet, teminat mektubu ve sair kıymetli evrak ve ödeme araçlarının üçüncü kişilere devrinin, takasa verilmesinin, tahsil veya tazmin edilmesinin ve nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine yönelik tedbir taleplerinin ise reddine dair 16/09/2026 tarihli kararıyla karar verilmiş olduğundan,istinaf edilen kararda, tedbir talep eden ... A. Ş. vekilince istinaf edilen karar kısımları yönünden olmak üzere, usul,yasa ve mevcut dosya kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle istinaf eden ... A. Ş. vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 16/09/2026 tarih ve 2026/686 D.İş esas -2026/677 D.İş karar sayılı kararının istinaf edilen karar kısımlarının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, ... A. Ş. Vekilinin istinaf edilen karar kısımları yönünden olmak üzere yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

İstinaf eden ... A. Ş.nden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı kendisince peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf başvurusunda bulunan ... A.Ş. tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,

İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 391/3 md uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/11/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2382, K. 2026/2150, T. 03.11.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2382-e-2026-2150-k-806b12fa65e8