Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1514 E. 2026/1312 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1514
Karar No
2026/1312
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1514 - 2026/1312 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1514 KARAR NO : 2026/1312

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2026 (ARA KARAR) NUMARASI : 2026/73 E. İHTİYATİ TEDBİR TALEP

DAVANIN KONUSU : Muarazanın Giderilmesi BAŞVURUNUN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 30/10/2026 KARARIN YAZIM TARİH : 04/11/2026

Talep, davalılar arasındaki sözleşme gereğince davalı Bakanlık bünyesinde kurulan Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemine, dava dışı eğitim kurumlarına davacı tarafından temin edilen Biyometrik Kimlik Doğrulama Sisteminin entegrasyonun ve buna bağlı MEBBİS erişiminin sağlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece 28/01/2026 tarihli ara karar ile "Davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile; davalı ... ... Çözümleri A.Ş. tarafından davacı ... ... Tek. Bil. Dan. Tic. A.Ş.’nin Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/07/2025 tarihli yönetmelik uyarınca istediği teknik şartları karşılayan sistemi temin etmiş olması halinde MEBBİS ekranının ve entegrasyonun açılmasına, bu yöndeki kısıtlamanın kaldırılmasına" karar verilmiş, karara karşı davalılarca yapılan itiraz üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 09/03/2026 tarihli karar ile "ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazların reddine" karar verilmiştir. İş bu karara karşı davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, yargı yolu yönünden yapılan itirazlarının dikkate alınmadığı, ihtiyati tedbir kararının davanın esasını çözer nitelikte olduğu, kanunda öngörülen ve sayılan ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, talebin yaklaşık olarak ispatlanamadığı, teminat alınmaksızın tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek; davalı İnnova ... Çözümleri Anonim Şirketi tarafından ise, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin görevli olduğu, davacının iddialarının soyut düzeyde kaldığı, tedbir kararı verilmesi için aranan şartların oluşmadığı, tedbir kararının fikri mülkiyet haklarını tehlikeye düşürebileceği ve telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde; Uyuşmazlık; mahkemenin, ihtiyati tedbire yapılan itirazların reddi kararının isabetli olup olmadığı ve olayda ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır. 6100 sayılı HMK’nın 389. maddesinde, “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” düzenlemesi, HMK'nın 390. maddesinde ise, "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesi bulunmaktadır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ihtiyati tedbir talep eden davacının iddiası yargılamayı gerektirmekteyse de, davalılar ve davacı tarafından Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi temin edilen eğitim kurumları ile davalı Bakanlık arasındaki sözleşme ilişkisinin devam etmesi, davacı tarafından Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemi temin edilen eğitim kurumlarının eğitim faaliyetlerinin devamının sağlanması bakımından ileride haklı çıkılması halinde ekonomik açıdan telafisi güç sonuçlar doğabilecek olması, davacının esas yönünden haklılığını yasaya uygun şekilde ve yaklaşık olarak ispat etmesi, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin işin esasını halleder nitelikte olmadığı kanaatine varılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalıların istinaf başvurularının HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı Milli Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından davalı İnnova ... Çözümleri A.Ş.'den yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf kararının yerel mahkemece taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/10/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Başkan E-İmzalı Üye E-İmzalı Üye E-İmzalı Katip E-İmzalı

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1514, K. 2026/1312, T. 30.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1514-e-2026-1312-k-1c8c9fdd3d4a