Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/971 E. 2026/1020 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/971
Karar No
2026/1020
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/971 - 2026/1020 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.4,6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi)

ESAS NO : 2026/971 KARAR NO : 2026/1020

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2026 NUMARASI : 2026/316 Esas (Derdest Dosya)

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN DAVALILAR : 1- ADRES : VEKİLİ : Av. : 2- VEKİLİ : Av. ADRES : TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 16/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak davasında, mahkemece davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararına karşı davalılar vekillerince yapılan itirazın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde aleyhine tedbir kararı verilen davalı ... İnşaat vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortak arasında ...Projesine ilişkin olarak 26.11.2018 tarihli "... İşler" ve 14.03.2022 tarihli "... İşleri " ne ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler gereğince iş ortaklığına ...Şubesi tarafından düzenlenen 09.4.2021 tarihli, 954033 numaralı 66.500.- Euro bedelli , 26.4.2021 tarihli, 954041 numaralı 1.615.000.- TL bedelli , 24.3.2022 tarihli, 812808 numaralı 7.150.- Euro bedelli, tu, 24.3.2022 tarihli, 812807 numaralı 860.000.-TL bedelli , 20.4.2022 tarihli, 812813 numaralı 289.193.- Euro bedelli , 20.4.2022 tarihli, 812812 numaralı 1.314.000.- TL bedelli, 24.01.2019 tarihli, 809114 numaralı 525.000.- TL bedelli ve 09.04.2021 tarihli, 954032 numaralı 1.000.000.- TL bedelli teminat mektuplarının verildiğini, müvekkili tarafından imzalanan sözleşmelere istinaden işlerin sözleşme gereği usulüne uygun şekilde ifa edildiğini, müvekkilinin sözleşme edimlerini yerine getirdiğini, 20/07/2023 tarihinde geçici kabul işlemlerinin yapılması için davalılara başvuru yapılmasına rağmen, geçici kabulün ve hak ediş işlemlerinin yapılmadığını, 044 ve 053 nolu sözleşmeler kapsamında müvekkilinin 19/09/2023 tarihinde yazılı başvurusu ve şifahi iş ortaklığı tarafından sözleşmeye aykırı şekilde tek taraflı olarak tespit ettiği eksik işlerin 02/10/2023 tarihinde müvekkiline mail yolu ile bildirildiğini, 141 nolu sözleşmeye ilişkin olarak ta geçici kabul işlemlerinin tamamlandığını ve müvekkiline bildirilen tüm eksikliklerin giderildiğini, 31/12/2022 tarihinde geçici kabul tutanağınını davalılara imzalatılmak üzere teslim edildiğini, ancak halen imza sürecinin tamamlanmadığını, davaya konu hastane tamamlanıp 16/10/2023 tarihinde hasta kabulüne sadece 4 gün sonra 20/10/2023 tarihinde davalı adi ortaklık tarafından noter kanalıyla haksız ve hukuka aykırı şekilde sözleşmelerin feshedildiğini, müvekkili şirketin alacağı olan 134.019.768 TL'nin ödenmediğini ayrıca 24.189.092,86TL bedelli teminat mektubunun paraya çevrilip daha da mağdur edileceğini, 24.189.092,86TL bedelli teminat mektupları sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektuplarının istirdatına, fazlaya ilişkin her türlü dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla 26/11/2018 tarihli numaralı 01/11/2019 tarihli ...numaralı ve 14/03/2022 tarihli ...numaralı sözleşmeler sebebiyle doğan alacaklarının şimdilik 10.000,00TL lik kısının ileride artırılıp tamamlanmak üzere sözleşmedeki ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline yargılama süresince tespit edilecek ve ileride bedel artırım davası veya ıslah talebiyle artıracakları Euro cinsinden alacakları için Euro alacağa uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ayrıca teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin telafisi imkansız zararlar doğuracağını bildirerek teminatsız mümkün olmadığı takdirde mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. SAVUNMA : İhtiyati tedbir kararına itiraz eden ... A.Ş vekili; müvekkili şirketin içinde bulunduğu adi ortaklığa verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının usule, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacının daha önce Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/35 D.İş ve Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/82 D.İş sayılı dosyalarında aynı taleplerle başvuruda bulunduğunu ve her iki mahkemece de taleplerin reddedildiğini, bu durumun derdestlik teşkil ettiğini ve davacının hukuki yararının bulunmadığını, mükerrer başvuruların kötü niyetli bir mahkeme seçme girişimi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu nedenle sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşme edimlerini yerine getirdiğine dair bir delil sunamadığını, ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ve uyuşmazlığın detaylı yargılama ile bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, teminat mektuplarının bağımsız birer garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve lehtarın hakkını kötüye kullandığının kati delillerle ispatlanmadığı sürece paraya çevrilmesinin engellenemeyeceğini savunarak, 21/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davacının yatırdığı teminatın zararlarına karşılık tarafına ödenmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden ... A.Ş vekili; mahkemece taraf dinlenmeksizin verilen 21/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinin ifası, eksik ve ayıplı iş iddiaları, kesin hesap, mahsup, fesih ve teminat mektuplarının tazmini gibi karmaşık teknik incelemeler gerektirmesi nedeniyle, henüz yargılamanın başında ve tek taraflı iddialara dayanılarak tesis edilmesinin geçici hukuki koruma amacına aykırı olduğunu, bu durumun hukuki dinlenilme hakkı ile silahların eşitliği ilkelerini ihlal ettiğini, davacı tarafın HMK m. 389 kapsamında ihtiyati tedbir şartlarını somutlaştıramadığını, yaklaşık ispat koşulunun dahi gerçekleşmediğini, aynı mahiyetteki talebin daha önce başka bir mahkeme tarafından da reddedildiğini, teminat mektuplarının bağımsız garanti niteliği taşıdığı gözetilmeksizin toptan bir blokaj kararı verilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafından yatırılan teminatın muhtemel zararları karşılamaktan uzak ve yetersiz kaldığını, uyuşmazlığın esasına ilişkin teknik delillerin incelenmediğini savunarak, 21/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi kanaatte olunması halinde teminatın yükseltilmesini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan 3 adet sözleşmeye istinaden davacı tarafından iş ortaklığına verilen teminat mektupları nedeni ile davacının iş ortaklığına borçlu olup olmadığı, sözleşmeler gereğince davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarının ne kadar olduğu ve sözleşmelerin fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK nın MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmü mevcut olup, 6100 sayılı HMK'nın 390/(3).maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 sayılı HMK nın MADDE 389- (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " hükmü mevcuttur. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacak olup tedbir isteyen tarafından sunulan ve mahkememizce değerlendirilen belge ve delillerin bağlamında davacının ihtiyati tedbir isteğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda tedbir talebinde yaklaşık olarak haklı olduğu, ihtiyati tedbir için yasal koşulların oluştuğu" gerekçesi ile, davacı vekilinin teminat mektuplarının ödenmesinin tedbiren önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile ...Şubesi tarafından 09.4.2021 tarihli, 954033 numaralı 66.500.- Euro tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 26.4.2021 tarihli, 954041 numaralı 1.615.000.- TL tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 24.3.2022 tarihli, 812808 numaralı 7.150.- Euro tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 24.3.2022 tarihli, 812807 numaralı 860.000.-TL tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 20.4.2022 tarihli, 812813 numaralı 289.193.- Euro tutarında teminat mektubu , ...Şubesi tarafından 20.4.2022 tarihli, 812812 numaralı 1.314.000.- TL tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 24.01.2019 tarihli, 809114 numaralı 525.000.- TL tutarında teminat mektubu, ...Şubesi tarafından 09.04.2021 tarihli, 954032 numaralı 1.000.000.- TL tutarında teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin tedbir konulmasına, davacı tarafça %15 teminat bedeli olan 3.628.364,00TL nakdi teminat yatırılmasına veya banka teminat mektubu sunulmasına yatırılmasına karar verilmiştir. Talep, 21/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz niteliğindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1 maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Yasa'nın 390/3 maddesine göre ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; Somut olayda mahkememizin itiraz konusu ihtiyati tedbir kararında davacı tarafın yaklaşık olarak haklılığını ispat ettiği ve mahkememizce verilen 21/04/2026 tarihli tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesi ile, mahkemece verilen 21/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin itirazların reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Aleyhine tedbir kararı verilen davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemece verilen tedbir kararının gerekçesiz olduğunu, davacının yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediğini, müvekkilince dosya kapsamına sunulan 30/04/2026 tarihli kesin hesap raporlarına göre, davacının müvekkilinden bir alacağının bulunmadığını aksine, sözleşme ihlalleri, gecikme bedelleri, kusurlu imalatlar ve haklı fesih cezaları sonucunda müvekkiline 74.112.558,55 TL ve 888.300,98 EURO borçlu olduğunu, yerel mahkemece teminat mektuplarının bağımsız garanti niteliğinin göz ardı edildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararının davanın sonucunu peşinen doğurduğunu, sekiz ayrı teminat mektubu hakkında toplu tedbir kararı kurulmasının ölçüsüz olduğunu, davacı tarafça yatırılan teminat miktarının yetersiz olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını tedbire karşı yaptıkları itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalılar yüklenicidir. Mahkemece davacının sunduğu teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiş, bu karara karşı yapılan itirazın duruşmalı inceleme neticisinde reddine karar verilmiş olup, hüküm ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve İstinafın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi, bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Öte yandan, bazen bir mahkeme kararının, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi konularda yapılacak hukuksal değerlendirmelerin sağlıklı olabilmesi de, o kararın yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. Zira taraflar ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi Yargıtay denetimi de ancak kararın gerekçe içermesi halinde mümkün olacaktır. Yukarıda yapılan bu genel açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, mahkemece gerekçeli kararda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı belirtilmesine rağmen, dosyadaki hangi delillerden bu sonuca ulaşıldığı açıklanmamıştır. Mahkeme kararına konu olduğu bir şekilde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, davacı iddiasının bilirkişi raporları, karşı tarafın ticari defterleri, iki taraf imzalı hesap mutabakatı, davalı taraf imzalı teslim belgeleri gibi somut deliller ile yaklaşık olarak kanıtlanması gereklidir. Bahsedildiği gibi bir delil incelemesi ve değerlendirmesi yapılmadan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kabul edilemez. Mahkeme kararı somut bir gerekçe içermemektedir. Mahkemece dosya kapsamına sunulan taraf delilleri incelenip bunlardan çıkarılacak sonuca göre, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi karara bağlanmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/04 2026 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile 25/06/2026 tarihli, 2026/316 Esas nolu ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararının HMK'nın 353/1-a.4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... tarafından yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/971, K. 2026/1020, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-971-e-2026-1020-k-8cb066a6aa12