Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1455 E. 2026/1750 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1455
Karar No
2026/1750
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1455 - 2026/1750 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1455 KARAR NO : 2026/1750 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2024 NUMARASI : 2022/374 E. - 2024/193 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2024 tarih ve 2022/374 E. - 2024/193 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2021/035478 sayısı ile “...” ibareli markasını, 04.03.2021 tarihinde 34. Sınıftaki mallarda tescili amacıyla marka başvurusuna konu ettiğini, söz konusu başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ilanına karşı, iş bu dosyanın davalısı 2020/30968 ve 2019/122587 sayılı markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı kararı sonucunda reddedildiğini, ret kararına gerekçe olarak ise taraf markalarının benzer olmadıkları tespiti gösterildiğini, ret kararına karşı davalı tarafça yeniden itiraz edilmesi üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından bir kez daha yapılan incelemeler sonucunda iş bu dava konusu 2022-M-9772 sayılı YİDK kararı ile başvurunun reddine karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını, somut gerekçelere dayandırılmadığını, 3-4 harften oluşan sözcük markalarında, tek bir harf farkının dahi, bu farklılığın sözcüğün neresinde olduğu çok da önemli olmaksızın, ilgili tüketiciler tarafından algılanabilir olduğunu ileri sürerek, 2022-M-9772 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, markaların görsel ve işitsel açıdan yüksek düzeyde benzer olduklarını, 1 kelime, 4 harf, 2 heceden oluştuklarını, 3 harfin aynı olduğunu ve aynı sıralamada yer aldıklarını, işitsel olarak 2 ünlü harfin aynı olmasının işitsel benzerliği daha da arttırdığını, tütün ürünleri tüketen tüketiciler nezdinde "..." ve "..." markaları arasında karıştırılma ihtimali doğduğunu,savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, diğer yönden davacı başvurusunun kapsamı ile davalı markalarının kapsamının benzer olduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu, iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlık konusu emtianın ilgili tüketicilerinin tespitinde hataya düşüldüğünü, müvekkilinin marka başvurusu kapsamında 34. Sınıfta yer alan ve genel anlamda “tütün mamulleri” şeklinde tanımlanabilecek emtianın, ilgili tüketici kitlesinin doğrudan doğruya herhangi bir ortalama tüketici olarak belirlendiğini, oysa ki tütün mamullerinin marketlerde tüketicilerin satıcıdan almak istediği ürünün adını söyleyerek, satıcının kendisine vermesiyle satın alabildikleri, tüketicilerin kendi erişimlerinin olmadığı genellikle kilitli raflarda satışa sunulan ürünler olduğunu, mahkemece genel geçer bir ifadeyle markalar arasında iltibas ihtimali olacağı yönünde gerekçeye yer verdiğini, markların anlamsal, işitsel ve hatta görsel açıdan dahi yeterli düzeyde farklılaştığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira markalar arasında tek harf farklılığının olduğu, bunun yeterli farklılaşmayı sağlamadığı, ayrıca davacının başvurusunun kapsamı ile davalı markalarının kapsamının benzer olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1455, K. 2026/1750, T. 30.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1455-e-2026-1750-k-a71702f0b1fa