Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1452 E. 2026/1716 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1452
- Karar No
- 2026/1716
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1452 - 2026/1716 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1452 KARAR NO : 2026/1716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2024 NUMARASI : 2023/68 E. - 2024/140 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/03/2024 tarih ve 2023/68 E. - 2024/140 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firmanın Türkiye'nin birçok noktasında "..." ibareli ürünlerini satmak için mağazalar açtığını, bayilikler kurduğunu, online satış mağazaları ile e-ticaret aracılığıyla geniş kitlelere ulaştığını, müvekkilinin markasının davalı şirketin markaları ile benzer olmadığını, markalar arasında karıştırılma olasılığının bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin "Mİ" markalarının tanınmış olduğunu, davalının “...” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin markası ile iltibas yarattığını, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "mi" ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf marka işaretleri benzediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın oluştuğu, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, zira davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, ancak bu durumun iltibası ortadan kaldıran bir durum sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin marka başvurusunun, itiraz eden firmanın markaları ile benzerlik taşımadığını, "..." markasının, ayırt edici özellikleriyle tescil edilebilir olduğunu, "..." ile "..." markaları arasındaki benzerliğin, sadece "mi" ekine odaklanmak yerine markaların bütününü değerlendirerek yapılması gerektiğini, markaların bütününün göz önünde bulundurulması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait "mi" ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davalının itirazına mesnet "Mİ" markasının başvuru konusu markada aynen bulunduğu, bayvuru konusu markada bulunan "smart" ibaresinin ise, akıllı ürünleri tanımlamakta kullanılan bir kelime olduğu için ayırt edici niteliğinin düşük bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar / hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının tescilli markalı mallar / hizmetlerinden satın almak isterken davacının başvuru markalı malları / hizmetleri satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.