Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1460 E. 2026/1713 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1460
- Karar No
- 2026/1713
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1460 - 2026/1713 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1460 KARAR NO : 2026/1713 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2024 NUMARASI : 2023/150 E. - 2024/157 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2024 tarih ve 2023/150 E. - 2024/157 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin başvuru konusu yaptığı "... ..." ibareli marka ile davalının itirazına mesnet "..." markası arasında benzerlik bulunmadığını, markalarda farklı yazı karakteri ve renk kullanıldığını, bütünsel olarak bakıldığında farklılığın görüldüğünü ileri sürerek YİDK’nın 2023-M-423 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, dava konusu davacı şahsa ait marka ile diğer davalı şirkete ait itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olduğunu, dava konusu markalar arasında, bütünsel olarak bıraktıkları izlenim dikkate alındığında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, YİDK kararının yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile redde gerekçe marka arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı hakkında açılmış bulunan hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, zira hükümsüzlük davasının müvekkili lehine sonuçlanması halinde YİDK kararının iptali davasının konusuz kalacağını, davada yapılan ıslah talebinin tefrik edilerek ayrı bir dava haline getirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar dikkate alınmadan karar verildiğini, ... markasının benzer bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli marka başvurusu ile ."..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların aynı olduğu, "..." ibaresinin her iki markada da aynen bulunduğu, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında ilişkili olarak yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, davanın YİDK iptaline ilişkin bulunması nedeniyle, iş bu davadan sonra açılan mesnet markanın kullanılmaması nedeniyle iptaline ilişkin davanın bekletici mesele yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tefrik edilen dosya bakımından yapılan istinaf itirazlarının bu dosya kapsamında incelenemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.