Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/925 E. 2026/11915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/925
Karar No
2026/11915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/311 Esas, 2025/2169 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/205 Esas, 2023/212 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 68... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının imar planında Ağaçlandırılacak Alanda kaldığı, bir kısmına yol yapılmak suretiyle fiilen kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevli olmadığını, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının idari işlem niteliğinde olduğunu, bu nitelikteki işlemlere dayanan davanın da çözüm yerinin idari yargı olduğunu, davanın müvekkil Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddi gerektirdiğini ileri sürerek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun kamulaştırma yapma yetkisinin olmadığını, taşınmazda kısıtlılık durumunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın ağaçlandırılacak alanda kalın kısmı ile yolda kalan kısmı açısından sorumlu idareler farklı idareler olduğundan proje bütünlüğünden söz edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu taşınmazın tapu kaydında takyidat bulunması halinde takyidatların da tazminat bedeline yansıtılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz her ne kadar tapuda bağ olarak gösterilmiş ise de tarım arazisi niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesi özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen ve hukuken el atıldığını, dava konusu taşınmaza gerçek değerinin altında bir beden takdir edildiğini, mevcut dava yönünden nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda takdir edilen bedelin piyasa rayiçlerinin ve gerçek değerinin çok altında kaldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi özetle; kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı karar verildiğini, dava konusu taşınmaza belediye tarafından el atıldığı yönünde hiçbir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunda belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, emsal değerlendirilmenin gereği gibi yapılmadığını, emsalin hatalı seçildiğini, dava konusu taşınmaza eylemli el atılamayan kısımlarından tazminata konu edilmesinin isabetsiz olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi özetle; belediye açısından görevli, yetkili ve sorumlu idarenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak imar planının yürütülmesinin durdurulması nedeniyle dava konusu taşınmazın plansız kaldığını ve dava konusu taşınmazın imar planında kamu alanında kaldığından söz edilemeyeceğini ve tazminatta hükmedilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dava konusu taşınmazın niteliğinin tapu kaydında bağ olarak göründüğünü, raporda arsa olarak değerlendirildiğini kabul etmediklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği ancak 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlendiği eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonraki el atma olup 2942 sayılı Kanun’da düzenlenmediği, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı ve proje bütünlüğü bağlamında bedeline hükmedilen kısımlar açısından ise 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığından, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince karar ilam harcının maktu olarak belirlenmesi doğru olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 nci madde bağlamında bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak bu yanılgının giderilmesine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamıştır.

4. Buna karşın 2942 sayılı Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması ve dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.

5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadığından, emsal alınan satış emsali hisse satışı niteliğinde emsalin farklı mahalden alındığı görüldüğünden ve dava konusu taşınmazın bitişiğinde yer alan 41 68... parsel sayılı taşınmaza 2014 itibarı ile 605 TL değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin 2022/776 Esas sayılı dosyası ile onanmak suretiyle denetimden geçtiği gözetildiğinde aradan geçen zaman da nazara alındığında dava konusu taşınmaza düşük bedel belirleyen rapor inandırıcı değildir.

6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezî yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının reddine;

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/925, K. 2026/11915, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-925-e-2026-11915-k-e1e65d7843b4