Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2386 E. 2026/12683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2386
- Karar No
- 2026/12683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/675 Esas, 2025/2134 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/406 Esas, 2024/23 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 92... parsel (ifrazen 22 parsel) sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını ileri sürerek kamulaştırılmasız el atma tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereği kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açma haklarını kullanmadıklarından hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 220 pafta, 92... parsel sayılı taşınmazdan hükmen ifraz işlemi sonucu 92... parsel sayılı parsel taşınmazın 221 sayılı Kanun uyarınca hükmen davalı idare adına tesciline ilişkin dava hasımsız yürütüldüğünden, hükmün icrası ile idare adına yapılan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğinde olsa da dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza davalı idarece 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atıldığı, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın kök murisler adına 26.02.1947 tarihli sayı 1 01... sayfa 78 nolu tapu kaydına istinaden tespit görerek tutanağın kesinleşmiş olduğu, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kaydının işbu yürürlük tarihinden önce mevcut olduğu dikkate alındığında malikin Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmadığı gibi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4. maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 9.12.19 89... /14 Esas, 1989/49 sayılı Kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek işbu dava konusu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz 221 sayılı Kanun uyarınca hükmen davalı idare adına tescil edilmiş ise de yapılan tescil işleminin yolsuz olduğunu, taşınmazın 1972 tarihinde satış yoluyla edinildiğini, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın tapu kaydının kadastro ile 26.06.1966 tarihinde ilk malikleri adına oluştuğu, davacıların 1972 yılında pay sayın almak suretiyle dava konusu taşınmazda malik oldukları, dava konusu taşınmazın kadastro ile ilk malikleri adına tescil tarihi gözetildiğinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen mülga 221 sayılı Kanun'un ve 11.07.2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7588 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 20 inci maddesinin eldeki davada uygulanma imkanı olmadığından, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.