Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15897 E. 2026/11945 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15897
- Karar No
- 2026/11945
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/207 Esas, 2025/403 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 7143 sayılı Kanundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı asil ... ve vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi 1418 parselde davacı müvekkillerinin murislerinin hissedar olduğunu, müvekkillerinin hissedar olduğu taşınmazın tapusunun, 26.09.2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, dava konusu taşınmazın mahallinde yapılacak olan iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında 7413 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci maddesi uyarınca 24.05.2018 tarihinde 4911 yevmiye numarası ile iptal edildiğini, şahıslara ait hisselerin iptal edilmesi halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) acele kamulaştırmaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği ve 7143 sayılı Kanun uyarınca 24.05.2018 tarihinde 4911 yevmiye numaralı işlem ile tapularının iptal edildiğini, tapularının iptal edilmesi üzerinden uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen hali hazırda taraflarınca yapılmış bir tebligat bulunmadığını, hatta tapularının iptal edilmiş olduğu hususunun ilgili müdürlüklerde yapılan araştırmalar neticesinde tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi 1418 parselde kayıtlı taşınmazın haksız ve dayanaksız olarak davalı ... adına geçen tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapuda adına tesciline karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sultanbeyli ilçesinde mülkiyet sorununun uzun yıllardır devam ettiğini, bu sorunun çözümlenmesi amacıyla 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin yürürlüğe girdiğini, davacıların bir kısmının dava konusu taşınmazda pay sahibi oldukları ancak herhangi bir fiili kullanımlarının olmadığının tespit edildiğini, sözü edilen madde uyarınca davacıların bir kısmına ait tapu kayıtlarının dava tarihinden önce 23.05.2018 tarihinde geçici olarak müvekkili idare uhdesine geçtiğini, 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci madde uygulaması tamamlandığında geçici olarak yapılan bu işlem karşılığında davacılara hisseleri karşılığında bedelsiz olarak yer verileceği veya yer verilememesi halinde acele kamulaştırma işlemi yapılacağını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma fiilinden söz edilemeyeceğinden davanı reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/315 Esas, 2020/242 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma durumu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2021/1620 Karar sayılı kararıyla 18.05.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Kanun’un geçici 1 inci maddesi kapsamında olmak üzere davalı ... tarafından idari işlemlerin başlatıldığı, davalı ... adına tescil işleminin kanun hükmünden kaynaklandığı ve geçici nitelik taşıdığı, kanun koyucunun anılan madde ile bölgedeki mülkiyet probleminin çözüme kavuşturulmasını amaçladığı, ilgili maddenin uygulanması ile görevlendirilen belediyenin belirlediği şeklinde uygulama çalışmalarının devam ettiği, bu çalışmaların sadece davacının hissesinin bulunduğu taşınmazları kapsamayıp, çok sayıda taşınmazı içerdiği, taşınmazlara fiilen veya hukuken el atılmadığı gibi, dava tarihi itibarıyla makul süre içinde bahsi geçen madde uyarınca işlem tesis edilmediğinden bahsedilemeyeceği, süreç içinde davalı belediyenin tüm işlemlerine karşı yargı yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 7143 sayılı Kanun gereği davalı belediyeye devredilen ve tapu kayıtlarında devir sebebi "resen kamulaştırmasız el atma" olarak gösterilen dava konusu taşınmazlarda davacının devri öncesinde hangi parselde, ne kadar alanda, hangi oranda payı bulunduğu tespit edilerek, davacının paylarının belirtilen kanun kapsamında idareye geçtiğinin sabit olması halinde dava konusu taşınmazların kadastrosu yapıldı ise kadastro tutanakları ilgili kadastro müdürlüğünden istendikten, kadastro sonrası tescile dair tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden getirtildikten, davacıya bu işlemler kapsamında tapu verilip verilmediği ve davacının yapılan kadastro işlemlerine karşı kadastro tespitine itiraz davası açıp açmadığı araştırıldıktan, adı geçen Kanun'un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen belediye meclisi veya belediye encümeni kararı imar uygulaması belgeleri (davacı payına ilişkin varsa şuyulandırma cetvelleri) getirtildikten, sonra davacıya yer verildiyse yer verilirken davacı payından düzenleme ortaklık payı altında kesinti yapılıp yapılmadığı, pay verilen taşınmazın imardaki durumu, kamuya tahsislenip tahsislenmediği sorulup ilgili belgeler temin edilip, ayrıca davacı tarafından açılmış kadastro tespitine itiraz davası varsa akıbeti araştırılıp,dava konusu taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı da iddia edildiğinden, davacı hisseleri bakımından usulüne uygun ve kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı da araştırılıp yargılamanın geçirdiği sürede gözetilerek, kamulaştırmasız el atma olgusu tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davasının tapu iptali tescil istemine ilişkin olduğunu, davalı idarece 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesine göre idareye devri gerçekleşen taşınmaza fiili el atmanın gerçekleştiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının elinden alındığını, davalı belediyenin keyfi uygulama yaptığını taşınmazının adına tesciledilmesi gerektiğini, 7143 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırılık iddialarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Dava konusu İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, eski 1418 parsel sayılı taşınmazın; 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci Maddesine istinaden 23.05.2018 tarihli ve 4911 yevmiye ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, yine aynı Kanun gereği 01.03.2019 tarihli ve 2274 yevmiye ile kütük sayfası kapatılarak terkin edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesine istinaden fiili kullanım kadastrosuna tabi tutulduğu, kadastro çalışmaları sonucu bulunduğu alanda takribi 120 adet muhtelif taşınmazların tahdit ve tespitlerinin yapıldığı, askı ilanı sonucu dava açılmayan taşınmazların, maliki ... Belediyesi, fiili kullanıcıları ise tapu kaydı beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tapuya tescil edildiği, davacının taşınmaz mahallinde fiili kullanımı olmaması nedeniyle kadastro çalışmalarında herhangi bir parselde adına tahdit ve tespitin yapılmadığı, davaya konu eski 1418 parsel sayılı taşınmazda davacı adına 120/18600 hisse bulunduğu ve bu hissenin 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci Maddesine istinaden ... Belediyesi adına devrinin yapıldığı anlaşılmıştır.
3.18.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi kapsamında davalı ... tarafından idari işlemlerin başlatıldığı hususunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığı, davalı ... adına tescil işleminin kanun hükmünden kaynaklandığı dikkate alındığında davacının tapu iptali tescil istemine yönelik davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.