Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2370 E. 2026/12685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2370
Karar No
2026/12685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1039 Esas, 2025/2441 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/268 Esas, 2024/72 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istnaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 30.12.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, davacı ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davacı ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4029 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1)Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili kesinleşen dosyalardaki hükmedilen bedeller günümüze endekslendiğinde, ortaya çıkan bedel hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz için takdir edilen bedelin çok daha üzerinde olduğunu, davanın 23.10.2023 tarihli Ek Bilirkişi Raporuna uygun olarak 1.113.439,02 TL bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, harcın talep halinde iadesine karar verilmesi gerekirken kesinleştiğinde iadesine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. 2)Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, emsalin uygun nitelikte olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi ,dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, davanın kısmen kabulünde yargılama giderlerinin haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngören usul kuralının Anayasa Mahkemesi tarafından kamulaştırmasız el atma davaları için iptal edildiği gözetilerek yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesinde, Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın başka paydaşlarınca ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/409 Esas sayılı dosyasında 01.08.2019 dava tarihi itibarıyla aynı taşınmazın metkerake bedelinin 4.100,00 TL olarak belirlendiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairelerince 30.03.2022 tarihli ve 2021/694 Esas, 2022/650 Karar sayılı ilamla istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine hükmedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli ve 2023/11137 Esas, 2024/4210 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, bahsi geçen metrekare bedelinin ÜFE ile işbu dava tarihine uyarlandığında 4.1 00... ,13/ 449,96=18.325,26 TL/m² olduğu, bu durumda; kesin delil olmamakla beraber güçlü delil niteliğini taşıyan bu karar uyarınca 23.10.2023 tarihli usul ve kanuna uygun bilirkişi raporuna göre metrekare bedelin 17.500,00 TL kabul edilerek buna göre davacıların hak ettiği tazminat bedelinin hesaplanması gerekirken geçersiz gerekçeyle daha az metrekare bedeli kabul eden bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davacıların maliki olduğu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen yol refüj ve ... alan olarak el atılan kısımlarının bedelinin fiilen kullanan davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3 Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare vekilinin Davacı ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2370, K. 2026/12685, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2370-e-2026-12685-k-fd26cd5b9fc5