Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/10493 E. 2026/12681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/10493
- Karar No
- 2026/12681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2202 Esas, 2025/1964 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/352 Esas, 2024/227 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 482 parsel sayılı taşınmazın 5.539,62 m²lik kısmının tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi, fiilen orman olan ve tarım yapılmayan taşınmaz için tam değerini karşılamayan uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın değerine olumlu yönde etki eden özelliklere bilirkişi raporunda yer verilmediğini, münavebeye geliri daha yüksek ürünlerine alınması gerektiğini, taşınmazın bulunduğu köyün yüksek konumda yer aldığını ve yağmurun sık yağdığı nemli bir bölgede olması sebebiyle sulu tarım ürünlerinin de yetiştirilebildiğini, kapitalizasyon faizinin %4 oranında uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hazine adına tescil edilen taşınmazın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yönetildiğinden davanın bu idareye yöneltilerek müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının yolsuz tescil niteliği taşıdığını ve hukuki değerinin bulunmadığını, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, sulama gerektiren ürünlerin münavebeye alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alınmak suretiyle objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, bu tür davaların belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, tapu iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine keşif harcına hükmedildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1951 yılına ait eski tapu kaydına istinaden kök muris adına 1968 yılında tapulama işlemlerinin yapıldığı, davacılardan ...'ın 1993 yılında satış ve tevhiden diğer davacıların ise intikalen taşınmazı edindikleri, taşınmazın beyanlar hanesine 26.05.1995 tarihinde ... yevmiye numarası ile "orman sınırları içinde kaldığı bildirilmiştir." şerhinin konulduğu, Orman Genel Müdürlüğü tarafından tapu iptal ve tescil davası açılarak Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/491 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 5.539,62 m²lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalmasından dolayı taşınmazın 5.539,62 m²lik kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 27.06.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, taşınmazın orman niteliğinde olmasına rağmen tapulama işlemi sırasında özel mülkiyete konu edilmesi ve tapu düzenlenmesinin Devletin tazminat sorumluluğunu doğuracağı, dolayısıyla davacıların 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat hakkı doğduğu kabulünün yerinde olduğu, kuru arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu olup, davanın davalı sıfatıyla Hazine aleyhine açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tapu iptali ve tescili davasının 2023 yılında kesinleştiği eldeki davanın 2023 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının tapusu kesinleşmiş mahkeme kararı ile iptal edilerek Hazine adına tescil edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazine dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı Hazine aleyhine nispi vekâlet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin değerlendirme, talep gibi, tapu iptal ve tescili kararının kesinleşme tarihi esas alınarak yapıldığından tazminatın tamamı için tapu iptali ve tescili kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin beşinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "... Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.