Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8008 E. 2026/11943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8008
- Karar No
- 2026/11943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/854 Esas, 2025/390 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/744 Esas, 2022/830 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, Yusufeli ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel (bağımsız bölüm 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arsa vasfındaki taşınmazların piyasa değerlerinin analizinde, genellikle benzer minimum 3 adet emsal taşınmaz değerinin bilinmesinin zorunlu olduğunu, tek emsalle yetinilmesinin hukuka aykırı olduğunu, son 10-15 yılın emlak beyan değerleri incelendiğinde 2014 yılı genel beyan dönemi arsa asgari ölçüdeki vergi değerlerinin arsa vasfındaki taşınmazların piyasa değerlerine oranla birkaç kat daha yüksek düzeye çıkarıldığının görüleceğini, dava konusu parsel ile emsal parsel arasındaki kıyaslama oranının yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ile emsal mukayesesinde birden çok kalemde puan düşüşü yapılarak dava konusu taşınmazın değerini artırma yoluna gidilerek taşınmazın değerinin haksız olarak fazla hesaplandığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın mukayesesinde başvurulan parametreler, mükerrer nitelik taşıdığını, tek emsal üzerinden hesaplama yapıldığını, en az 3 emsal üzerinden taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında yer alan bilgilerin eksik araştırma veya yanlış metodolojiye dayalı ulaşılmış sonuçlar olması bakımından, değerleme bilimine, mevzuatın amir hükümlerine ve hakkaniyete uygun olmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 25 nci maddesi uyarınca 2013 yılından sonra yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedelinin, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmayacağını, kısacası dava açılış tarihinde 9 ve 9 yaşın altındaki sabit tesisler ve ağaçlara, 2942 sayılı Kanun'un 25 nci maddesine istinaden kamulaştırma bedeli ödenmeyeceği şeklinde olduğunu, imar durumuyla ilgili sağlıklı bir puanlamaya gidilmediğini ve büyük bir hesap hatası yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapıların idarelerinin tespitlerinde yer almadığını, kamu yararı kararı ilanından sonra yapıldığını, bahsi geçen depo yapısının 2942 sayılı Kanun'un 25 nci madde uyarınca değerlendirilmesini ve kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmamasını talep ettiklerini, yapı yıpranma oranlarının hatalı alındığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürülerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma usulünün doğru uygulanmadığı, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin bulunamadığını, alınan emsallerin uygun emsal olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal alınacak taşınmazın öncelikle yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın satışların olması gerektiğini, ayrıca kamulaştırmada emsal olacak taşınmazların özel amaçlı satış olmaması gerektiğini, bu kapsamda sayın bilirkişi kurulunun emsal olarak aldığı taşınmazların gerçek durumu yansıtmadığını, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas sayılı dosyası ile Yusufeli ilçesi ... mevkinde (.... Mevki 1 30... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar) hakkında yapılan kamulaştırma işlemi ile dava konusu taşınmazlar ile aynı yönde ilçeye 8 km uzaklıkta taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2006 yılı değerleri ile arsa metrekare bedeli 874,00 TL/m² olarak belirlendiğini ve bu bedelin Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, yine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas, 2016/295 Karar sayılı dosyası ile Yusufeli ilçesi ... mevkinde yapılan kamulaştırma işlemi ile ilçe merkezine 8 km uzaklıkta dava konusu taşınmaz hakkında yapılan kamulaştırmalarda 978.00 TL/m² olarak tespit edildiğini, yine Yusufeli ... Mevki 1 31... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yapılan kamulaştırmalarda 2015 yılı değerleri ile arsa metrekare bedeli 978,25 TL/m² olarak belirlendiğini ve bu bedelin Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, yıpranma bedelinin fahiş hesaplandığını, ağaç bedellerinin bedele dahil edi,lmesi gerektiği, ek beyan ile de Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin geç ödendiği durumlarda kanuni faiz işletilmesi hususundaki 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararının dikkate alınmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece düzenlenen keşif zaptı ile taşınmaz üzerinde zirai muhdesat bulunmadığı yönünde ayrıntılı gözlem ve tespite yer verilmekle aksi yönde somut delil ibraz edilmediğinden dosya kapsamında ağaç bedeli hesabı yapılmadığından hesaplama yöntemine yönelik davalı vekili istinafı yerinde görülmediği, davalı vekili, davalı kayıt malikinin uzlaşma görüşmelerine davet edilmediğini, uzlaşma usulünün uygulanmadığını belirterek istinaf itirazında bulunmuşsa da, aşamalarda bu hususun dile getirilmediği ilaveten dava dilekçesi ekinde sunulan gönderi takip çıktısından uzlaşma davetinin muhataba tebliğ bizzat tebliğ edildiği anlaşılmakla istinaf itirazı yerinde görülmemiş ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 ncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin yerel mahkeme tarafından verilen hüküm henüz kesinleşmediğinden ve kanun koyucu tarafından bu konuda bir yasal düzenleme yapılmadığından, davalı vekilinin 08.05.2025 tarihli diekçesi doğrultusunda belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın kamulaştırma işlemlerini düzenleyen 46 ncı maddesinde belirtildiği şekilde, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin ise bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve istinaf edilemeyen hususlar aynen muhafaza edilerek düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer bilçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallan ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.