Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/972 E. 2026/1022 K. – Eser Sözleşmesine
Konu: Eser Sözleşmesine Dayandığı, Davacının Davalıya Karşı
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/972
- Karar No
- 2026/1022
- Karar Tarihi
- Konu
- Eser Sözleşmesine Dayandığı, Davacının Davalıya Karşı
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/972 - 2026/1022 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2026/972 KARAR NO : 2026/1022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2026/275 Esas - 2026/490 Karar
DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av.
DAVALI : ADRES : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak KARAR TARİHİ : 16/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemenin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında aktedilen 31.01.2025 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından eksiksiz şekilde ifa edilen kapı montaj işlerine ilişkin olarak davalı tarafından bakiye hak ediş bedellerinin ödenmediğini, sözleme dışı gerçekleştirilen ek tadilat işlerinin karılıksız bırakıldığını ve yangın nedeniyle ekipmanlarının zarara uğradığını, davacının sözleşme kapsamında 5410 adet kapalı kapı, 1250 adet camlı kapı ve 1258 adet süngülü kapı montajının tamamlandığın, davalı tarafın işin teslimden sonra yasal süresi içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, müvekkili tarafından çekilen ihtarname ile davalı temerrüde düşürülmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, ödenmeyen bakiye hak ediş bedelleri, sözleşme dışı yapılan ek tadilat işlerin bedeli ve yangında zayi olan ekipmanlar için sigortadan tahsil edilip müvekkiline ödenmeyen bedellerin karşılığı olarak şimdilik 1,000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan ihtarname süresinin bitiminden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; görev, yetki, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında işçi - işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, görevsizlik kararı verilerek davanın görevli iş mahkemesine gönderilmesi gerektiğinin savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "ATO'ya yazılan müzekkereye cevap geldiği, davacının tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkereye cevap geldiği davacının esnaf sicil kaydının bulunmadığının bildirildiği, Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabının geldiği, davacının vergi kayıtlarının geldiği, mükellef kaydı olmadığının bildirildiği, davacının tacir olmadığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 2. Maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin genel yetkili mahkeme olduğu belirtilmiş olup, 6102 sayılı TTK'nin 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır. Mahkememizce yapılan incelemede; davacının tacir kaydının bulunmadığı ve davacının SGK kayıtlarına göre davalının sigortalı çalışanı olduğu, ancak eldeki davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayandığı, davacının davalıya karşı davasını genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açması gerektiği" gerekçesi ile, mahkemenin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli Ankara nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının tacir ya da esnaf olmadığını, davacının müvekkilinin çalışanı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisinden ibaret olduğunu, davaya bakmakta genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, davaya bakmakta İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Mahkemece görevsizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, dosya kapsamındaki vergi dairesi müzekkere cevabına göre davacının tacir olmadığı, bu nedenle asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı, dosya arasındaki taşeronluk sözleşmesi ve SGK kayıtları incelendiğinde, davacının davalıya taşeron olarak kapı montaj işleri yaptığı, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet akdine ilişkin olmadığı, bu nedenle iş mahkemesinin de görevli olmadığı, görevli mahkemenin genel görevli asliye hukuk mahkemeleri olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır