İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2003 E. 2026/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2003
Karar No
2026/225
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2003 Esas KARAR NO : 2026/225

DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/10/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026

Her ne kadar mahkememizce duruşma günü verilmiş ise de, dosyaya gelen yazı cevabı incelenmekle, dosya ele alındı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 03.04.2023 tarihli ve ... numaralı satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu ... projesi kapsamında ada 282 parsel 7-10 olan taşınmazın müvekkil adına tescilinin talep edildiğini, proje dahilinde taahhüt edilen açık hava yoga alanı, açık hava sineması, açık hava şöminesi, barbekü kabanaları, ortak misafir evi, ortak kapsül ofis, açık hava kütüphanesi, yürüyüş parkurları, mini futbol ve basketbol sahası, toprak arsa yolları ile altyapı, su ve elektrik projelerinin tamamlanması gerektiğini, müvekkilin sözleşme kapsamındaki tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirerek toplam 2.557,440,00 TL tutarındaki bedeli davalıya ödediğini, ancak yapılan sorgulamalarda taahhüt edilen ada 10 ve 12 gibi arsaların mevcut olmadığının anlaşıldığını, konuya ilişkin davalı müşteri temsilciliğine gönderilen maillere ve ... 14. Noterliği'nin 05.11.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını, uyuşmazlığın dava şartı olan arabuluculuk sürecinde 2026/... ve 2026/... numaralı dosyalar üzerinden yürütüldüğünü ancak tarafların anlaşamadığını, bu nedenle taşınmazın ve proje kapsamındaki ayni hakların müvekkil adına tescilinin mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.557,440,00 TL tutarındaki ödemenin 01.04.2023 tarihi itibarıyla dolar, altın ve TEFE-TÜFE ortalaması üzerinden hesaplanarak davalıdan tahsilini, ayrıca aynı tutarın reeskont faiziyle birlikte iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : ... Defterdarlığı yazı cevabı, ... Ticaret Odası Müdürlüğü yazı cevabı, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği yazı cevabı, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davaya konu edilen tapunun davacı adına tescili isteminden ibarettir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141 Esas, 2019/442 kararında, "... mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür." şeklinde denilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle uyuşmazlığı çözmede mahkememiz görevli değildir. Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda re'sen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 19/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2003, K. 2026/225, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2003-e-2026-225-k-23bf6ae190a6