Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1340 E. 2026/2025 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1340
Karar No
2026/2025
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BAM 13. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/1340 KARAR NO:2026/2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1340 KARAR NO : 2026/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/06/2026 NUMARASI : 2026/419 Esas 2026/519 Karar

TALEP : Yargı Yerinin Belirlenmesi KARAR TARİHİ : 15/10/2026

Taraflar arasındaki davada Ankara 31. Asliye Hukuk ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İİK'nın 277. ve devamı maddeleri ile TBK'nın 19. maddesi gereğince tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesince; davacının alacağının dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-f maddesi uyarınca kaynaklanan davaların mutlak ticari davalar olduğu, bu durumda eldeki davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; gerek İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davaları gerekse TBK 19 maddesine göre açılan tasarrufun iptali davası mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda; davacı vekili, dava dışı ... Bank Anonim Şirketi ile davalı borçlular arasında imzalanmış olan 30.05.2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğan borcun borçlular tarafından vadesinde ödenmediğini, gönderilen söz konusu ihtarlara rağmen borcun ödenmemiş olması sebebiyle dosya borçluları aleyhine Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/107317 Esas, Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/16594 Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, akabinde takip konusu alacakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, borcun tahsili amacı ile yapılan icra takibi ve icra takip işlemleri kapsamındaki harici tespitlerde borçlunun borcun doğum tarihinden bu yana organik bağ bulunan kişiler üzerinden nam'ı müstear ilişkisi kurmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırdıkları, davalı şirket ve şahısları aracı kullanarak borcun ödenmesi yollarını engellediklerinin tespit edildiğini, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma saiki ile hareket ettiğini, nam-ı müstear aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye yaptırılmasını sağladığını, davalılar ile borçlular arasında organik ilişkilerin mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle ....................., gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulüne, 100.000,00-TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalar ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanun'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesinin 1. fıkrasına göre malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yine aynı maddenin 2. fıkrasına göre HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Muvazaaya dayanan davalar ile İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları için gerek HMK, gerek TBK, gerekse İİK'da görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden genel hükümlere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecektir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyi niyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını, dolayısıyla, o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı iptal davası sabit olduğu takdirde tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. ( İİK madde 283/1 ) bu yasal nedenle iptal davası alacaklıya alacağını tahsil olanağı sağlayan nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup, tasarrufa konu malların aynı ile ilgili olmadığı gibi alacağın kaynağının genel kredi sözleşmesi olmasının da görev hususunun belirlenmesinde doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus davalı borçlunun yaptığı tasarrufların iptali gerekip gerekmediği, diğer bir anlatımla İİK 277. ve devamı maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Açıklanan şekli ile görevin İİK'nin 281. maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu da açık olup, nitelikleri itibariyle de 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan da değildir. Bu tür davalar, şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik olduğundan ve mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini talebinde bulunan Mahkemesine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde karar verildi. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarihi : 16/10/2026

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye ¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

Bu döküman 5070 Sayılı Yasa Hükümleri gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1340, K. 2026/2025, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1340-e-2026-2025-k-53915c84106f