İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/449 E. 2026/821 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/449
Karar No
2026/821
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/449 Esas - 2026/821 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/449 KARAR NO : 2026/821 .... DAVA : Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2025 KARAR TARİHİ : 26/10/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 26/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Alacak Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı Kurumun 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi, sermayesinin tamamı devlete ait bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu ve özel hukuk ilişkilerinden kaynaklanan iş ve işlemler bakımından özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu; davacı Kurum ve bağlı işyerlerinde gerekli görülen hallerde hizmet alımı ihalesi yoluyla alt işveren işçileri çalıştırıldığı; davacı Kurumdan hizmet alımı ihalesini kazanan davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı ...'nın iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği; davacı Kurum tarafından dava dışı ...'ya 29/01/2019 tarihinde 4.343,50.-TL kıdem tazminatı ödendiği ve ödemenin, davalı şirketlerin ödeme yapmaması nedeniyle dava ile karşılaşma tehdidi altında yapıldığı; hizmet alım sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca sözleşmenin eki niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. maddesinde, yüklenicinin genel şartnamedeki yükümlülük ve yasakları ihlal ederek idareye ve üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu olduğunun düzenlendiği; sözleşmenin 22, 31 ve 36. maddelerinde, yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, tazmin sorumluluğunun ve çalıştırılan işçilerin mevzuattan doğan tüm haklarının yükleniciye ait olduğunun düzenlendiği; bu nedenle ihaleyi alan şirketin işçinin kıdem tazminatı dahil tüm işçilik alacaklarını ödemekle yükümlü olduğu, davacı Kurumun ise bu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığı; asıl işverenin ödediği işçilik alacaklarını sözleşme hükümleri uyarınca alt işverene rücu edebileceği ve rücu hakkının dayanağının alt işverenle akdedilen sözleşme olduğu; rücu alacağında faizin, davalılar temerrüde düşürülmemiş olsa dahi ödeme tarihinden başlaması gerektiği ve tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi işletileceği; dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve davalılarla anlaşma sağlanamadığı; dava dışı ... hesabına ödenen meblağın tamamından davalı alt işverenlerin sorumlu olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 4.343,50.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; "talep sonucunun, (her bir davalı yönünden -kısmen veya tüm alacak yönünden- talep edilen miktarların münferiden belirtilmesi suretiyle) bentler halinde ayrıntılı ve detaylı olarak bildirilmesi ve somutlaştırılması" amacıyla davacı taraftan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2. maddesi uyarınca açıklama yapılması istenilmiş olup; davacı vekili tarafından sunulan açıklama beyanında, "talebin; davalı ... ikinci dönem için 1.109,50.-TL olmak üzere toplam 4.343,50.-TL'nin, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan tahsili biçiminde somutlaştırıldığı" hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılara münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER ... Dosya Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı ....Arasında Akdedilen 30/12/2016 Tarihli İşçilik Hizmeti Alımına Ait Sözleşme ile Eki İdari Şartname ve Teknik Şartname. Davacı ...Arasında Akdedilen 20/06/2018 Tarihli Et ve Et Ürünleri Üretimi, Paketleme ve Sevkiyatı İçin Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmesi ile Eki İdari Şartname ve Teknik Şartname. Hizmet Alım Sözleşmelerinin Eki Niteliğindeki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi. Davacı .... Tarafından Düzenlenen Dava Dışı ...'ya Ait Hizmet Cetveli. Davacı ...Tarafından Düzenlenen 28/01/2019 Tarihli Alt İşveren İşçi Personel Kıdem Tazminatı Bordrosu. Türkiye..., Hizmet Dökümü, İşyeri Unvan Dökümü, Sigortalı İşe Giriş Bildirgeleri ve Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgeleri. İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Hususunda Uzman Bilirkişi Av. ... ... Tarafından Düzenlenen 24/07/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... tarafından, davalılar ... yönelik açılan Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Alacak Davası olduğu anlaşılmıştır. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişki ve alt işveren işçilerinin kıdem tazminatlarının ödenmesi hususunda yapılan değerlendirmede; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında; "Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü; aynı Kanun'un 112. maddesi kapsamında ise; "4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, ... işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir." hükmü belirtilmiştir. Anılan hükümler uyarınca; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 Sayılı İş Kanunu'ndan ve iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olup; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-e maddesi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları, kanunda öngörülen koşulların varlığı halinde ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan 18/06/2025 tarihli dava dilekçesi kapsamında; davacı Kurum tarafından, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirketler bünyesinde çalışan dava dışı ...'ya 29/01/2019 tarihinde 4.343,50.-TL kıdem tazminatı ödendiği ve hizmet alım sözleşmelerinin 22, 31 ve 36. maddeleri ile Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. maddesi uyarınca işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olduğu beyan edilerek, 4.343,50.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş; davacı vekili tarafından, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2. maddesi uyarınca verilen kesin süre üzerine sunulan beyan dilekçesi kapsamında ise talep, davalı ...den ikinci dönem için 1.109,50.-TL olarak somutlaştırılmıştır. Davalılar tarafından cevap dilekçesi veya başkaca bir beyan dilekçesi sunulmamış olup; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının davalılar tarafından inkar edilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan bila tarihli beyan dilekçesi kapsamında ise; bilirkişi raporunun tespit ve hesaplamalarına itirazlarının bulunmadığı, ancak rapordaki hukuki değerlendirmelerin bağlayıcı nitelikte olmadığı ve faiz talebinden vazgeçilmediği beyan edilmiştir. Mahkememizce 15/05/2026 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında; taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan hususlar bakımından “Davalılar tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı.” tespitinde; taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususlar bakımından ise "Davacı tarafın asıl işveren olarak dava dışı işçi ...'ya ödemiş olduğu kıdem tazminatından alt işverenler olan davalı şirketlerin kendi hizmet dönemleri itibariyle sorumlu olup olmadıkları; taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davalıların sorumluluk oranları; davacının rücu hakkı kapsamında talep edilen 4.343,50.-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir." tespitinde bulunulmuştur. Bu itibarla dava konusu uyuşmazlığın çözümünde; öncelikle rücuya konu kıdem tazminatı ödemesinin 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının; anılan madde kapsamında kalmaması halinde ise davalıların, sözleşmeler kapsamında ödenen kıdem tazminatından kendi çalıştırma dönemleri itibariyle sorumlu olup olmadıklarının, sorumluluk miktarlarının ve faizin türü ile başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekmektedir. Yargılama safahatı ve bilirkişi incelemesi hususunda yapılan değerlendirmede; Mahkememizce 18/06/2025 tarihli tensip zaptı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına ve dava dışı ...'ya ait sigorta hizmet dökümü ile çalıştığı şirketlerin unvanlarını gösterir listenin ilgili ...Müdürlüğünden istenilmesine karar verilmiş; 15/05/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında tahkikat aşamasına geçilmesine, davacı tarafa talep sonucunun her bir davalı yönünden somutlaştırılması için 6100 Sayılı HMK.'nın 119/2. maddesi uyarınca (1) hafta kesin süre verilmesine, dosyanın iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar hususunda uzman bilirkişiye tevdiine ve yargılamaya dosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiş; davacı tarafından bilirkişi ücreti 21/05/2026 tarihinde yatırılmış ve talep sonucu somutlaştırılmıştır. İş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar hususunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 24/07/2026 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; davacı ile davalılar arasında dört ayrı işçilik hizmeti alımı sözleşmesi bulunduğu; sözleşmelerin 36. maddelerinde çalıştırılan işçilerin kanun, tüzük ve yönetmeliklerle sağlanan tüm haklarının yükleniciye ait olduğunun düzenlendiği; .... yönünden 2.147,42.-TL, davalı .... yönünden 1.091,96.-TL olarak paylaştırıldığı hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; davacı vekili tarafından sunulan bila tarihli beyan dilekçesi kapsamında raporun tespit ve hesaplamalarına itiraz edilmediği beyan edilmiş, davalılar tarafından ise rapora yönelik herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmamıştır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesinin dava konusu uyuşmazlığa uygulanması hususunda yapılan değerlendirmede; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi kapsamında; "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır." hükmü belirtilmiştir. Anılan hüküm kapsamında; 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-e maddesi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden, alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilmiş; maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu kapsamda yürütülen rücu davalarında, tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi öngörülmüştür. Dosya kapsamında; davacı ile davalı.... arasında 30/06/2017 tarihinde 144 Kişilik İşçilik Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin (işin süresi 03/07/2017-31/12/2017), davacı ile davalı ....arasında 02/01/2018 tarihinde İşçilik Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin (işin süresi 02/01/2018-30/06/2018) ve davacı ile davalı ... işin süresi 01/07/2018-31/12/2018) imzalandığı; dört sözleşmenin de 11/09/2014 ile 15/10/2019 tarihleri arasında imzalandığı; sözleşmelerin işçilik hizmeti alımı ve personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı başlıklarını taşıdığı, 30/12/2016 tarihli sözleşmeye ait idari şartnamede benzer iş olarak "personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işleri"nin gösterildiği ve sözleşmelerin anılan Kanun'un 62/1-e maddesi kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı niteliğinde bulunduğu; davacının, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, sermayesinin tamamı devlete ait bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu; dava dışı ...'nın ... hizmet dökümüne göre 12/01/2017-31/12/2018 tarihleri arasında, anılan sözleşmelerin işin süreleri içinde davalıların işyerlerinde çalıştığı; davacı tarafından düzenlenen hizmet cetvelinde kıdem tazminatı tarih aralığının 12/01/2017-31/12/2018 ve miktarının 4.343,50.-TL olarak gösterildiği; 28/01/2019 tarihli kıdem tazminatı bordrosunda net ödenen tutarın 4.343,50.-TL olarak belirtildiği; ...hesabından dava dışı ...'ya havale yapıldığı; rücuen tahsili talep edilen 4.343,50.-TL'nin tamamının, anılan sözleşmeler kapsamında geçen çalışma süresine ilişkin kıdem tazminatı ödemesinden ibaret olduğu ve 18/06/2025 tarihinde açılan davanın, 7573 Sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında 4857 Sayılı İş Kanunu'na eklenen Geçici 12. maddenin yürürlüğe girdiği tarihte derdest bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla; dava konusu rücu alacağının tamamının 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım niteliğinde bulunduğu; bu nedenle davalıların sözleşmeler kapsamındaki sorumluluğu, sorumluluk miktarları ile faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarında ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı ve dava konusu rücu alacağının tamamı yönünden ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM 1) 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi uyarınca; dava konusu rücu alacağının tamamı yönünden İHTİLAFIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 0,00.-TL karar ve ilam harcı ile ilgili olarak; davacı tarafından 615,40.-TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 615,40.-TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde yatırana İADESİNE, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 615,40.-TL başvurma harcı ve 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 702,90.-TL harcın davacı taraf üzerinde; davalı ...vekili tarafından yatırılmış bulunan 104,00.-TL vekalet suret harcının ise davalı...üzerinde BIRAKILMASINA, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın ve davalı ....'nin, kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşılmakla birlikte; 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 12. maddesi uyarınca vekalet ücretinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, Dair; tarafların yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 26/10/2026

... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/449, K. 2026/821, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-449-e-2026-821-k-cf19bb176252