İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/541 E. 2026/836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/541
Karar No
2026/836
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/541 KARAR NO : 2026/836

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 30/08/2023 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasına konu faturaya dayanılarak ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu faturalarla ilgisi bulunmamakla birlikte müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun da bulunmadığını, müvekkilinin yük taşımacılığı alanında piyasada güvenilir ve bilinen bir firma olduğunu, davalı ile müvekkili ilişkisinin de yük taşıma işinden kaynaklandığını, davalının müvekkiline takibe konu nakliye bedeline dair faturayı düzenlemişse de takibe konu faturanın mal gecikmeli teslimattan dolayı demoraj olduğunu, bu duruma ilişkin müvekkilinin faturayı 2023 yılının 7. ayında kesmiş olduğunu, davalı şirketin ise bu faturayı işleme almadan 8. ayda işleme aldıklarını, fakat karşı şirketin icraya konu faturaları ile icra takibi başlattığını, yük taşımacılığının gerçekleşmiş ancak ortada karşı tarafın demorajının var olduğunu, davalının söz konusu faturalardan kaynaklı müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını, bilakis müvekkilinin taşımacılıktan kaynaklı davalıdan alacağı bulunduğunu, davalı tarafın alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğunu, salt soyut ve gerçek dışı iddialar nedeniyle davanın sonunda haklılıklarının ve davalıya karşı borçlu olmadıklarının ispatlanacağını belirterek, takibin iptaline, haklı davalarının kabulüne karar verilerek davaya konu icra dosyası nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, kötüniyetle hareket ederek müvekkili açısından onarılmaz zararlar veren davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde bahsettiği "Müvekkilin takibe konu faturalarla ilgisi bulunmamakla birlikte müvekkilin davalı tarafa herhangi bir borcu da bulunmamaktadır" iddiasının asılsız olduğunu, mahkemeye müvekkili ile davacı arasındaki ilk faturanın icra takibine konu olan fatura olmadığını belirtmek istediklerini, bahsettikleri üzere davacı tarafından müvekkiline ödenen faturaların da mevcut olduğunu, bunların dekontlarının da bulunduğunu, davacı her ne kadar faturalarla ilgisinin bulunmadığını belirtse de aşağıda müvekkilleriyle daha önce de fatura ilişkilerinden doğan ödemelerini gerçekleştirdiğini mahkemeye sunduklarını; şöyle ki; 25/05/2023 tarihli ... numaralı fatura ve davacının ödediği 26/05/2023 tarihli ... Bankası 130.000 TL lik ödeme dekontu, 25/05/2023 tarihli ... numaralı fatura ve davacının ödediği 02/06/2023 tarihli 4.500 € ... Bankası ödeme dekontu, 02/06/2023 tarihli ... numaralı fatura ve davacının ödediği 15/06/2023 tarihli 2.250,00 € ... Bankası ödeme dekontu uyarınca davacı borçlu ile müvekkili arasında ticari işin devam etmekte olduğunu ve fatura ilişkilerinin bulunduğunu, bir fatura ilişkisi olduğunu davacı borçlunun ödemelerini yapmış olmasından gördüklerini, bu nedenle davacı borçlunun iddialarının asılsız olduğunu ve yargılamanın sürüncemede bırakılmasının amaçlandığını, davacının, müvekkilleri şirket ve ona bağlı diğer şirketler ile ticari bir ilişki içerisinde bulunduğunu, aralarındaki ticaret gereği de taraflarca süregelen bir yük taşıma durumunun söz konusu olduğunu, faturalar ve taraflar arasındaki cari hesap dökümünün işbu ticareti kanıtlar nitelikte olup davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını ispatladığını belirterek, haksız davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, borçlunun %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, ... 22. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup basit yargılama usulüne tabidir. Taraflarca takip edilmediğinden dosyanın 01/10/2024 tarihli celsede 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafça yenilenen dosya, 20/10/2026 tarihli celsede davacı tarafça 2. Defa takipsiz bırakılmıştır. Aynı celsede davalı vekili de davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 320/4. Maddesinde, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından açılan ve basit yargılama usulüne tabi olan iş bu davanın, 2. defa takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 320/4. maddesi uyarınca uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın 6100 sayılı HMK'nun 320/4. Maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.289,81-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 2.557,81-TL'nin karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça yapılan 2.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/541, K. 2026/836, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-541-e-2026-836-k-d6b2f36e7373