İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2299 E. 2026/193 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2299
Karar No
2026/193
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2299 Esas KARAR NO : 2026/193 Karar

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 28/07/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkili bankanın, ... ...'nden olan kredi ve artı para hesabı alacaklarının tahsili amacıyla, İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin, borca, faize ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlu şirketin icra takibine itiraz etmiş olması nedeniyle, davacı müvekkili banka tarafından, 11/08/2025 tarihinde itirazın iptali davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin ihyasını talep ettiği şirketten alacaklı olduğunun aşikar olduğunu, ihyasını talep ettikleri şirketin, dava açıldıktan sonra (16/02/2026 tarihinde) Genel Kurul Kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden terkin edildiğinin anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle TTK madde 547 gereği müvekkili bankanın hukuki yararı için bu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından terkin edilen ... ...'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili İstanbul ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili ...’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili ...'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili ...'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davalı ...'e dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davacı vekili 07/10/2026 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, birleştirilen dosya ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ...-5 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ...'nin adresinin, ... olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtıkları; davacının ilgili davada davacı, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davanın derdest olduğu ve davacının ilgili takip dosyasında alacaklı sıfatında, ihyası istenen şirketin borçlu sıfatında olduğu ve talebin alacak istemine ilişkin olduğu, takibin derdest olduğu, bu haliyle derdest dava ve takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve dava ile icra takibinin yürütülmesinin temini bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.'nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket tasfiye suretiyle sicilden terkin edilmiş ise de, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine açılmış dava ve takip dosyasının bulunduğu, davanın ve takibin tasfiye memuru ...' in bilgisinde bulunduğu, davaların sona ermedikçe tasfiyenin sonlandırılmasının mümkün olmadığı, hatta tasfiye kararının davalardan evvel alınmasının dahi sonuca etkisi bulunmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiye işleminin eksik yapılması ve dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü tasfiye memuru ...' den tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-5 sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... ...'nin 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dava dosyası ile İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket yetkilisi ortağı ve yetkilisi ... (TCKN: ...)'nın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin yetkilisi ve ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul ...'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harcın karar ve ilam harcından mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.568,00-TL harcın davalı ...' den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen/edilecek tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 617,90-TL yargılama giderinin davalı ...' den alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...' den alınarak davacıya VERİLMESİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2299, K. 2026/193, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2299-e-2026-193-k-b3deb26a399c