İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/40 E. 2026/928 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/40
Karar No
2026/928
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/40 Esas KARAR NO : 2026/928

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2021 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 09.05.2018 tarihinde imzalanan Kira Sözleşmesi ve eki niteliğinde 10.03.2019 Kahvaltı ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, davalı tarafından .... Noterliğinden 31.12.2020 tarihli ihtarnamesi ile 01.01.2021 tarihinden itibaren misafir kahvaltı ve oda hizmetinin otel bünyesine alınacağı bildirilmek suretiyle fesih ettiğini, oteldeki çalışmaların da engellendiğini, davalı kiralayan davacı şirketin mal ve hizmetlerinin tek alıcısı konumunda olduğunu, davacı yanın sözleşme gereğince kendisinden istenen hizmetleri sunabilmek için büyük yatırımların maliyetine katlandığını, davalı tarafından henüz sözleşme süreleri dolmadan sözleşmenin fesih edildiğini, fesihin haksız olduğunu, davacının yaptığı yatırımların haksız fesih nedeniyle anlamsız hale geldiğini, bu nedenle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı yanın bu zararları karşılaması gerektiğini, davalının akdi aldatma ile haksız feshettiğini, mahkemece gerekirse mahallinde keşif yapılarak fiili zarar ile yoksun kalınan karın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile şimdilik 100.000-TL belirsiz alacaklarının fesih tarihi olan 01.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tazminine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davacı arasında 09.05.2018 tarihinde imzalanan Kira Sözleşmesi ve eki niteliğinde 10.03.2019 Kahvaltı Ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol imzalanarak ticari ilişki kurulduğunu, taraflar arasındaki bu sözleşmeden kaynaklanan edimler layıkı ile yerine getirilmemiş olduğunu; çalıştırdığı personelin Covid 19 nedeniyle otelden ayrılmış eksik personelle çalışıldığını, davacının çalışanları ile oteli basarak olay çıkarttığını, hakkında .... Sulh Ceza Mahkemesince 2021/... D.İş sayılı dosyası ile “İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali” suçundan dava açılmasına karar verildiğini, davacı tarafından henüz sözleşme süreleri dolmadan sözleşme fesh edildiği iddiası asılsız olduğunu, sözleşmenin süresi dolduğunu, feshin haklı olduğunu, davacının akşam yemeği çıkarmadığından misafirlerin mağdur olduklarını, davanın reddine mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. Mahkememizden verilen 14/02/2023 tarih ve 2021/844 Esas, 2023/132 Karar sayılı kararı ile; ''Davanın görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine'' karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 27/12/2023 tarih ve 2023/1339 Esas, 2023/1882 Karar sayılı ilamı ile,''Taraflar arasında imzalanan ek protokol ile davalı tarafça, otel misafirlerine verilecek kahvaltı hizmetinin davacıdan alınması amaçlanmış, söz konusu hizmetin verilmesi ise davacı kabul edilmiştir. Her ne kadar taraflar arasındaki temel ilişki kira ilişkisi ise de; davacı, kira sözleşmesinin değil ek protokolün feshedildiğini ve ek protokole konu hizmetlerin alınmadığını, bu nedenle zarara uğradığını iddia etmektedir. Ek protokol ise hizmet ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4/1-a bendinde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ile diğer alt bendlerde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı ve TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Her iki tarafın tacir sıfatını taşıdığı somut olayda ihtilaf, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin eki niteliğinde, hizmet alımına konu ek protokolden kaynaklandığı ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğu için uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemenin görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi yönündeki kararı hatalı olup, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve davanın esasına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile mahkememizin kararının kaldırıldığı ve dosyanın Mahkememize iade edilerek dosyanın 2024/40 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler...'ın 10/07/2026 tarihli, 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; a. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Anılan dosyaya atanan bilirkişinin çekilmesi üzerine haricen atandığım dosyanın tarafıma fiziken teslim edilmesi üzerine gecikmeksizin yapılan değerlendirmeler sonucunda: davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde 09.05.2018 tarihinde “Kira Sözleşmesi”nin ve 11.03.2019 tarihinde onun eki niteliğindeki “Kahvaltı ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol”ün kurulduğu; sözleşmedeki irade açıklamalarına göre sözleşmenin TBK m. 299 hükmünce kira sözleşmesi olduğu ve davacının “kiracı”, davalının da “kiraya veren” sıfatını haiz olduğu; 11.03.2019 tarihinde onun eki niteliğindeki “Kahvaltı ve Oda Hizmetine İlişkin Ek Protokol”de sözleşmenin 01.02.2019-31.12.2019 tarihleri arasında geçerli olacağının ve uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı; davalı tarafından .... Noterliği’nden 30.10.2020 tarihinde davacıya gönderilen 08523 yevmiye numaralı ihtarnamede özetle 01.01.2021 tarihinden itibaren misafir kahvaltı ve oda hizmetinin otel bünyesine alınacağı bildirilmek suretiyle 11.03.2019 tarihli sözleşmenin 31.12.2020 tarihinden itibaren yenilenmeyeceğinin beyan edildiği; davacı tarafından .... Noterliği’nden 27.11.2020 tarihinde davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle 30.10.2020 tarihli ihtarnameye cevap verildiği; bunun üzerine ise davalı tarafından .... Noterliği’nden 11.12.2020 tarihinde 21300 yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiği, dava dilekçesinde davacının, yaptığı yatırımların haksız fesih nedeniyle anlamsız hale geldiğini ve zarara uğradığını iddia ettiği; dolayısıyla maddi zarar olarak şimdilik 100.000TL'nin fesih/temerrüt tarihi olan 01.01.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, Sayın Mahkemece bilirkişi görevlendirmesinde sadece “protokol gereği protokolün haksız feshedilmesi sebebiyle (kalıcı yatırıma ilişkin masraflar hesaplanmaksızın) davacının uğradığı zararın hesaplanmasına” karar verilmiş olup buna ilişkin mali değerlendirmenin aşağıda yer aldığı; takdirin TMK m. 4 ve HMK hükümlerince Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, b. Mali inceleme neticesinde: Tarafların ibraz olunan e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanı noter tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacının ek protokol kapsamında, pandemi öncesinde 2019 yılından davalıdan elde ettiği gelir toplamının 3.333.628,58TL seviyesinde olduğu, davacının ticari defter kayıtları ile uyumlu kurumlar vergisi beyannamesi eki gelir tablosuna göre davacının 2019 yılında elde ettiği faaliyet kârı oranının %17,39 olduğu, taraflar arasında akdedilen 11.03.2019 Tarihli Ek Protokol'ün süresini düzenleyen 4. maddesi'nde; "İş bu protokolde hükümler 01/02/2019-31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olacak, sürenin bitimine 30 gün kala taraflar gelecek yıl uygulanacak koşulları değerlendirecekler. Aksi durumda kahvaltı bedeli üzerinde tefe/tüfe oranında artış ile sözleşme otomatik olarak uzayacaktır." hükmü çerçevesinde eğer sözleşme feshedilmemiş olsaydı davacının 2019 yılında ek protokol kapsamında elde ettiği 3.333.628,58TL tutarındaki gelirlerine tefe /tüfe uygulanmak suretiyle elde edebileceği yoksun kalınan toplam faaliyet kârının 4.106.079,57TL olarak hesaplandığı ancak Sayın Mahkemece davacının kâr mahrumiyetine esas makul sürenin 6 ayla sınırlandırılabileceği benimsenirse davacının fesihten sonraki 2021 yılının ilk 6 aylık döneminde elde edebileceği faaliyet kârının (2.170.484,12TL 6 aylık ciro üzerinden X 0,1739=) 377.447,19TL yoksun kalınan faaliyet kârı hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler...'ın 18/02/2026 tarihli, 8 sayfadan ibaret raporunda özetle; a. Mali inceleme neticesinde: Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, gerek davacının gerekse de davalının kök rapora ilişkin itirazları kapsamında kök rapordaki görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette yeni ve somut bir bilgi ve belge sunulmadığı, kök raporda tarafların itirazlarına matuf konulara yeterince değinildiği, gözetilerek, kök raporda arz edilen görüş ve kanaatlerin özü aynı perspektif ile aynen muhafaza edildiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu mütalaa edildiği, b. Borçlar mevzuatı yönünden inceleme neticesinde: Kök rapordaki görüşlerde değişiklik olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Islah, davacı vekili 27/04/2026 tarihli dilekçesi ile 100.000,00-TL belirsiz alacak olan dava değerinin 4.006.079,57-TL artırılarak dava değerinin 4.106.079,57-TL'sına yükseltildiğini bildirmiş, 68.414,00-TL ıslah harcı aynı tarihte dosyaya yatırılmış ve dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, davalı yanın davacı ile yaptığı sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan zararın ödenmemesi üzerine açılan tazminat istemine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, ticari defter ve belgeler, kira sözleşmeleri ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın 09.05.2018 tarihli asıl sözleşme ile 11.03.2019 tarihli ek sözleşmeden kaynaklı oluşan zararların sözleşmenin feshi nedeni ile tazmini talebine ilişkin olduğu, mahkememizce işin kira ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesi ile verilen görevsizlik kararının İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi 2023/1339 Esas 2023/1382 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve somut uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden-ilişkisinden kaynaklı olduğunu belirtmesi nedeni ile mahkememizce taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin hizmet sözleşmeleri olarak kabul edildiği, taraflar arasında davalının işlettiği ... ... Oteli lobi katı, restoran kısmı ve eklentilerini ... markası altında işletmek amacı ile hizmet sözleşmesi düzenlendiği, davalının 30.10.2020 tarihinde davacıya ihtarname göndererek 01.01.2021 tarihi itibari ile müşterilerine hizmeti kendinin vereceğini belirterek sözleşmeyi uzatmayacağını bildirdiği, gerçekten taraflar arasında 11/03/2019 tarihinde hizmet sözleşmesine ek sözleşme yapıldığı ve sözleşme süresinin 01/02/2019 ile 31/12/2019 tarihleri olarak kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeyi uzatmayacağını bildiren 30/10/2020 tarihli davacıya ihtarname gönderdiği ve 01/01/2021 tarihi itibari ile işin kendi bünyesinde yapılacağını belirttiği, 31/12/2020 tarihi itibari ile sözleşmeyi uzatmayacağını bildirdiği, ek protokolün 4. Maddesi uyarınca sözleşme süresinin bitiminden 30 gün önce sözleşme koşullarının değerlendirileceğinin kararlaştırıldığı, bu koşulun 30/10/2020 tarihli ihtarname ile sözleşme bitiminden 2 ay önce sözleşmenin uzatılmayacağının davacıya bildirilmesi ile yetine getirildiği görülmüş bu nedenle davalının sözleşmeyi feshetmesi için kendi aralarında yaptıkları anlaşmaya uygun şekilde hareket ettiği anlaşılmakla, davacının zarar taleplerinin yerinde olmadığı böylece davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 70.121,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 69.389,75-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 89,00-TL yargılama giderinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.01/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/40, K. 2026/928, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-40-e-2026-928-k-eb1aa6bb6289