İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/481 E. 2019/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/481
Karar No
2019/739
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/481 Esas

KARAR NO : 2019/739

DAVA : Elatmanın Önlenmesi

DAVA TARİHİ : 17/04/2018

KARAR TARİHİ : 27/06/2019

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Elatmanın Önlenmesi davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili, mahkememize verdiği 17/04/2018 tarihli dilekçesinde; müvekkili şirketin ... İlçesi ... Mevkinde tapunun ... pafta, ... Parselde kayıtlı 9450 m2 alanlı taşınmazın intifa hakkı sahibi olduğunu, intifa hakkının devir edilebilir oluşu nedeni ile müvekkili şirketin Akaryakıt İstasyonu olarak kullanılan taşınmazın kullanımını imzaladıkları 24/08/2007 tarihli protokol ile davalı şirkete devir ettiğini, davalı ...Şti'nin ... ile imzaladığı protokol taahhütlerini yerine getiremediğini, bu nedenle istasyonun iadesine ilikin 07/09/2009 tarihli ek protokol imzalandığını, protokolün 1 ve 2. Maddelerinde belirlenen şekilde " ...Şti, istasyondaki işletmeciliğini sürdürecektir. Ancak bu işletme, ...'nın istasyonun teslim edilmesi bildirimini takiben sona erecek ve ...Şti bu bildireme müteakip 7 gün içerisinde istasyonu sağlam ve çalışır durumda tüm müştemilatı ile birlikte ...'ya veya ...'nın bildiriminde gösterilecek gerçek veya tüzel kişiye teslim edecektir" şeklinde anlaşmaya varıldığını, taşınmazın ...ya iadesi ve teslimi konusunda bu şekilde anlaştıklarını ve iade tarihini belirleme yetkisinin ...'ya verildiğini, davalılarında bu bildirime riayet edeceğini taahhüt ettiğini, aksi halde süre sonunda fuzuli şagil durumuna düşeceği ve istasyonun teslim edilmediği durumda her ay için 2.500,00 TL ecrimisil ve cezai şart ödeneceğinin 07/09/2009 tarihli protokolde kararlaştırıldığını, bu çerçevede davalı tarafa 24/05/2010 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderilerek istasyonun tesliminin istendiğini ancak davalı tarafça teslimin mümkün olmadığı çünkü ...nın istediği doğrultuda istasyonun ... adlı şirekte devir edildiğinin bildirildiğini, oysa istasyonun o tarihte ve halen davalının işgalinde olduğunu, davalının taşınmazı teslim edeceğine inanılarak gerçekten de kağıt üzerinde istasyonun teslim alındığına dair bir belge düzenlendiğini ancak davalının istasyonu terk etmeyip teslim etmediğini, söz konusu teslime ilişkin belgenin teslimin hemen yapılacağı vaadi ile ele geçirildiğini, davalıya 15/07/20120 tarih ... nolu ikinci ihtar ile ihtar gönderilerek taşınmazın fiilen teslim edilmesinin istendiğini ancak davalının buna icabet etmediğini, bu nedenle fiili teslim talebini içerir ikinci ihtar sonrasında 01/09/2010 tarihinden itibaren geçen 19 aylık süreye ilişkin 47.500,00 TL lik ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sözleşmenin iptali halinde ödeneceği karar altına alınan 50.000,00 USD cezai şartın 25.000,00 USD 'sinden feragat edilerek bakiye 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının taşınmaza vaki müdahalesinin menine ve istasyonun tüm müştemilatı ile kendilerine teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafça davaya süresinde cevap verilmemiş 30/10/2012 tarihli beyan dilekçesinde ; Rekabet Kurumu'nun Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde 2002/2-2003/3 sayılı tebliğleri uyarınca ... A.Ş'nin intifa süresinin 21/08/2012 tarihinde sona erdiğini, söz konusu yerde meni müdahale isteminin olanaksız olduğunu, ... A.Ş nin Rekabet Kurulu kararlarını, Yargıtay kararlarına karşı tapudaki intifasını kaldırmadığını, bunun kanuni geçerliliğinin olmadığını, Rekabet Kurumunun 18/09/2005 sonrasında yapılan dikey anlaşmaları 5 yıl için sınırlandırılması kararını davacı tarafın kabul etmek istemediğini, mal sahibi Erkan Gökçe'nin intifasının tapudan kaldırılmaması üzerine 17/09/2012 tarih ve 7060 sayılı başvuru nedeni ile Rekabet Kurumu Başkanlığının ... A.Ş hakkında inceleme başlattığını, ... A.Ş'nin intifayı kaldırmayarak Rekabet Kanununun 56. Maddesini çiğnediğini, bu nedenle meni müdahale ve ecirimsil isteyemeyeceğini, mal sahibinin intifanın bitimi ile başka bir akaryakıt firması ile anlaştığını, ...Şti'nin kurulduğu 2007 yılından bu yana üç kez el değiştirdiğini, ... A.Ş'nin bayisi olduğu sırada oluşan borçlarını ödediğini, ... A.Ş nin davalı ile hesap mutabakatine vararak ...'e ... ..., Bankasından verilmiş 140.000,00 TL değerindeki teminat mektubunu iade ettiğini, ... A.Ş'nin ...in bayiliğini kendi isteği ile sonlandırdığını, EPDK'na bayiliğin 31/12/2010 tarihinde sonlandırıldığı bildirilmesine karşı elde bir tarihsiz biride 31/03/2011 tarihli iki bayilik sözleşmesi bulunduğunu, davacının haklarını kötüye kullandığını, ecrimisili talep eden davacının ortak şeyden faydalanmasının engellendiğini ispat etmesi gerektiğini oysa davanın intifadan men edilmediğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir,

Mahkememizce meni müdahale talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın cezai şart ve ecri misil talepleri yönünden davanın reddine dair kurulan hüküm Yargıtay .... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile " 6100 sayılı HMK’nun “Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi” başlıklı 294. maddesinde açıklandığı üzere mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Aynı yasanın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Somut olayda, gerekçeli kararda "davacı tarafın müdahalenin men'i talepleri yönünden bilirkişilerin belirlediği miktara göre eksik harcı yatırmadığı, bu bölüm yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği" belirtilmiş olmasına rağmen hüküm sonucunda "müdahalenin men'i talepleri konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde karar verildiği, temyiz edilen gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu görülmüştür.10.4.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Bu itibarla gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur.

Bozma ilamı öncesinde davaya ilişkin deliller dosyaya ibraz edilmiş, davaya kaynak teşkil eden taşınmazın dava dışı ... adına tapuya kayıtlı olduğu ve ...AŞ lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, tesis tarihinin 23/08/2007 tarihi olduğu belirlenmiştir.

Taraflar arasındaki 27/08/2007 tarihli protokolün incelenmesinde ; ... A.Ş ile bayi olarak anılan ...Şti. arasında düzenlendiği, protokolde malik ... ve müşterek borçlu ...'in imzalarının bulunduğu ve protokolün ... A.Ş'nin intifa hakkı kendisinde olan istasyonun işletmesini bir bayilik sözleşmesi ile geçerli ve yürürlükteki mevzuat gereğince bayilik yapma hakkına sahip bayiye vereceği ve bayinin her yıl için akaryakıt ürünlerinden 1000 m3'ü satın almayı ve en az 5.000,00 TL madeni ve sentetik yağ satmayı taahhüt ettiği taahhütlerin yerine gelmediği takdirde satın almayı taahhüt ettiği akaryakıt için her m3 için 50 USD ve satmayı taahhüt ettiği madeni ve sentetik yağ için her Tn için 500 USD cezai şartın ödeneceğinin taahhüt edildiği, cezai şartın ödenmemesi durumunda protokolün 6,7,8 ve 9. Maddelerinde belirtilen teminatların söz konusu cezai şart için kullanılacağının kabul edildiğini, protokolün 1 ve 2. Maddelerindeki satış rakamlarının tutturulmamasının sözleşmenin ihlali sayılacağı ve yine sözleşmedeki 6,7,8 ve 9. Maddedeki teminatların kullanılacağı, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin 08/10/2007 tarihli olduğu ve davacı ve davalı taraflar ile kefil ... ' ce imzalandığı sözleşmenin ikinci maddesindeki satış yerinin dava konusu parselin 9450 m2 lik yerinin istasyon yeri olarak belirlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde bayinin her türlü ürününü ... ' dan alacağı ve ...'nın açık ve yazılı izni olmadan ürünleri satamayacağı bir başka akaryakıt dağıtım şirketinin bayisine ve ...'nın bayilerine ürün satamayacağının belirlendiği, sözleşmenin 20. Maddesinde süresinin 5 yıl olduğu, 24. Maddede fesih koşullarının ve 25. Maddede bayi tarafından sözleşmenin feshi halinde 50.000,00 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, aynı taraflar arasında 2009 yılında ek protokol imzalandığı, bununla davalı şirketin intifa hakkı sahibi ...'nın kendisine devir ettiği kullanım hakkına istinaden istasyon işletmeciliği hakkını sürdüreceği ve ... ' nın yapacağı istasyonun teslim edilmesinin bildirimine kadar devam edeceği ve bunu takip eden 7 gün içinde istasyonun çalışır vaziyette tüm müştemilatı ile ... ' ya yada ... ' nın bildireceği gerçek yada tüzel kişiye teslim edileceği aksi halde süre sonunda fuzuli şagil durumuna düşeceği ve cezai şart ve ecirimisil ödeneceğinin kararlaştırıldığı belirlenmiştir.

Bozma ilamı öncesinde Mahkememizce mahalinde keşfen inceleme yapılmış dosyaya bilirkişiler rapor ve ek raporlarını dosyaya ibraz etmişler, raporda taraflar arasındaki 24/08/2007 tarihli protokol ve 08/10/2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile bağlantılı olarak davalı şirket tarafından akaryakıt istasyonu olarak kullanılan taşınmaz üzerinde ... A.Ş lehine 15 yıl süre ile tesis edilen intifa hakkı ile taraflarca akaryakıt istasyonu işletmesine dair düzenlenen 24/08/2007 ve 08/10/2007 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin bir bütün olarak rekabeti sınırlayıcı dikey anlaşmalar olarak mütaala edilmesi gerektiği, davacı ...lehine intifa hakkı tesis edilmesi sonucunda akaryakıt bayilik sözleşmesindeki 5 yıllık sürenin fiilen 15 yıla çıkarılmış olduğu, akaryakıt bayilik sözleşmesinde davalı şirket açısından öngörülen tek elden satın alma ve rakabet etmeme taahhütlerinin süresininde fiilen 15 yıla çıkarılmış olması nedeni ile bu konudaki sözleşme hükümlerinin 5 yılı aşan süre için 4054 sayılı RKHK madde 4 ve 2002/2 sayılı Rekabet Kurulu tebliğine göre grup muafiyeti kapsamı dışında kaldığı, davacının tek elden satın alma ve rekabet etmeme taahhütlerine ilişkin 5 yılı aşan bir süre için geçerli olmasını doğuran davacı lehine tesis edilen 15 yıllık intifa hakkının 5 yıllık süreyi aşan kısmının geçersiz olduğu, söz konusu intifa hakkının 5 yıllık süre ile sınırlı olarak intifanın tesis edildiği 23/08/2007 tarihinden itibaren 23/08/2012 tarihine kadar geçerli olabileceği, davacı tarafça davalıya gönderilen 24/05/2010 ve 15/07/2010 tarihli ihtarnameler ile istasyonun 7 gün içinde tesliminin istenmesine rağmen bunun fiilen davalı yanca yerine getirilmediği buna göre 23/08/2012 tarihinde sona eren intifa hakkının süresi ile sınırlı olarak ecirimisil talep edebileceği diğer taraftan davacının 23/08/2012 tarihinde sona eren intifa hakkı ile doğrudan bağlantılı olan akaryakıt istasyonu bayiliği ve işletmeciliğini konu alan sözleşmenin davacının rızası ile 21/02/2011 tarihinde sona erdirmesine ve bu tarihe kadar doğan alacaklarını saklı tutmasına rağmen sözleşmelerle bağlantılı intifa hakkını ileri sürmeye devam etmek sureti ile cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın ancak talep konusu yapılan 01/09/2010 tarihinden sözleşmenin fesh edildiği 21/02/2011 tarihine kadar cezai şart talep edebileceği ancak 01/09/2010 tarihinden sonraki çeşitli tarihlerde davalı şirkete yada onun vekalet verdiği dava dışı mal sahibi ...'e mal vermeye devam etmiş olması nedeni ile davacı defterlerinin bu kapsamda incelenmesi gerektiği belirtilmiş dava konusu taşınmazın değeri de alınan ek raporda belirlenmiştir.

Bozma ilamı öncesinde davacı defterleri üzerinde 01/09/2010 tarihinden sonra davalı tarafa mal satılıp satılmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, talimat mahkemesine ibraz edilen bilirkişi raporunda davalı ile davacı firma arasında 01/09/2010 tarihinden sonra 04/02/2011 tarihine kadar 11 adet fatura ile toplamda 152.079,95 TL'lik akaryakıt satışı gerçekleştirildiği, davacı ile davalı firma arasında söz konusu tarihlerde aktif olarak akaryakıt ticareti gerçekleştirildiği belirtilmiştir.

Bozma ilamı öncesinde Mahkememizin 09/04/2013 ve 06/06/2013 tarihli ara kararları doğrultusunda bilirkişilerin dava konusu müdahalenin meni talep edilen taşınmazın değerini ek raporlarında bildirmişler, davacı tarafça bildirilen miktar üzerinden eksik harcın tamamlanmadığı belirlenmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda meni müdahale talep edilen taşınmaz ile ilgili harç yatırılıp yatırılmayacağı konusunda davacı vekiline beyanda bulunmak üzere mahkememizin 11/10/2018 tarihli celsesinde 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili mahkememize verdiği 25/10/2018 tarihli dilekçesinde; dava sürecinde intifa hakkının sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından intifanın kaldırıldığını, bu nedenle meni müdahale talebinin uygulama imkanı kalmadığını, talep konusuz kalmış olmakla eksik harcın tamamlanmayacağını belirtmiş, ecri misil ve cezai şart yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş , davacı vekilinin söz konusu beyanı doğrultusunda meni müdahale talebi yönünden 25/10/2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmış sayılmasının gerektiği belirlenmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve taraflar arasında imza altına alınan 24/08/2007 tarihli protokolde bahsi geçen ... Bankası ... Şubesine ait teminat mektubunun iade tarihi ilgili banka şubesinden sorulmuş, alınan yazı cevabında yazıda belirtilen 403504 nolu 150.000,00-TL tutarındaki teminat mektubunun çıkışının 18/02/2011 tarihinde yapıldığı belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça , davacı şirketin intifa hakkı sahibi olduğu ... İlçesi ... Mevkinde tapunun ... pafta, ... Parselde kayıtlı ... m2 alanlı taşınmazın davalı tarafça haksız olarak işgal edildiğinden bahisle davalı hakkında mahkememize taşınmaza vaki müdahalenin meni ile istasyonun tüm müştemilatı ile birlikte teslimine,01/09/2010 tarihinden itibaren geçen 19 aylık süreye ilişkin 47.500,00 TL lik ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sözleşmenin iptali halinde ödeneceği karar altına alınan 50.000,00 USD cezai şartın 25.000,00 USD 'sinden feragat edilerek bakiye 25.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline yönelik dava açıldığı , davacı tarafça meni müdahale talebi yönünden eksik harcın tamamlanmadığı, davacı tarafça harcın tamamlanmayacağının mahkememize verilen 25/10/2018 tarihli dilekçe ile bildirildiği, müdahalenin meni talebi yönünden harç tamamlanmadığından 25/10/2018 tarihi itibariyle dosyanın işlemden kaldırılmış sayılmasının gerektiği , işlemden kaldırılma tarihinden itibaren 3 aydan fazla bir süre geçtiği , meni müdahale talebi yönünden HMK 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği, davacının ceazi şart ve ecri misil talebi yönünden taraflarca düzenlenen ek protokol uyarınca 24/05/2010 ve 15/07/2010 tarihli ihtarnameler ile akaryakıt istasyonunun teslim edilmesinin talep edildiği ve sözleşmenin 21/02/2011 tarihinde sona erdirildiği ancak davacı tarafın ecri misil talebine konu ettiği tarih başlangıcı 01/09/2010 tarihinden sonra davacı ile davacı şirket arasında aktif olarak akaryakıt ticaretinin gerçekleştiği , 01/09/2010 tarihinden sonra davacı şirketin davalı şirkete toplam 11 adet 152.079,79 TL'lik fatura düzenlediği, böylelikle davalı şirketin ve onun vasıtası ile mal sahibi dava dışı ...'in istasyondaki faaliyetine akaryakıt alışverişinin devam etmesi nedeni ile rıza gösterdiği ,bunun yanında taraflar arasında imza altına alınan 07/09/2009 tarihli ek protokolün 6. Maddesinde " ...'ya tüm borçlarını ödemiş , istasyonu ve ve GSM ruhsatını yukarıda tanımlandığı şekilde devretmiş olması koşuluyla ... nezdinde bulunan teminat mektubu ...Şti ne iade edilecektir." 7 .maddesinde de " Bu iade işlemi ile birlikte ... ile ...Şti arasında mevcut tüm protokol ve sözleşmeler kendiliğinden sona erer...." düzenlemesinin bulunduğu , taraflar arasında imza altına alınan 24/08/2007 tarihli protokolde bahsi geçen ... Bankası ... Şubesine ait teminat mektubunun 18/02/2011 tarihinde iadesinin yapıldığı , teminat mektubu iade edildiğine göre tüm borcun ödenmiş olmasının gerektiği ve iade ile birlikte tüm protokol ve sözleşmelerin sona erdiği, taraflar arasında imza altına alınan 08/10/2007 tarihli " Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi " nin 23. Maddesinin cezai şartın teminat mektubunun paraya çevrilerek tahsiline olanak sağladığı , söz konusu olanağın davacı tarafça kullanılmayarak teminat mektubunun iade edildiği tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacı tarafın ecri misil ve cezai şart taleplerinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış , meni müdahale talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına ecri misil ve cezai şart talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacının müdahalenin meni talebi yönünden davanın 6100 sayılı HMK' nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2-Davacı tarafın cezai şart ve ecrimisil talepleri yönünden davanın REDDİNE,

3-Alınması gerekli 44,40 TL harcın peşin alınan 1.373,65 TL'den mahsubu ile bakiye 1.329,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,

4-Davalı taraf lehine avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 10.1500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... 'in yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı.27/06/2019

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/481, K. 2019/739, T. 27.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-481-e-2019-739-k-ab2d0c0ed30f