İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1219 E. 2026/821 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1219
- Karar No
- 2026/821
- Karar Tarihi
T.C. STANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1219 Esas KARAR NO : 2026/821
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) DAVA TARİHİ : 20/07/2026 KARAR TARİHİ : 15/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı şirketin %22,65 oranında pay sahibi olduğunu, 10.07.2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket faaliyetleri, artan faaliyet giderleri ve dönem zararları, hâkim şirket konumundaki holdinge olan borç artışı ve adat faizleri, bünyedeki güvenlik personelinin fiilî çalışma alanları, şirket aktifinin neredeyse tamamını oluşturan üç adet taşınmazın holdinge devri kararı ve şirket demirbaşları gibi hayati konularda yönelttiği bilgi alma ve belge inceleme taleplerinin genel nitelikteki sözlü açıklamalarla geçiştirilerek karşılanmadığını, TTK m. 437/2 uyarınca özenli, gerçeğe uygun ve denetlenebilir bilgi sunulmadığı gibi belge incelemesine de imkân tanınmadığını, şirketin fiilî ticari faaliyetinin bulunmaması sebebiyle ticari sır savunmasının dayanaksız olduğunu, TTK m. 200 ve 376 hükümleri gereğince de topluluk içi ilişkiler ile sermaye kaybı ve borca batıklık durumuna ilişkin ayrıntılı inceleme yapılmasının zorunlu hâle geldiğini belirterek, davanın kabulü ile dilekçede on ana başlık altında detaylandırılan bilgi ve belgelerin yönetici özeti içeren imzalı ve kaşeli yazılı bir rapor hâlinde müvekkiline verilmesine, ayrıca anılan kayıt, defter ve belgelerin şirket merkezinde müvekkili ve beraberindeki uzman heyet eşliğinde incelenmesine izin verilmesine, inceleme usul ve esaslarının kararda açıkça tayin edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesine uygun olmadığını, davacı vekili tarafından süresinde onaylı vekâletname sunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 10.07.2026 tarihli genel kurul toplantısında davacının talep ettiği tüm hususlarda ayrıntılı açıklamalar yapıldığını ve belgelerin sunulduğunu, cevapsız bırakılan, ertelenen veya haksız olarak reddedilen bir bilgi talebi bulunmadığından davacının TTK'nın 437/5. maddesi uyarınca dava açma hakkının ve hukuki yararının bulunmadığını, davacının ailevi husumet ve kötü niyetle hareket ederek bilgi alma hakkını suistimal ettiğini, şirketin uzun yıllardır esaslı bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, terekeye dahil taşınmazların bakım ve yönetim işlerini yürüttüğünü, şirket ortaklarına ve davacıya gerekli tüm raporlamaların ve bildirimlerin yapıldığını, dönem zararı, personel giderleri, holdinge olan borç ve faiz tahakkukları ile taşınmaz devri müzakerelerine ilişkin genel kurulda detaylı izahat verildiğini, şirketin iç denetim birimi bulunmadığından buna ilişkin bir raporun da mevcut olmadığını, davacının talep ettiği şirket envanterinde yer almayan menkul ve koleksiyon eşyalarına dair iddiaların yersiz olduğunu, talep edilen birçok hususun üçüncü kişilere ait sözleşmeler ile ticari sır mahiyetindeki bilgileri kapsadığını ve rakip şirketlere avantaj sağlayabilecek nitelikte olduğunu, davacının geçmiş yıllara sari ve genel kurul gündemini aşan ölçüsüz taleplerle mahkemeyi adeta özel denetçi gibi çalıştırmak istediğini, mahkemece inceleme kararı verilmesi halinde dahi incelemenin şirket merkezinde, tarafsız uzmanlarca, genel kurul gündemiyle sınırlı ve ticari sırların korunması gözetilerek yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 437/5 fıkrası kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkindir. TTK'nın 437/5 fıkrası, "Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir". Her ne kadar davacı tarafından eldeki dava açılmış ise de; eldeki davanın konusunu 2025 yılına ilişkin genel kurulun oluşturduğu, bu nedenle önceki yıllara ait genel kurullarla ilgili bilgi alma hakkının kullanılamayacağı, genel kurulda bilgi talep edilmeyen hususların işbu davaya konu edilemeyeceği, kaldı ki davacının yönelttiği soruların genel kurulda cevaplandırıldığı, bu cevapların sıhhatinin ise bu davada incelenmesinin olanaklı olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, koşulları oluşmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır