Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1471 E. 2026/1733 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1471
- Karar No
- 2026/1733
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1471 - 2026/1733 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1471 KARAR NO : 2026/1733 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2023/237 E. - 2024/195 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2024 tarih ve 2023/237 E. - 2024/195 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tarflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/032069 sayılı başvurusuna, davalı tarafın 2012/20664 sayılı markasına dayalı olarak itirazda bulunduğunu, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak başvurunun 05. sınıf emtialar bakımından kısmen kabulüne, diğer kısımlar bakımından ise kısmen reddine karar verildiğini, oysa davalının itirazına karşı kullanmama def’inde bulunduklarını, davalı şirketin 01.11.2021 tarihli delil dilekçesi ile markasının yer aldığı katalog ve 2017-2021 süreci markasının kullanıldığına dair birtakım faturaları sunmuşsa da ciddi markasal kullanımı ispat edemediğini, davalının Türkiye’de ruhsatının bulunmadığını, davalı Şirket tarafından ibraz edilmiş faturalar göz önüne alındığında faturaların para birimlerinin Türk Lirası olmayıp Amerikan Doları veya Avro gibi yabancı para birimleriyle düzenlendiğini, davalı Şirket markasının yer aldığı katalogların da Rusça ve İngilizce dillerinde olduğunu, bir an bile gerçekten Türkiye'de satış yapıldığına dair bir delilin bulunması ihtimali göz önüne alındığında, davalı yanın ihracat satışlarının yapıldığı firmanın depolama ve sevkiyat hizmetleri veren bir firma olduğunu, gerçek anlamda satışı olmadığını, müvekkili markasındaki “..." ibaresinin, "......." adının kısaltması olduğunu, markalar arasında benzerlik olmadığını, ürünlerinin etken maddelerinin de farklı olduğunu, davalının kendi sitesinde dahi dava konusu markanın yer almadığını, markaların hedeflediği pazarların farklı olduğunu, doktor ve eczacılar tarafından nihai tüketiciye ulaştırıldığını, davalı yanca ibraz edilmiş faturaların 03.11.2022 ve 30.06.2023 tarihleri arasındaki sadece 7 ayı kapsayan zaman dilimine ilişkin olduğunu, 2023 senesi ile 2018 senesi arasındaki zaman dilimine ilişkin delillerin dosyada mübrez olmadığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 03/03/2023 tarih ve 2023/M-2499 sayılı kararının iptaline ve davalıya ait 2012/20664 sayılı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin markasının tescil tarihinden bu yana kesintisiz bir biçimde kullanıldığını, "ARISTA" markalı ilaçları Türkiye'de üretip kardeş firma üzerinden yurtdışına pazarladıklarını, markanın ihracat amaçlı kullanımının da geçerli bir kullanım olduğunu, müvekkilinin markasının ciddi bir biçimde kullanıldığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, markaların birbirlerinin serisi gibi algılanacağını, “r” harfinden oluşan farkın bu durumu etkilemeyeceğini, markaların kapsamlarının da örtüştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı yana ait 2012/20664 sayılı markanın, SMK m. 19/2 kapsamında davacı tarafça ileri sürülen kullanım ispatı talebi doğrultusunda işlem dosyasına sunduğu delillere bakıldığında, “..........” emtialarında ciddi markasal kullanıma konu edildiği, davalı yana ait markanın kullanıldığı emtialar ile dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen mallardan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” malları yönünden taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer emtiaları kapsadığı, “bebek mamaları” emtiaları yönünden ise taraf markaları arasında benzerlik olmadığı, ayniyeti ya da benzerliği bulunan mallar yönünden taraf markaları arasında SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkma riskinin bulunduğu, YİDK kararının iptali şartlarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2023/M-2499 sayılı kararının 5.sınıf "bebek mamaları" emtiası bakımından iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı markasının ciddi kullanımının ispatlandığının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, yalnızca ihracatta gerçekleşen kullanım dikkate alındığında taraf markalarının hitap ettiği tüketici kesiminin farklı olduğunu, tarafların ürünlerinin aynı tüketici kesimine hitap ettiğinin kabul edilmesi halinde bu kesimin doktor ve eczacı gibi sağlık profesyonellerinden oluştuğunu, davalının ilacının spesifik bir hastalığın tedavisine yönelik bulunduğunu, bu nedenlerle markaların karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının baş harflerinden oluştuğunu, bu ibarenin müvekkili tarafından üretilen ilaçların kutularına da yerleştirildiğini, "..." ibaresinin müvekkili ile bağdaştığını, taraf markalarının yeterince ayrıştığını, davalı şirketin kardeş şirketi olan bir firmaya kestiği faturaların ciddi kullanımı ispata elverişli olmadığını, davalının dağıtım ve depolama şirketlerine kesilen faturalar dışında, kullanıcı tüketicilere kesilen faturaları sunamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlık konusu "İnsan sağlığı için ilaçlar" ile "bebek mamaları" emtiasının aynı sınıfta tescilli olduklarını, aynı satış yerlerinde, eczanelerle satıldıklarını, bu nedenle anılan emtiaların benzer kabul edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında 5.sınıfta bulunan tüm emtia yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "bebek mamaları" emtiasının market raflarında satışa sunulduğunu, ortalama tüketici kesimine hitap ettiğini, ibarelerin benzerliği de gözetildiğinde anılan emtia yönünden de karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali ve kullanmama nedeniyle marka iptali istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, işlem dosyasına sunulan delillerin, davalının redde mesnet 2012/20664 sayılı "..." ibareli markasının ilaç emtialarındaki ciddi markasal kullanımını ortaya koymaya elverişli bulunduğu, SMK m. 9/2 kapsamında “Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.” ve SMK m. 9/3 uyarınca “Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması" marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edileceğinden, davalının yoğun satış faaliyetlerini gösterir faturaların “...” markasının “ilaç” emtialarındaki kullanımını kanıtlaması bakımından yeterli görüldüğü, davacının 2021/032069 sayılı "..." ibareli başvuru markası ile davalının itirazına mesnet ve "insan sağlığı için ilaç" emtiasında kullanımı ispatlanan 2012/20664 sayılı "..." ibareli markası arasında, uyuşmazlık konusu “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira aralarında akademisyen eczacı bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, "..." ibaresinin tıbbi terim olmadığının ve etken maddeden türetildiğine dair iddia ya da bilgi bulunmadığının belirtildiği, davalı tarafından yaratılmış olması nedeniyle ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, dava konusu başvuruya davalı markasına nazaran yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırılmadığı, ilgili alıcı kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8980 Esas, 2016/3973 Karar ve 11/04/2016 tarihli kararında "tıbbi müstahzarat" emtiasının 05/01. sınıfta yer alan ürünlere karşılık geldiğinin, 2018/265 Esas, 2019/2264 Karar ve 26/03/2019 tarihli kararında tıbbi müstahzar üreten firmaların 05/02. sınıftaki ürünleri de sıklıkla piyasaya sundukları için bu ürünler arasında aynı tür sayılma kriterinin karşılanmış olduğunun, 2021/1259 Esas, 2022/3945 Karar ve 24/05/2022 tarihli kararında da "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimaysal elementler," malları yanında, "Tıbbi veterinerlik amaçlı olan ya da olmayan diyet maddeleri, besin takviyeleri, zayıflatıcı ürünler, tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler, (aletler/cihazlar hariç) emtiaları" mallarının da tıbbi müstahzar olduğunun belirlendiği, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarih ve 2022/6781 E.-2024/2956 K. Sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.11.2025 tarih ve 2025/1765-6562 E.K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu, bu minvalde, davalının mesnet markasının kullanımının ispatlandığı "insan sağlığı için ilaç" emtiası ile "bebek mamaları" emtiasının SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzer olmadığı, mahkemece dava konusu YİDK kararının başvuru kapsamından çıkarılan "bebek mamaları" emtiası yönünden kısmen iptaline karar verilmesinin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.