Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/808 E. 2026/1544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/808
Karar No
2026/1544
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/808

KARAR NO : 2026/1544

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/11/2025

NUMARASI : 2015/356 E. - 2025/843 K.

DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/959 ESAS, 2016/674 KARAR

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

ASILDAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalılar ile müvekkili arasında çeşitli işler sonucu münasebet olduğunu, müvekkili şirketler kısmi sıkıntıya girince davalı kendi adına ve aile şirketi adına sıkıntıyı çözmek için yeterli kredi alabileceğini ve aldığı kredileri müvekkile göndereceğini, bunun için teminat ve satış bedeli için çekler verilmesi gerektiğini ifade ederek müvekkilden çekler istediğini, müvekkili şirketler tarafından, dökümü yapıları ... Ltd, Şti nin keşide ettiği çekler, ... Ltd.Şti. lehtar ve ciranta olarak, ... Ltd Şti' nin keşideci olduğu çekler dışındaki çekler müvekkillerden ... Ltd. Şti tarafından ciro edilerek davalılara verildiğini, değerli 10.633 600-TL, 500.000-Euro, 1.300 000 USD değerli çeklerde müvekkili ... Ltd.Şti tarafından ciro edilerek verildiğini, davalılar ve aile şirketi ... ... Ltd. Şti' den, müvekkillerinden ... Ltd. Şti'ne 06 10....tarihine kadar 12.07....tarihinde, 700 000-TL, 110....tarihinde 517.000-TL ve 5.10....tarihinde 546.000 TL olmak üzere) toplam 1 763.000-TL gönderildiğini, müvekkili tarafından verilen çekler dışında havale ile kısmı ödemeler yapıldığını, müşteri çekleri de davalı tarafından tahsil edilmeye başlanmasına ve davalı tarafından tahsil edilen miktar davalı alacağından fazla olmasına ve müvekkillerden ... Ltd. Şti. alacaklı durumuna geçmesine rağmen davalı fazla yaptığı tahsilatı müvekkile vermediği, finansman kaynağı yaratmadığı gibi, çekleri de iade etmediğini, müvekkili şirkete yardımcı olacağı, sıkıntıyı giderecek ölçüde kendi veya aile şirketi vasıtası ile kredi bulup müvekkile göndereceği bahanesi ile müvekkili şirketten çok fazla çek aldığını, davalılar ve ... ... Ltd. Şti'nin müvekkillerden ... Ltd.Şti'ne her hangi bir para göndermediğini, alacakları olmadığını, ... Ltd.Şti'nin davalılara bir borcu olmadığını, müvekkillerden ... Ltd.Şti alacaklı olmasına rağmen davalılar yeni kredi bulduğunu, müvekkillere göndermemesini, fazladan tahsil ettiği miktarları müvekkile iade etmemesi ve müvekkillere ait bir kısım çekleri yazdırması karşısında kötü niyetinin ortaya çıkması ile birlikte müvekkil şirket tarafından fazla yapılan tahsilatın kendisine ödenmesini, bakiye çeklerin iadesi talep edildiğini, davalılar müvekkilleri bir müddet oyaladığını sonuç alınacağı görülemeyince, müvekkili şirketler, dava dışı şirket ve Yetkili Temsilcisi ... tarafından davalı, aile şirketi olan ... ... Ltd. Şti, çocukları ... ... ve ...'a Beşiktaş 23 Noterliğinin 12.11....tarih ve ... nolu ihtarnamesi keşide edilerek, " Taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin teminatı olarak verilen, bir kısmı bankaya ibraz edilen ve haksız olarak yazdırılan çeklerin tamamının iadesi, keşideci şirketler tarafından borç alacak ilişkisi nedeni ile tur operatörlerinden alınan ve ciro edilen çeklerin alacaklarınızın çok üstünde , bakiyelerinin vadelerinde tarafımıza ödeneceği şifahi kabulünüzde olup, bu çeklerle ilgili teminat mefhumu da ortadan kalktığı için iadesi ihtar edildiğini, davalı ve diğer muhataplar Cevaben Beyoğlu 6, Noterliğinden keşide ettikleri 21.11 ...gün ve ... sayılı ihtarla," muhatapların nakit ihtiyaçları için ... akın ve ... ait villaların ipotek verilmesi ve daha sonra satışı hususunda anlaşıldığı, taşınmazlar üzerine tekstil bank tarafından 6.000,000- TL lik ipotek konulduğu, dökümü yapılan çeklerin ipotek ve satış sürecinin karşılığı alındığı, listesi verilen çeklerin tam olarak gerçek miktarı ve çekleri yansıtmadığı, 240 000 Euro, 1.014 000-TL ve her bin 2,000,000-TL olan 2 adet çekin kendileri ile ilgisi bulunmadığı, Taşınmaz satım bedeli için alınan çek miktarının 4.990,000-TL olduğu, Bu çeklerden 400 000-TL sının tahsil edildiği, Adi yazılı sözleşme ile taşınmaza biçilen değerin 4.000 000-TL olduğu, fazla bulunan 990.000-TL çekin teminat amaçlı olduğu, taşınmazın satım bedeli olarak toplam 4 000,000-TL sı adi yazılı sözleşme ile belirlendiği, taşınmaz satım bedelinin ödenmesi halinde, 4.590.000-TL lik çeklerin iade olunacağı, İpoteğin kaldırılması halinde. 400.000-TL sı nakit ve 4,590.000-TL lık çeklerin iade olunacağı, İşbankası'na verilen ipoteğin kendi firmalarının kredileri için verildiğini, ancak tapunun satın alınması durumunda ipoteğin kaldırılacağını, İhtarın 4. Maddesinde yazılı çeklerin muhatap için çekilen kredi ödemesi için bankaya verilmiş çekler olduğu, bu çeklerin verilme sebebinin tamamen muhataplarca kullanılan kredinin ... ... tarafından çekilerek muhataplara ödenmesi karşılığı olduğu, borçlarının bulunmadığı, verilen çeklerin bankanın verdiği kredi ve faizlerini kapsayacak nitelikte ve miktarda, bir kısmının tahsil edilememe riskini de kapsayacak şekilde bankaya verilmiş bulunan çekler olduğunu, birinci gurup çekler açısından bodrumdaki taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, ikinci grup çeklerin banka teminatı olduğunu" cevaben bildirdiklerini, kendisinde adi yazılı sözleşme ile yapılan 4,000.000-TL sı değerle yapılan satış bedeli için Yukarıda TL olarak yazılı çeklerden dava konusu yaptığımız ve icra takibine konu 1 150.000-TL lik çekler dahil A.990,000-TL lik çekin bulunduğunu, bunun 400.000-TL sini tahsil edildiği, kabul ve ikrar etmekte, dava konusu olmayan ve ihtarın 4. Maddesinde yazılı müvekkil ... Ltd. Şti' den ciro yolu ile 500.000 Euro, 1.300.000 USD ve 630.000-TL lık çeklerin ise İşbankası'ndan ... ... Ltd.Şti. tarafından kullanılıp müvekkile verildiği iddia olunan kredinin teminatı olarak bankaya verildiğini iddia etmekte olduğunu, müvekkile dava dışı ... ... Ltd Şti ve 1 nolu davalının gönderdiği miktar 1.763.000-TL sı olup, ihtar tarihi itibariyle kendilerine gönderilen paralarla ilgili bir borcu olmadığını, alacağı olduğunu, davalılar kötü niyetli olarak çeklere el koyduklarını, davalıların iddiası varit olmadığını, cari hesaptan görüleceği üzere müvekkillerden ... Ltd. Şti'ne Davalılar ve ... ... Ltd.Şti'nin gönderdiği miktar toplamı yukarıda açıklandığı üzere ödenmesi çeklerin bankaya ibrazında alınan banka garantisi olan 1.000-TL ler karşılığında bu müvekkil alacaklı olduğunu, davalılardan 2 ve 3 nolu davalı 1 nolu davalının çocuklarıdır, ... ... Ltd Şti ise aile şirketleri olduğunu, davalılar iyi niyetli olmadığını, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas, sayılı dosyası ile icra takibine konan çeklerin 325 000-TL ve 250,000-TL sinde, 2 nolu davalı, 325,000 ve 250.000- TL sinde 3 nolu ciranta olarak babaları olan bir nolu davalıya çekleri ciro ederek verdiği, 1 nolu davalı tarafından bankaya ibraz edilerek arkasının yazıldığı ve icraya verildiği görüldüğünden 2 ve 3 nolu davalıda davada taraf gösterildiğini, tüm bu nedenlerle İstanbul 28, İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konan ... bankası ... Şubesi muhataplı, 31 10....tanzimli ... seri nolu, 325 000-TL sı değerli. ... seri nolu 325 000-TL sı değerli, 30.11 ...tanzim. ... seri nolu 250.000,-TLsı, değerli, ... seri nolu 250.0Û0-TL sı değerli çeklerden ve icra takibinden dolayı müvekkillerinin bir borcu bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini, çeklerin müvekkillere iadesini, muhakeme giderleri ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı şirketlerden ... I.td Şti müvekkilini İlacı ...'a ait ... Mah, ... Cad, .. Sok No:.. (... Ada, .. Parsel) ... adresindeki ... ... isimli oteli ekte ver alan kira sözleşmesi gereğince kiralandığını, buna göre yıllık kira 250.000-Euro olup çek verme suretiyle ödeneceğini, ayrıca davacı şirketler, müvekkilleri ... ... ve ...'a ait ... İlçesi, ... çeşme Mah. ... Mevkii, ... Ada, ... parselde kayıtlı 1.988,58m2 yüzölçümlü üzerinde iki adet villa bulunan taşınmazı 4.000.000,00-TL bedelle satın aldıklarını, bu ticari ilişkiler sonucu taraflar arasında oluşan sıcak ilişkilerden yararlanan davacı şirketlerinin yetkilisi ..., kendisi ve şirketleri adına bankadan kredi kullanamadığını, ipoteklerinin de dolu olduğunu bu nedenle bankadan kredi kullanmasında kendisine yardımcı olmalarını müvekkillerinden istediğini, müvekkilli de aile şirketleri olan ... ... AŞ ismi ile davacı namına kredi kullanmış ve kredinin teminatı olarak da davacı şirketlerin çekleri bankaya verildiğini, kullanılan kredinin parasını da müvekkilleri davacılara verdiğini, davacı şirketler, iflas durumuna girmişler ve müvekkiline ...'teki otelin kirasını, bodrumdaki yatın aldığı villaların parasını no de ... ... namı ile kullanılan kredinin taksitlerini ödemediklerini, bunun üzerine müvekkillerine tarafından İstanbul 28, icra Müdürlüğünün Esas :... /... sayılı dosyası ile ve dava dışı başka dosyalar ile icra takipleri açılmıştır. Davacılar ekte yer alan İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin esas 2013/527 Karar :2013/471 sayılı iflas erteleme kararı aldıklarını ve buna dayanarak tüm takipleri durdurduklarını, Bu güne kadar geçen sürede de iflas erteleme kararı ile sunulan kurtarma planı işletilmemiş ve davalar müvekkillerine hiçbir ödeme yapılmadığını, bu kapsamda dava konusu İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün Esas :... /... sayılı dosyasına konu borcu da ödemediklerini, müvekkilleri çekilen krediyi ödemek zorunda kaldıklarını için yıl boyunca otellerinden kira alamadıklarını ve Bodrumdaki villalar da ellerinden gittiğini, Beyoğlu 6. Noterliğinin 21/11/...tarih ... yevmiye sayılı cevabı ihtarnamesinde ayrıntılı olarak belitmiş oldukları davacının taraflarına verildiğini iddia ettikleri çeklerin çoğunun müvekkiliyle alakasının olmadığını, taraflarının teslim almadığını, davacının dilekçesinde dökümünü yapmış olduğu 10.633.600,00 TL , 500.000-Euro ve 1.300.00-USD miktarlı 22 adet çek verilmesi ve bu miktar finansman ilişkisi kurulması söz konusu olmadığını, müvekkili finansman sağlayan bir kuruluş olmadığını, Taraflar arasında kredi bulmak ve finansman desteği sağlamak şeklinde bir ilişki hiçbir amaç kurulmadığını, müvekkiller finans kuruluşu olmadığını, müvekkillerin davacı şirketlere finans desteği sağlamak gibi bir edim borcu olmadığını, böyle bir iddiayı ileri süren davacıların yazılı belge ile ispat yapmaları gerekmekte olduğunu, taraflar arasında böyle bir sözleşme var ise HMK gereği yazılı belge ile ispatlanması gerekmekte olduğunu, davacıların şifahi sözleşme yapıldı tarzındaki iddiaları da gerçek dışı olduğunu, çünkü TTK'na göre ticaret şirketlerinin yaptığı her ... ticari ... olduğunu, bir Limited Şirketin finans desteği almak amacıyla 10.633.600,00 TL , 500.000-Euro, ve 1.300.000-USD miktarlı 22 adet çeki hiçbir vazıh belge olmaksızın vermesi hayatın olağan akışına, ticari hayattaki teamüllere ve HMK'mn yazılı belge ile ispat kuralına aykırı olduğunu, ayrıca kurumun kredi sağlamak ve finans işleri yapmak kanımla yetki verilmiş bankalara ve bazı finans şirketlerine ait olduğunu, bunun dışındakiler piyasaya kredi desteği sağlayamadıklarını, müvekkili ise bu tarz bir yetkisi bulunmadığını, TTK'na göre çek, bir ödeme aracı olduğunu ve çekte vade olamayacağını, kanun gereği kambiyo senedi ve kıymetli evrak olduğunu, çek ödeme vasıtası olduğu ve vade olmaksızın ödeme amacıyla verildiği için bunun aksini iddia edenin iddiasını yazılı belge ile yani çekin başka bir amaç için verildiğini ispatlaması gerektiğini, davacı ise bu davasında iddialarını ispatlayacak bir sözleşme, belge vs sunmadığını sadece dava konusu çeklerle birlikte 22 adet çoğunu kabul etmedikleri çekin dökümünü yaptıklarını ve yapılan ödemelerle karşılaştırarak alacaklı olduğunu iddia ettiklerini, Bu iddialar kötü niyetli olup haksız para tahsilini amaçlamakta olduklarını, davacı şirketler ve bu şirketlerin hakim ortağı ... müvekkili ve piyasadaki yüzlerce insanı borçlarım ödemeyerek mağdur ettiğini, aldığı iflas erteleme kararına dayanarak da kendisine haciz gelmesini önlediğini, iflas erteleme dosyasına taraf olmuş yüzlerce kişi olduğunu, müvekkili oteline üç yıl boyunca hiçbir kira ödemediğini, piyasa değeri 4.000.000,00TL olan villalarının elinden çıkmasına sebep olduğunu ve çekilen kredi müvekkili tarafından kapatıldığını, davacı müvekkillerine milyonlarca lira zarar vermesine rağmen son bir gayretle ... bu davayı açtıklarını, davacı, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün Esas ... sayılı dosyasında yasal beş günlük süre içerisinde borca itiraz davası açmadığını aradan üç yıl geçtikten sonra bu davayı açtığını, bu husus dahi tek başına davacıların hangi saik ile hareket ettiklerini ispatlamakta olduğunu, usule ilişkin bir numaralı itirazımız doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesini, itirazlarımız doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/959 Esas, 2016/674 KARAR NUMARALI DOSYASI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : davalılar ile davacı arasında çeşitli işler sonucu münasebet oluştuğunu, davacı şirketin kısmi sıkıntıya girince davalının kendi adına ve aile şirketi adına sıkıntıyı çözmek için yeterli kredi alabileceğini ve aldığı kredileri davacıya göndereceğini, bankalara teminat olarak vermek için çekler verilmesi gerektiğini ifade ederek davacıdan çekleri istediğini, davacı şirket tarafından davalıların kendi üzerilerinden bankadan çekerek davacıya gönderecekleri krediler karşılığı bankalara teminat verilmek üzere müşterilere ait 6 adet toplam 630.000TL değerli çeklerin davacı tarafından ciro edilerek verildiğini, davacı tarafından işbu çekler dışında verilen diğer çeklerin yanında 240.000Euroluk çeklerin verildiğini, havale ile kısmi ödemeler yapıldığını, çeklerin de davalılar tarafından tahsil edilmeye başlanmasına ve davalı tarafından tahsil edilen miktarın davalının gönderdiği miktardan fazla olmasına ve davacı şirketin alacaklı duruma geçmesine rağmen davalının fazla yaptığı tahsilatı davacıya vermediğini, finansman kaynağı yaratmadığı gibi, çekleri de iade etmediğini, tahsil etmeye ve ettirmeye devam ettiğini, davalılara noter kanalı ile ihtarname keşide edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalıların vaki haksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinden özetle : derdestlik ve birleştirme talepleri olduğunu, aynı konuda ve aynı çeklere ilişkin İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/356 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, ayrıca iddia ettiği diğer çeklerin ise hiçbir şekilde davalılarla ilişkili olmadığını, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddini, takibin iptalini ve davalılar lehine %20den az olmayan kötü niyeti tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesice yapılan yargılama sonucunda; "....Asıl dava yönünden; Davacının iddiası ile dava konusu çeklerin geçersiz ... satışına yönelik verildiğine yönelik olmasına rağmen, incelenen kayıtlardan sayılan çeklerin önemli bir kısmının banka tarafından kullandırılan kredinin teminatı olarak kullanıldığı, davalının bu savunmasının Banka kayıtları ile uyumlu olduğu belirlenmiştir. Buna göre de çeklerin kullandırılan kredilerin teminatı olarak verildiği ve kullandırılan kredilerin ödenmiş olduğu ve çeklerin bedelsiz kaldıkları gözetilerek menfi tespit ve istirdat talepli davada kabul kararı verilmiştir.

Birleşen dava yönünden ; Davacı tarafından davalılara yapılan toplam 5.000.530,00 TL ödeme tutarından, kullandırılan kredilerden doğan 1.922.141,51 TL borç tutarı mahsup edildiğinde, davacının davalılardan 3.078.388,49 TL (= 5.000.530,00 TL - 1.922.141,51 TL) Asıl Alacak tutarı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak 01.06.2014 tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda reeskont faiz oranından yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalılardan toplam 3.330.173,26 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davalılar tarafından davacı .... Şti. lehine ipotek verildiği, alacaklı tarafından ipoteğin para çevrilerek alacağın tahsil edildiği belirlenmekle, ipotekli taşınmazın satışından kaynaklanan 2.448.376,50 TL nin asıl alacak miktarından, 50.007,25 TL nin de işlemiş faiz miktarına ilişkin borçtan mahsubuna ilişkin en son alınan ek raporda belirtilen tablodaki gibi, birleşen davadaki alacak miktarının takip tarihi itibariyle 630.011,99 TL asıl alacak, 201.777,52 TL faiz olmak üzere toplam 831.789,51 TL olması gerektiği kanaati ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kira ilişkisine yönelik 2013 yılı kira bedelinin icra takibi ile talep edildiği ve 2019 yılında iflas masasına söz konusu alacağın kaydının yapıldığı görülmekle, 2014 yılı ve sonrasına ilişkin kira alacağının taraflar arasında ortaya çıkan kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak ile bağlantılı olmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir.

Birleşen itirazın iptali davasında ... ... Şti'nin davacı olmadığı, yalnızca ... .. Şti'nin davacı olduğu da gözetilerek, davalılar vekilinin iflas masasına kaydedilen alacağın mahsubuna ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.

Yine birleşen davadaki alacak miktarı likit olarak görülmediğinden icra inkar tazminatına hükmolunmamıştır." kararı verilmiştir.

Davacılar vekili İstinaf başvuru dilekçesinde özetle;

-Dosyada alınan bilirkişi raporlarının kendi içinde çelişkili, önceki raporlarla uyumsuz, dayanakları açıklanmamış, hesaplama yöntemleri belirsiz olduğunu, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını,

-Bilirkişi raporunda, Davalı alacağı: 7.122.190,40 TL, Davacı ödemesi: 6.030.493,00 TL olmasına rağmen bakiye borç 2.136.712,00 TL olarak hesaplanmış olduğunu, doğru hesap miktarının 1.091.697,40 TL olduğunu, basit bir matematik hatasını içeren bir rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,

-Davanın 4 adet çek nedeniyle borç bulunup bulunmadığının tespiti (menfi tespit) davası olduğunu, ancak bilirkişi ve mahkemenin kira alacağı, taşınmaz satışı, ipotek ilişkisi, genel cari hesap gibi dava konusu dışındaki hususları inceleyerek hüküm kurduğunu, bu durumun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına açık aykırılık teşkil etmekte olduğunu,

-Davalının iflas dosyasına yalnızca 701.129,78 TL alacak kaydı yaptırdığını, ancak bilirkişinin davalının kendi beyanını dahi aşan şekilde çok daha yüksek alacak hesaplamış olduğunu, davalının ikrarına ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu, davalının kira alacağını bir dilekçede 1.000.000 Euro, başka yerde 125.000 Euro, iflas kaydında 701.129,78 TL olarak gösterdiğini, mahkemece bu çelişkilerin açıklattırmadığını,

-Kira sözleşmesinde 3 ayrı kiraya veren bulunduğu tarafınca defalarca ileri sürülmüş olmasına rağmen tüm kira alacağının tek kişi (...) üzerinden hesaplanmış olduğunu, bu durumun sözleşmeye ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hesaplamayı tamamen geçersiz kılar nitelikte olduğunu, Mahkemece bu durum göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmiş olduğunu,

-Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarında krediden aylar sonra yapılan ödemeleri kredi ile ilişkilendirmiş olduğunu, ödeme yapıldıktan sonra çekilen krediyi bile müflis şirkete yüklemiş olduğunu, TBK uyarınca açıklama içermeyen havalelerin mevcut borcun ifası sayıldığını, bu temel ilkenin de tamamen göz ardı edilmiş olduğunu,

-Dosyada yer alan raporlar arasında “çekler bedelsizdir” veya “borç vardır” gibi birbirini tamamen dışlayan tespitler yer almakta olduğunu, Mahkemenin bu çelişkileri gidermeden hüküm kurmuş olduğunu,

-Kararın gerekçesiz olup, Anayasa m. 141 ve HMK kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlali olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili İstinaf başvuru dilekçesinde özetle;

-Mahkemece son bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmiş olduğunun belirtilmiş ise de bunun gerekçe olmadığını, gerekçe demenin hangi sonuca neye dayanılarak varılmış olduğunun izah edilmesini ve alınan raporlardan uyulmayan rapora neden uyulmadığının izah edilmesinden izah edilmesi şeklinde olması gerekmekte olduğunu,

-Mahkeme tarafından hükme esas alınacak nitelikte bulunan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın çeklerden dolayı müvekkili murislerine 1.223.644,88-TL borçlu olukları belirtilmiş olduğunu, ancak Mahkemece hukuk dışı kabul edilecek değerlendirme ile davacının borçlu olmadıklarının kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğunu, Takip konusu çeklerin kambiyo senedi olduğunu, borçtan münezzeh olduklarını, Davacının ticaret şirketi olduğunu, yazılı belge olan çekten dolayı borcun olmadığının ancak yazılı belge ile ispat edilmesi kuralının ihlal edilerek karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, alınan tüm raporlarda davacının, müvekkillerine borçlu olduğu belirtilmiş iken, Mahkemece davacının borçlu olmadığını tespitine karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğunu,

-Birleşen dava yönünden ara karar ile nihai kararın çelişkili olduğunu, Mahkeme bilirkişilere 07.11.2024 tarihli kararı ile "Görsel" şeklinde görev verildiğini, Bilirkişilerin Mahkemenin kendilerine verdikleri ve raporda nelere dikkate alarak rapor hazırlamaları gerektiği yolundaki ara karara aykırı şekilde rapor tanzim ettiklerini, raporun ara karara aykırı olduğunu, hatalı olduğu gibi Mahkemenin de kendi ara kararına uymadan alınan raporu esas alarak karar vermesinin hatalı bulunduğunu, raporun içeriğinde belirtilen bazı hususlarda raporun değerlendirme ve sonuç kısmı ile çeliştiğini,

-Mahkemeye ibraz edilen son raporun (Hükme esas alınan) 10.sayfasında müvekkillerine ait olan ve davaların borcu sebebi ile satılan villa değerleri olarak İcradan satış değeri esas alınarak 2.448.376,50-TL esas alınarak hesaplama yapıldığını, davacı tarafın alacaklı çıkartılmış olduğunu, Bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müvekkillere ait villalar tarafların ortak iradesi ile 4.000.000,00-TL olarak belirlendiğini, tarafların ortak iradesi ile belirlenmiş olan değer esas alınması gerektiğini, icradan bir malın çok daha düşük değer ile satıldığını bilmeyen kişiden bilirkişi olmaması gerektiğini, icra satışlarındaki masraflar ve ihalenin feshi gibi davalar sebebi ile hiç bir mal gerçek değerinde satılmadığını, bunun bilmeden ve bu hususu takdir etmeden hazırlanan rapor hatalı bulunduğunu, müvekkillere ait 2 adet villa değerinin 4.000.000,00-TL olarak alınması halinde halen müvekkillerin alacaklı olacağını, hal böyle iken bu rapora itibar edilmesi hatalı bulunduğunu, Mahkemeye ibraz edilen 25.05.2023 tarihli raporda villa değerlerinin gerçek olarak alınmış ve müvekkilinin alacaklı çıktığını, Mahkemece bu raporun esas alınarak davanın reddine, karar verilmesi gerektiğini, hiçbir gerekçe olmadan taraflarca kabul edilen değerin aksine ve düşük değerin esas alınmasının hatalı bulunduğunu,

-Mahkeme ara kararına aykırı olarak müvekkillerin kira alacakları hesaplanmadığını, bilirkişiler kendi raporlarında yazdıkları şeyin tersine hareket ettiğini, Müvekkillerin kira alacaklarının bir kısmı iflas masasına kayıt ettirildiğini, diğer kısımlar ise tahsilat yapılması mümkün olmadığı esas alınarak kayıt ettirilmediğini, öyle ise bilirkişilerce kira alacakların ne kadar olduğu hesaplanması gerektiğini, yani yanlış hesap hatasına rağmen iflas masasına kayıt ettirilmiş olan 701.129,78-TL miktar mahsup edilse dahi davacının alacağının kalmayacağını, mahsubu bilirkişilerin yapması gerektiğini, rapordaki belirtilen sonuç mahsubu gereken (gerçekte çok daha fazla ) 701.129,78-TL'den daha az olduğundan bunun resen dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi de mümkün olduğunu,

-Davacı taraf alacaklı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, Davacının sadece çek verdim dediğini, verdiği çekleri ödediğini de ispat etmekle mükellef olduğunu, Davacının verdiği çeklerin çoğu karşılıksız çıktığını, örneğin 4.000.000,00-TL Miktarlı çekler ve diğer çekler karşılıksız olduğunu, tüm raporlarda müvekkillerinin birleşen dava yönünden alacaklı olduğu belirtildiğini, burada bulunan alacak miktarı bile takas mahsup hakkı olarak ileri sürüdüklerinde davacının alacağının kalmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; huzurdaki uyuşmazlıkta taraflar arasındaki temel ihtilaf, çeklerin varlığı değil; bu çeklerin hangi hukuki ilişki kapsamında verildiği, hangi ödemelerin yapıldığı, hangi çeklerin karşılıksız kaldığı ve taraflar arasındaki cari ilişkinin nasıl tasfiye edileceği olduğunu, davalı taraf da dosya boyunca; çeklerin kredi ilişkisi kapsamında verildiğini, taşınmaz satış süreciyle bağlantılı olduğunu, ipotek ilişkisine dayandığını, kira alacaklarıyla bağlantılı olduğunu farklı aşamalarda bizzat ileri sürdüğünü, Davalı taraf bir yandan; çeklerin kredi teminatı olduğunu, taraflar arasında finansman ilişkisi bulunduğunu, ipotek ve taşınmaz devri süreci nedeniyle çek aldığını ileri sürerken; diğer yandan taraflar arasında böyle bir ilişki bulunmadığını iddia ettiğini, alınan bilirkişi raporları kendi içinde ciddi çelişkiler içerdiğini, Davalı taraf, kira alacaklarının eksik hesaplandığını ileri sürmekteyse de, kira sözleşmesinde birden fazla kiraya veren bulunduğunu, tüm kira alacağının tek bir kişi lehine hesaplanmaya çalışılması hukuken mümkün olmadığını, Davalı tarafın iflas dosyasına yalnızca belirli bir tutar üzerinden alacak kaydı yaptırmış olmasına rağmen, huzurdaki dosyada bundan çok daha yüksek alacak iddialarında bulunmakta olduğunu, Bir tarafın kendi iradesiyle belirlediği alacak miktarını aşan şekilde sonradan sınırsız bir alacak iddiasında bulunmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığını, istinaf isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; taraflar arasında tarafların da kabulünde olan 1-)Kira akdi ilişkisi ,2-)... satış vaadi ve ipotek ilişkisi 3-)kredi ve cari ilişkiler bulunmakta olduğunu, Kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti iddialarında, mahkemenin temel ilişkiyi (illiyet bağını) ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerindeki tüm hesap hareketlerini bir bütün olarak incelemesinin zorunlu olduğunu, bu kapsamda taraflar arasındaki tüm ticari ilişkilerin herbirinin tek tek değerlendirilmesini ve bu ilişkilerden kaynaklı alacak/borç durumunun belirlenmesinin gerektiğini, Dolayısıyla yerel mahkemenin ticari ilişkiyi geniş kapsamlı incelemesinin bir usul hatası değil, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için hukuki bir zorunluluk olduğunu, villa değerinin düşük alınmasının, kira ilişkisinin kapsam dışı bırakılmasının tarafının aleyhine sonuç doğurduğunu, davacının iddia ettiği gibi dava konusu aşılmamış tüm ilişkilerin incelenmeyerek eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulmuş olduğunu, mahkemenin hükme esas alınamaz bulduğu fakat gerekçesini açıklamadığı bilirkişi raporuna göre asıl davada davacıların çeklerden dolayı müvekkili murislerine 1.223.644,88 TL borçlu olduklarının belirtilmişken mahkemece bu rapora tamamen aykırı yönde davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin hatalı bulunmakta olduğunu, Davacı tarafın dosyaya borçlu olmadığını gösterir hiçbir yazılı delil ya da makbuz sunamadığını, yalnızca soyut ve varsayımsal iddialarla kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünü, iflas masasının alacağın tamamı yerine bir kısmının kayıt ettirilmesi başkaca alacağım yok demek olmadığını, Davacı tarafın iflas dosyasına yalnızca 701.129,78 TL alacak kaydı yapıldığını, davalının kendi beyanını aşan şekilde yüksek alacak hesaplandığını iddia ettiğini, ancak bilirkişi raporunda iflas masasına alacak kaydı yaptırılması veya yaptırılmamasının alacağın varlığında değişiklik yaratmayacağı görüş ve kanaatinde bulunulmuş olduğunu, alacağın zaten iflas masasına kayıttan önce doğmuş olacağını, iflas masasına alacak kaydı yaptırılmamış olmasının o alacağın olmadığı anlamına gelmeyeceğini, tahsil kabiliyeti görülmediği için ya da harçların ödenemediği için alacağın tamamı kayıt ettirilmemiş olabileceğini, Tüm bu hususların değerlendirilerek kira alacağının ne kadar olduğu net olarak belirlenmesi gerektiğini, yanlış hesap hatasına rağmen sadece iflas masasına kayıt ettirilen 701.129,78 TL mahsup edilse dahi alacak kalmamakta olduğunu, takas ve mahsup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir olduğundan bilirkişilerce bu yönde de hesaplama yapılması gerektiğini, davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Asıl dava, hukuki niteliği itibari ile; Menfi Tespit davasıdır. İstanbul 28. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulan ... bankası ... Şubesi muhataplı, 31 10....tanzimli ... seri nolu, 325 000-TL değerli. ... seri nolu 325 000-TL değerli, 30.11 ...tanzim. ... seri nolu 250.000,-TL, değerli, ... seri nolu 250.000-TL değerli çeklerden ve icra takibinden dolayı müvekkillerinin bir borcu bulunmadığının tespiti talep olunmuştur.

Birleşen dava itirazın iptali davası olup, İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalıların yaptığı itirazlarının iptali talep edilmiştir.

Dosyaya getirtilen İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 116.625,33 + 116.625,33 + 124.411,90 TL asıl alacak ve 5.444,65 + 4.869,51 + 4.560,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 372.537,35 TL üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür.

Birleşen dosyaya konu İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, ...67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Tarafların kayıtları iddia ve itirazları, aralarındaki ticari ilişki, verilen çekler mahiyeti, ödemeler, kullandırılan krediler, cari hesap ilişkisi, temerrüt, ve faizin denetlenmesi asıl davada menfi tesbit istemi ve birleşen davada takip konusu alacak kalemleri çerçevesinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi ...'dan alınan 13/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle:

ESAS DOSYA YÖNÜNDEN : Davacı borçlunun takip Tarihi 18.12....itibariyle, davalı alacaklılara. 1.146.000.00.-TL Asıl Alacak. 19. 755,75 TL İşlemiş faiz 57.300,00TL %5 Çek Tazminatı, 3.438.00.-TL %0,03 Çek komisyonu olmak üzere toplam 1.226.493,75.-'TL borçlu olduğu hesaplanmıştır. .Davalı alacaklının tespitlerimiz altında kalan 1.226.223,12.-TL'lik talebi ile bağlı olduğu. Borç lamamen ödeninceye kadar 1.146.000.00.-TL matrah üzerinden değişen oranlarda Avans faizi talep edilebileceği,

BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN: İhtarın temerrüt faizi başlangıcı olarak kabulü halinde 3.266.668,00- TL asıl alacak 703.966,95 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.970.634,95 TL alacağı bulunduğu, Davacının tespitlerimiz altında kalan 3.533-460,81 TL 'lık talepleri ile bağlı olduğu, Borç tamamen ödeninceye kadar 3.266.668.00 TL, matrah üzerinden %9 iskonto faizi talep edebileceği " şeklinde rapor sundukları görüldü.

Mahkeme dosyasında yapılan beyan ve itirazları sonucunda, gerekli yerlere müzekkerele yazılarak temin edilen belgeler uyarınca ek rapora gönderilmiştir.

Bilirkişiler ek raporlarında aynı görüşlerini ve hesaplama miktarlarını tekrar etmişlerdir.

Mahkemenin 15 nolu celse ara kararı uyarınca dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine dair bilirkişi inceleme ara kararı üzerine dosyanın mali Bilirkişi Hüdai Bal, sözleşme bilirkişisi Hande Deniz ve bankacı bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek; Tarafların iddia ve itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, mahkememize daha önce sunulan bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların raporlara karşı beyan ve itirazları da gözetilerek, asıl dava yönünden davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, birleşen dava yönünden itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi ...'dan alınan 22/09/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle :

ESAS DAVA YÖNÜNDEN : Davaya taraf olan Davacı taraflar ...Ltd. Şti. / .... Ltd. Şti. ile Davalı taraflar ... ... / ... arasında ticari ilişkinin mevcut olmadığı,..Ltd. Şti.'nin davaya konu edilen 4 adet çek toplamı 1.150.000.- TL'yı (Çek ... bedelleri tahsil edildikten sonra kalan takip tutarı 1.146.000.-TL) hangi nam ve ad altında düzenleyerek ... ... / ... adına düzenleyip teslim ettiğinin belirlenemediği, ... ... / ... adına düzenleyip teslim edilen çeklerin kira sözleşmesi karşılığı olmadığı, Davalılar ... ... / ... bu çekler karşılığında davacı tarafa teslim etmesi gereken (mal-hizmet- ürün vb) karşılık hakkında dava dosyasına bilgi sunması durumunda değerlemenin daha sağlıklı olabileceği, Mevcut şartlarda Davacı borçlunun, 18.12....takip tarihi itibariyle, davalı alacaklılara 1.146.000.-TL Asıl Alacak + 19.436,26 TL Faiz + 57.300.-TL Tazminat + 3.438.-TL Komisyon olmak üzere toplam 1.226.174,26 TL borçlu olduğu hesaplanmıştır. Bu tutarı aşan taleplerin yersiz olduğu, 1.146.000.-TL'lık asıl alacağa tahsil edilinceye kadar avans faiz talep edilebileceği,

BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN : Davacının, davalılardan 02.04.2015 takip tarihi itibariyle, 3.239.119,36 TL Asıl Alacak + (Talep gereği) 266.792,81 TL Faiz olmak üzere toplam 3.505.912,17 TL alacaklı olduğu, Keşide edilen ihtarname, bir alacağın ödenmesi talebi olmayıp, verilen çeklerin iadesine ilişkin olduğundan, takip tarihine kadar faiz işletilmemesi gerektiği ancak takdirin Sayın Mahkemede olduğu " şeklinde rapor sundukları görülmüştür.

Dosyanın bilirkişilere yeniden tevdii edilerek; Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazlarının detaylı gerekçeli olarak başlıklar halinde değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi ...'dan alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle :

SONUÇ Davalı Alacağı Davacı Ödemesi Bakiye

... 4.000.000,00 400.000,00 3.600.000,00

Kira (euro) 1.086.986,30 505.000,00 1.627.000,90

Kredi Kullanımı 1.763.000,00 1.763.000,00

Kredi Faizi 272.204,10 272.204,10

ÇEK ile Ödeme 5.125.493,00 -5.125.493,00

TOPLAM7.122.190,406.030.493,00 2.136.712,00

İstanbul 28.İcra Müdürlüğü ... E. Dosyasına (takip tarihi: 18.12....) konu edilen 4 adet çekin ... ... otelin kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu çeklerden dolayı Davalının hala alacağının mevcut olduğu ve bu Alacak haricinde ki işlemlerden kaynaklı Davalı taraf Alacağı toplamının "Tüm davalar özelinde 2.136.712.- TL" Davacı taraftan alacaklıdır. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir" şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.

Dosyada alınan raporların yeterli olmadığı kanaati ile dosyanın öncekilerden farklı yeni bir heyete tevdiine, bu bağlamda; dosyanın mali Bilirkişi ..., sözleşme bilirkişisi ... ve bankacı bilirkişi ...'ten oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilerek; Tarafların iddia ve itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, mahkememize daha önce sunulan iki ayrı heyetten alınan bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların raporlara karşı beyan ve itirazları da gözetilip, bu itirazlar da giderilerek, asıl dava yönünden davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, birleşen dava yönünden itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.

Bilirkişi ..., ... ve ...'den alınan 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle :

ESAS DOSYA YÖNÜNDEN : Davacı ... ... Şti. tarafından diğer davacı ....Ltd.Şti. emrine keşide edilen aşağıdaki çeklerin, davalılar ... ve ...'a, adı geçenler tarafından da diğer davalı ...'a ciro edildikleri, ... çek nolu çeklerin söz konusu çeklerin ibraz tarihlerinde karşılıksız kaldıkları ve 5941 sayılı kanun uyarınca, çek hamiline her bir çek yarağı için 1.000,00 TL banka yükümlülük tutarının ödendiği ve bu sebeple toplam 1.150.000,00 TL'lık çek bedellerinin 1.146.000,00 TL'lık kısmının tahsil edilemediği, Söz konusu tutara, çeklerin karşılıksız kaldıkları tarihten takip tarihine kadar Avans Faiz oranından yapılan hesaplamalar sonucunda; davacıların, davalı ...'a takip tarihi itibariyle toplam 1.223.644,88 TL borçlu bulundukları,

Asıl Alacak 1.146.000,00 TL tutarına takip tarihinden itibaren 16.906,88 TL Avans Faiz oranından faiz talep edilebileceği, Söz konusu çeklerin davacılar için kullandırılan kredinin teminatı olarak alındığının benimsenmesi halinde, bu kredinin başkaca çeklerin tahsili ve nakit ödemeler ile ödendiği ve fazla ödeme sebebiyle davacı tarafın alacaklı duruma geçtiği anlaşılmakla, söz konusu çeklerin bedelsiz kaldığının benimsenebileceği, takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı,

BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN :Davacı ....Ltd.Şti. tarafından, davalı ... ...Lt.Şti.'ne, nolu yer alan çeklerin verildiği, çeklerin keşide tarihlerinde tahsil edildikleri ve davalı ... ...Lt.Şti.'nin hesaplarına alacak kaydedildikleri, söz konusu çeklerin tahsil tarihlerinde T.C.M.B. Gösterge Niteliğindeki Döviz Alış Kurları üzerinden TL karşılıkları hesaplandığında, tahsil edilen tutarın 4.542.530,00 TL olduğu, davacı ....Ltd.Şti. tarafından davalı şirkete ayrıca 458.000,00 TL EFT havalesi yapıldığı, böylece davacı şirket tarafından davalılara toplam 5.000.530,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, Dava dışı T. ... Bankası ve ... Bank A.Ş. tarafından dava dosyasına sunulan kredi hesap ekstreleri incelendiğinde, davalılar tarafından, davacı şirket nam ve hesabına toplam 1.763.000,00 TL kredi kullanıldığı ve söz konusu kredi tutarlarının aynı gün davacı şirkete transfer edildikleri, Kredilerin kullandırıldığı tarihlerden tamamen geri ödendikleri tarihlere kadar, kredilere uygulanan faiz oranından faiz hesaplandığında, davacı şirketin kullandırılan kredilerden dolay davalılara toplam 1.922.141,51 TL borçlu bulunduğu, Davacı tarafından davalılara yapılan toplam 5.000.530,00 TL ödeme tutarından, kullandırılan kredilerden doğan 1.922.141,51 TL borç tutarı mahsup edildiğinde, davacının davalılardan 3.078.388,49 TL (= 5.000.530,00 TL - 1.922.141,51 TL) Asıl Alacak tutarı bulunduğu, söz konusu tutara taleple bağlı kalınarak 01.06.2014 tarihinden takip tarihine kadar reeskont faiz oranından yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalılardan toplam 3.330.173,26 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, Asıl alacak tutarına 3,078,388,49 TL, takip tarihinden itibaren talepteki gibi reeskont (iskonto) faiz oranından 251,784,77 TL faiz talep edilebileceği," şeklinde rapor sundukları görülmüştür.

Dosyanın bilirkişiler ..., ... ve ...'ya yeniden tevdi ile; davalılar vekilinin rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesinin ayrıca davalılar vekilinin bu celsedeki beyanlarında da belirttiği ipotek edilen iki adet villanın satışından dolayı alacaklı hale geldikleri ve Doruk Efe ile yapılan kira sözleşmesine konu kira alacaklarının düşülmesi gerektiğine yönelik itirazlarının ve bu hususların daha önceki raporlarda hesaplandığına dair itirazlarının detaylı gerekçeli olarak değerlendirilmek üzere ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmştir.

Bilirkişi ..., ... ve ...'den alınan 08/08/2025 tarihli ek bilirkişi raporundan özetle : Asıl dosyada menfi tespit talebinin kök raporda ortaya konan şartlar dahilinde teminat amacıyla verilmiş olabileceği ve ödemeler sebebiyle bedelsiz kaydıklarının benimsenebileceği, Birleşen dosya bakımından kök raporda ortaya konan alacak miktarından davalılar tarafından davacı .... Şti. lehine ipotek verildiği, alacaklı tarafından ipoteğin para çevrilerek alacağın tahsil edildiği belirlenmekle, Sayın Mahkeme tarafından bu miktarın borçtan mahsubu kanaati oluşursa, alacak miktarının takip tarihi itibariyle 630.011,99 TL asıl alacak, 201.777,52 TL faiz olmak üzere toplam 831.789,51 TL olarak kabul edilebileceği, Kira ilişkisine yönelik 2013 yılı kira bedelinin icra takibi ile talep edildiği ve 2019 yılında iflas masasına söz konusu alacağın kaydının yapıldığı görülmekle, 2014 yılı ve sonrasına ilişkin kira alacağının tahakkuk ettiği ve bunun taraflar arasında ortaya çıkan kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak ile bağlantılı olmadığından hesaplamaya dahil edilmemesi yönündeki kök raporda ortaya konan görüş korunmuştur" şeklinde ek rapor sundukları görülmüştür.

Yargılama devam ederken davalılardan ... vefat etmiş olup, veraset ilamını ve mirasçıların vekaletnamesini sunulmuştur.

Somut olayda, esas dosya bakımından davacı ve davalı istinaf istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, esas dosyaya ilişkin davanın İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu 31 10....tanzimli ... seri nolu, 325 000-TL değerli. ... seri nolu 325 000-TL değerli, 30.11 ...tanzim. ... seri nolu 250.000,-TL, değerli, ... seri nolu 250.000-TL değerli çeklerden ve icra takibinden dolayı borcu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, Davalı ... tarafından, davacılar ... ... Şti. ve ....Ltd.Şti. aleyhine, dava konusu olan çekler ile ilgili olarak İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 18.12....tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

Taraflarca bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğu ileri sürülmüş olup, raporlar arasındaki çelişkilerin çeklerin hangi hukuki nedenle verildiğinin tespitinin yapılamamasından kaynaklandığı, dava konusu edilen çeklerin, davacı ve davalıların farklı hukuki ilişkilerinin bulunması nedeniyle hangi hukuki ilişki kapsamında verildiğinin tespitinin öncelikle yapılması gerektiği, dava dosyasında iki grup çek bulunduğu, bu çeklerin ilk grubunun davacı tarafça düzenlenen çekler olduğu, ikinci grubunun davacının müşteri çeklerine ilişkin olup davalıya verildiği, ilk grup çek ve ikinci grup çek için hukuki ilişki tespitinin davacı ve davalı ihtarları incelenerek yapılması gerektiği buna göre;

Esas dava dosyasına konu ilgili çeklerle ilgili davacının Beşiktaş 23. Noterliğinin 12.11....tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ettiği, buna karışılık davalıların da ..., ...ve dava dışı ... ...Ltd. Şti tarafından keşide edilen Beyoğlu 6. Noterliğinin 21.11....tarih ve ... Sayılı cevabi ihtarnamesinde iki grup çek sayıldığı, 1. Grup çeklerin davacı tarafça davalılara verilen 16 kalem çek olduğu bu çeklerden 30/08/...-31/08/...-15/09/...-15/09/...tarihli çekler haricindeki çeklerin ki içinde dava konusu çeklerin olduğu çekler olup, taşınmaz ipoteği ve sonrasında satımı karşılığında verildiğinin kabul edildiği, cevabi ihtarnamede davalının davalıdan 400.000 TL tahsil ettiği ve taşınmazın değerinin 4.000.000,00 TL olduğunun belirtildiği, dava konusu olan çeklerin bulunduğu çeklerin de taşınmaz alım satımı için verildiğinin ihtar ve sunulu protokol gereği kabul edilmesinin gerektiği, bu hususun taraflar arasında imzalanan 14/05/...tarihli protokol ile de uyumlu olduğu, cevabi ihtarnamenin bağlayıcı olduğu ve cevabi ihtarname ve protokol ile taşınmaz alım satımı ve ipotek için verildiğinin tespitinin yapıldığı, buna göre ... bu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça, Bilirkişi raporunda, Davalı alacağı: 7.122.190,40 TL, Davacı ödemesi: 6.030.493,00 TL olmasına rağmen bakiye borç 2.136.712,00 TL olarak hesaplanmış olduğunu, doğru hesap miktarının 1.091.697,40 TL olduğunu, basit bir matematik hatasını içeren bir rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de bu raporun bu kısmının kira alacağı da içermesi nedeniyle Mahkemece dikkate alınmadığı, buna yönelik hüküm kurulmadığı, iflas masasına bildirilen alacağın da ... bu dava dosyası kapsamında bağlayıcı olmayacağı bu konudaki istinaf istemlerinin ayrıcı reddinin gerektiği anlaşılmıştır.

Somut olayda birleşen dava yönünden davacı ve davalının istinaf istemlerine ilişkin olarak; Davacı ....Ltd.Şti. tarafından, davalı ... ...Lt.Şti.'ne, keşidecisi ... olan ... 10.11....vadeli 1000409 nolu 250.000,00 Euro, ... 10.12....vadeli 1000408 EUR 250.000,00 keşidecisi ... ... Bankası 25.06.2014 vadeli 6017055 nolu 500.000,00 USD, ... Bankası 25.07.2014 vadeli ... nolu 500.000,00 USD, ... Bankası 25.08.2014 vadeli 6017057 nolu 300.000,00 USD ve keşidecisi ... ... 25.08.2013 vadeli 1134327 nolu 630.000,00 TL bedelli çeklerin verildiği, bu çeklerin veriliş nedenine ilişkin olarak yine davalı tarafça Beyoğlu 6. Noterliğinin 21.11....tarih ve ... Sayılı cevabi ihtarnamesinde konu edilen 2. Grup çek oldukları, 2. Grup çeklerin müşteri çeki olup, davacı tarafça davalılara kredi teminatı için verildiğinin açıklandığı, keşide tarihlerinde tahsil edildikleri ve davalı ... ...Lt.Şti.'nin hesaplarına alacak kaydedildikleri, davacı şirket tarafından davalılara bu çekler nedeniyle ve harici olarak toplam 5.000.530,00 TL ödeme yapılmış olduğun tespitinin raporlar ile yapıldığı, davalılar tarafından, bu çekler karşılığı, davacı şirket nam ve hesabına toplam 1.763.000,00 TL kredi kullanıldığı ve söz konusu kredi tutarlarının aynı gün davacı şirkete transfer edildikleri, buna göre kredi kullandırılmayan miktar bakımından da bu 2. Grup dava konusu çekler nedeniyle davacı tarafça fazla ödeme yapılmış olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca Dava dosyası kapsamında ve ekinde yer alan İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyadaki belgeler incelendiğinde, ipotek verilen taşınmaz nedeniyle, taşınmazın davalılar tarafından davacıya satışının gerçekleşmediği ve taşınmazın ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Talimat sayılı dosyası ile satış ihalesinin yapıldığı ve 20.01.2015 tarihinde dava dışı Pırlanta Mağazacılık A.Ş.'ye 2.451.000,00 TL bedelle satıldığı bu bedelinde de mahsubunun gerektiği yönünde verilen kararda aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafça kira ilişkisi ileri sürülmüş ise de, kira borcu ve kira ilişkisi ile çeklerin veriliş nedenin farklı olduğu bu nedenle çeklere ilişkin tespitte kira alacağına ilişkin hususların incelenemeyeceği, ayrıca taraflar arasında taşınmaz değeri 4.000.000,00 TL belirlenmiş ise de, satılan değerin esas alınması gerektiği, sonuç olarak Davacı tarafından davalılara yapılan toplam 5.000.530,00 TL ödeme tutarından, kullandırılan kredilerden doğan 1.922.141,51 TL borç tutarı mahsup edildiğinde, davacının davalılardan 3.078.388,49 TL (= 5.000.530,00 TL - 1.922.141,51 TL) Asıl Alacak tutarı bulunduğu, taleple bağlı kalınarak 01.06.2014 tarihinden takip tarihine kadar bilirkişi raporunda reeskont faiz oranından yapılan hesaplama sonucunda, davacının davalılardan toplam 3.330.173,26 TL talep edilebilir alacak tutarı bulunduğu, davalılar tarafından davacı .... Şti. lehine ipotek verildiği, alacaklı tarafından ipoteğin para çevrilerek alacağın tahsil edildiği belirlenmekle, ipotekli taşınmazın satışından kaynaklanan 2.448.376,50 TL nin asıl alacak miktarından, 50.007,25 TL nin de işlemiş faiz miktarına ilişkin borçtan mahsubuna ilişkin en son alınan ek raporda belirtilen tablodaki gibi, birleşen davadaki alacak miktarının takip tarihi itibariyle 630.011,99 TL asıl alacak, 201.777,52 TL faiz olmak üzere toplam 831.789,51 TL olması gerektiği yönünde kurulan hükümde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2025 tarih ve 2015/356 E., 2025/843 K. sayılı kararına karşı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2-Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 78.556,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 19.639,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 58.917,37-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Birleşen dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 56.819,54-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 14.204,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.614,65-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/808, K. 2026/1544, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-808-e-2026-1544-k-6083ff5763a6