Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/726 E. 2026/1723 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/726
Karar No
2026/1723
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/726 KARAR NO : 2026/1723

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2024 NUMARASI : 2023/605 Esas - 2024/91 Karar DAVANIN KONUSU : Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ : 26/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :26/10/2026

Taraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2024 tarih 2023/605 Esas 2024/91 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, Aydın İli, Didim İlçesi, ... mevki ....Ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalı şirket adına tescil edildiğini, müvekkilinin 13.09.1980 tarihinde davalı şirket kooperatif iken 0391 nolu sertifika ile bir pay satın aldığını, satın aldığı bir payın 500 m2 kabul edilerek, ortaklık taahhüt sözleşmesi tanzim edilerek müvekkiline teslim edildiğini, davalı tarafça satış bedeli ödendiğinde arazinin tapu paylarının tapusunun verileceğinin yazılı sözleşme/sertifika ile taahhüt edildiğini, bölgedeki tüm kooperatifler feshedildikten sonra davalıya ait taşınmazda parselasyon ve imar uygulaması yapıldığını, Aydın Valiliğinin 31.05.1988 tarihli yazısı ve kararı gereğince davalı kooperatifin anonim şirkete dönüştüğünü, taahhütname gereği müvekkilinin ödemesi gereken herhangi bir borcu olmadığı halde davalı tarafından parsel tapusu ve ferağ verilmediğini, davalı taahhüdü ile pay sahibi olan ortakların her birine ürün-kazanç paylarının da eşit şekilde dağıtılacağının sertifikada belirtilip taahhüt edildiği halde, satış yılı olan 1980 senesinden beri hiçbir paya isabet eden ürün ve kazançtan pay ve temettü dağıtılmadığını, müvekkilinin davalıya 21.04.2015 tarihli ihtarname gönderdiğini ancak gereğinin yerine getirilmediğini iddia ederek, davalı şirket adına kayıtlı dava konusu taşınmazın daha önce davalı tarafından taahhüt edilen ve sit alanı dışında olan parsellerden .... ada....parsel,... ada ... veya... Ada ...parsel no.lu taşınmazlardan bir parselinin veya mahkemece uygun görülecek taşınmaz parselinin tapudaki kaydının iptali ile davacı adına tapuda tesciline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirketin ana sözleşmede belirtilen işleri amaçlayıp yaptığını, müvekkili şirketin ana sözleşmesinde üyelerine paylı tapu verileceğine dair herhangi bir amacın olmadığını, gayrimenkul mülkiyetinin devri bakımından ortaklık sözleşmesinde yer alan ortaklara hisse senedi yanında ortaklık gayrimenkulünden hisse verileceği kaydının gayrimenkul mülkiyetini devir kabiliyetine haiz olmadığını, şirketin hiçbir ortağına kar dağıtmadığını, davacının kar payı alacağının bulunmadığını, zamanaşımı yönünden de davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin 391 ortak numaralı ortağı olduğu ve nominal değeri 48.000,00 TL değerinde 48 oy sayısına sahip ortağı olduğu, davacının davalı şirkete sermaye borcunun tamamını ödediği, davalı şirket ana sözleşmesine göre davalının ortağı olan davacıya taşınmaz tapusu devir yükümlülüğünün bulunmadığı, TTK hükümlerine göre anonim şirket ortağının, şirketten taşınmaz mülkiyeti talep edemeyeceği, ortaklıktan doğan haklarının kapsamında taşınmaz devir talebinin yer almadığı, anonim şirket ortağının haklarının genel kurula katılma hakkı, oy hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı, özel denetçi atanmasını talep hakkı, rüçhan hakkı, kar payı hakkı, hazırlık dönemi faiz isteme hakkı vs. gibi haklarının olduğu, ayrıca taraflar arasında taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan resmi şekilde yapılmış bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasında yapılan ortaklık sözleşmesinde ortaklığın, ortaklarına hisse senediyle birlikte ortaklık gayrimenkulünden hisse vermesinin kararlaştırıldığı, resmi şekilde sözleşme yapılmış olmadığından davacının tapu iptali tescil talebinde bulunamayacağı gibi taşınmaz bedelini de talep edemeyeceği, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma talebiyle çıkma payı alacağı talep edebileceği, davacının kâr payı talebinin ise; genel kurulun kâr payı dağıtımına karar vermesiyle doğacağı, genel kurulda kâr dağıtımı kararı alınmadıkça kâr payının bir alacak davası açılmak suretiyle istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişinin mesleğine ve seçimine itiraz ettiklerini, hukuki konularda bilirkişi raporu alınmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen ... Çiftliği Ortaklık Sözleşmesi gereğince Aydın ili Söke ilçesi ... ve ... mevkiindeki ... parsel nolu .. m2 çiftlik arazisinden .. m2 pay satın aldığını, mülkiyeti kendisinde kalmak şartıyla davalı şirketin tesis yapma, ağaçlandırma, işletme, imar, ifraz ve özel parselasyon ile araziyi kıymetlendirici her türlü teşebbüs ve çalışmayı yapmaya yetkili kılındığını, davalının da zamanında borçlarını ödeyen kişilere pay tapusunu vereceğini taahhüt ettiğini, 1980 yılında davalı... Çiftliğinin kooperatif vasfında olduğunu, Aydın Valiliği kararı ile bölgedeki tüm kooperatiflerin anonim şirkete dönüşmesi ile davalının da anonim şirket statüsüne girdiğini, davanın alacak davası olmadığını, bir hakkın kullanılmasına ilişkin tapu iptali ve tescili, belirsiz alacak davası olduğunu, bilirkişi raporunda şirket ana sözleşmesinde paydaşlara arsa tapusu verme taahhüdü bulunmadığının belirtildiğini, ancak davacı ile ortaklık taahhüt sözleşmesinin yapıldığı tarihten sonra şirket ana sözleşmesi tanzim edildiğine göre, şirket ana sözleşmesinden önce yapılan taahhüdün davalı şirketi bağladığını, bilirkişinin davalının anonim şirket olması nedeniyle paydaşlarına pay tapusu verilemeyeceği tespitinin yerinde olmadığını, anonim şirket vasfındaki davalının taahhüdüne uygun olarak pay tapusunu bazı ortaklarına verdiğini, bazıları için ise yazılı ve sözlü, basın yolu ile yaptığı taahhüdünü yerine getirmekten her nasılsa kaçındığını, davaya sebebiyet verdiğini, davalının daha önceki taahhüdüne rağmen eşit davranmayarak müvekkiline tapu kaydı veremeyeceği kanaatinin hatalı olduğunu, davalının sözleşmedeki edimini aynen ifa etmesi gerektiğini, TMK'nın 2. Maddesinde yer alan objektif iyiniyet kuralına aykırı olduğunu, anonim şirketlerin TTK hükümlerine tabi olup emredici TTK hükümleri gereği A.Ş. ana sözleşmesinin TBK, TMK ve HMK hükümlerine uygun olmak zorunda olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, ortaklık taahhüt sözleşmesi gereğince davalı şirkete ait taşınmazlardan bir parselin veya mahkemece uygun görülecek taşınmaz parselinin tapudaki kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça, davacının 13.09.1980 tarihinde davalı şirket henüz kooperatif niteliğinde iken, 500 m2 karşılığı sertifika ile pay satın aldığı, ortaklık taahhüt sözleşmesi tanzim edildiği, satış bedeli ödendiğinde arazi paylarının tapusunun verileceğinin taahhüt edildiği, davalı kooperatifin anonim şirkete dönüştüğü, taşınmazda parselasyon ve imar uygulaması yapıldığı, davalı tarafından parsel tapusu ve ferağ verilmediği, 1980 yılından bu yana paya isabet eden ürün, kazançtan pay ve temettü dağıtılmadığı iddia edilerek, davalı şirket adına kayıtlı dava konusu taşınmazın daha önce davalı tarafından taahhüt edilen ve sit alanı dışında olan parsellerden ... ada ...parsel, ...ada ... veya ... ada ... parsel nolu taşınmazlardan bir parselinin veya mahkemece uygun görülecek taşınmaz parselinin tapudaki kaydının iptali ile davacı adına tapuda tesciline karar verilmesi talep edilmiş, dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiştir. İlk derece mahkemesince, davacı tarafça tapusunun iptali ve davacı adına tescili talep edilen dava konusu taşınmazın değeri tespit edilerek, eksik harcın ikmalinin sağlanması, harcın ikmal edilmesi halinde işin esasına girilmesi, harcın ikmal edilmemesi halinde, dava şartı yokluğu durumunun tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak işin esasına girilerek hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.02.2024 gün ve 2023/605 E. 2024/91 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/726, K. 2026/1723, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-726-e-2026-1723-k-f7c4286dc59f