Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1218 E. 2026/1441 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1218
Karar No
2026/1441
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1218 - 2026/1441 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1218 KARAR NO : 2026/1441

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2025 NUMARASI : 2023/825 Esas- 2025/269 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- VEKİLLERİ : Av. Av.

: 2- 3- VEKİLLERİ : Av. Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/10/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusunun 15.06.2023 tarihli kaza nedeniyle müvekkili aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının davalılardan tahsili talebinden ibaret olduğunu, dava değerinin 3.000,00-TL olduğunu, müvekkiline ait ...plakalı araç, 15.06.2023 tarihinde, saat 16:20 sıralarında Ankara İli, Gölbaşı İlçesinde seyir halinde iken davalı ...'e ait, diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün %25, davalıya ait araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğunu, bu durumun ekte yer alan kaza tespit tutanağından ve ekspertiz raporundan anlaşılmakta olduğunu, davalı sigorta şirketi ... plakalı aracın kasko sigortacısı olup, bu kapsamda müvekkilinin aracında meydana gelen zararlardan poliçe kapsamında sorumlu olduğunu, davalı sigortanın davalıların Kasko sigortacısı olduğunu, İMM Klozuna istinaden zorunlu sigortanın limitinin üstünde kalan kısım için sorumlu olduğunu belirterek, HMK m.107 gereğince taleplerini belirsiz alacak davası olarak, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedeli zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00- TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00- TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen araç mahrumiyeti zararına binaen belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle Sigorta Şirketi hariç olmak üzere davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin rizikodan poliçe limitlerinin dahilinde sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulması halinde 120.000,00 TL limitin tüketilmiş olduğu varsayımında araçta oluşan değer kaybı ve hasar bedeli tazminatından yapılan ödemenin tenzilinin gerektiğini, öncelikle görev itirazlarının kabulüyle mahkemenin görevsizliğine, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesi incelendiğinde davacı tarafın sigorta şirketine başvurmadığı anlaşıldığından, davanın usulden reddini talep ettiklerini, kazada müvekkili ...'in bir kusuru bulunmadığını, davacının kazanın oluşumunda yasal sınırın çok üstünde bir hızla gitmesi ve fren tedbirine başvurmaması nedeniyle %100 kusurlu olduğunun açıkça görüldüğünü, davacının taleplerini avans faizi ile birlikte istediğini, bu taleplere avans faizinin uygulanamayacağını, araçların hususi vasıfta olduğunu ve taraflar arasında da herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını bildirerek, haksız ve dayanaksız davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava konusu 15.06.2023 tarihinde meydana gelen kazanın ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçe vadesinde ve ... plakalı araca ait trafik poliçesi teminat limiti olan 120.000,00 TL'nin üzerindeki zararlar için İMM teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu , 15/06/2023 tarihinde, davacı sürücü ...'nın idaresindeki ...plakalı aracı ile Ankara ili Gölbaşı ilçesi istikametine doğru seyri sırasında, davalı ...'e ait, diğer davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araçla çarpışmaları suretiyle dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporu ile davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de , kaza nedeniyle davacı aracının pert- total durumunda olduğu davacıya ait araçta 15.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasarın pert total işlemi ile 141.000,00 TL olarak hesaplandığı, dava dışı trafik sigortacısının sigortalısının kusuru oranında 120.000.00 TL limite kadar sorumlu olduğu, bu durumda dava dışı trafik sigortacısının sorumlu olduğu hasar tutarının 105.750,00 TL ( 141.000,00 TL - %25 ) olduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararı ile bu tutarın dava dışı trafik sigortacısı tarafından davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 13.03.2025 tarihli beyan dilekçesi ile 105.750,00 TL hasar ödemesinin trafik sigortacısından aldıklarını belirttikleri, böylelikle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli zararının karşılanmış olduğu anlaşıldığından, davalı kasko sigortacısının İMM teminatına kalan hasar miktarı kalmadığının hesaplandığı, davacıya ait aracın pert total işlem görmüş olması sebebiyle değer kaybı zararının oluşmadığı, yeni araç alımı için makul sürenin 15 gün olacağı, benzer özellikteki aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 800,00 TL olacağı böylelikle davacının araç mahrumiyet zararının 12.000,00 TL olacağı, davalının %75 oranındaki kusur oranına isabet eden miktarının 9.000,00 TL ( 12.000,00 TL -%25 ) olduğunun tespit edildiği, davalı ...'in araç sürücüsü sıfatıyla, davalı ...'in araç maliki sıfatıyla haksız fiil hükümlerine göre oluşan maddi zarardan ( araç mahrumiyet bedelinden ) sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmakla, davacının araç mahrumiyetine yönelik tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi, davacıya ait araç pert-total durumunda bulunduğundan değer kaybına ilişkin istemi ve hasar bedelinin karşılanması nedeniyle hasar bedeline ilişkin istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, a)Davacının davasının araç mahrumiyet zararı yönünden kabulü ile; 9.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 15/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)Davacının davasının hasar bedeli zararı yönünden; Tüm davalılar yönünden REDDİNE, c)Davacının davasının değer kaybı zararı yönünden; Tüm davalılar yönünden REDDİNE karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkile ait araçta değişim ve onarım yapılan parçalara ilişkin hiçbir hasar bedeli tespiti yapılmadan aracın onarımının ekonomik olmadığı görüşü bildirilmesinin hatalı olduğunu, hasar detayı çıkarılmadan aracın onarımının ekonomik olmadığı görüşünün hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunda hasar bedeli tespiti yapılmadan sigorta şirketinin sovtaj görüşünü tekrarlayarak müvekkile ait araca sovtaj uyguladığını, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda detaylı şekilde toplam 34 parçanın değiştirilmesi ve işçilik ücretleri ile birlikte hasar bedelinin toplamda 272.948,80-TL olduğu belirtilmişse de, bilirkişi yönünden incelenmediğini, müvekkile ait aracın onarımının ekonomik olmadığı yönündeki değerlendirmeyi kabul etmediklerini, müvekkil yeni bir araç alacak maddi imkanı olmaması nedenli kaza sonrası aracın onarımını yaptırdığını ve aynı aracı kullanmaya devam ettiğini, bilirkişi raporunda araç için pert değerlendirmesi yapılmasının müvekkili büyük hak kaybına uğratacağını, müvekkile ait araçta hükme esas alınan bilirkişi raporunda takdir edilen kaza öncesi rayiç bedelinin çok düşük hesaplandığını, bu bedel 425.000,00-TL olup, kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmektedir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Somut olayda, tahkim dosyasının bu dosya açısından güçlü delil mahiyetinde olacağı, itiraz hakem heyeti tarafından kesin olarak verilen kararla hasarın 105.750,00 TL olduğunun tespit edildiği, bakiye limitin de bulunduğu, mahkeme dava dosyasında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu , aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının bilirkişi tarafından değerlendirildiği, aracın kaza sonrasında fiilen onarılmasının onarımın ekonomik olduğu anlamına gelmeyeceği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 -TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,6 -TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1218, K. 2026/1441, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1218-e-2026-1441-k-4392fdf27f7a