Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1610 E. 2026/1485 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1610
Karar No
2026/1485
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1610 KARAR NO : 2026/1485

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/08/2026 NUMARASI : 2026/1714Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN DAVACI : .... VEKİLİ : .... KARŞI TARAF DAVALI : .... TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında güvene dayalı ticari ilişki bulunduğunu, çok sayıda cam alım satımı gerçekleştirildiğini, davacı tarafından düzenli olarak ödemeler yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete güven duyarak yeni siparişler kapsamında teminat amacıyla yüksek bedelli çekler düzenleyip teslim ettiğini, çeklerin yalnızca teminat amacıyla verildiğini, dava konusu çeklerin teminat çeki olduğunun yazılı belge ile sabit olduğunu, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, ancak davalı şirketin çekleri üçüncü kişilere ciro ederek tedavüle çıkardığını, müvekkilinin bugüne kadar sözleşme konusu malları teslim almamış olmasına rağmen yaklaşık 12.000.000 TL tutarındaki teminat çeklerini piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin 30/06/2026 tarihli .... numaralı ve 1.500.000 TL bedelli çeki ödemek zorunda kaldığını beyanla, alacağı güvence altına almak amacıyla davalının borcu karşılayacak şekilde taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, 1.500.000 TL bedelli çekin haksız tedavüle konulduğunun tespiti ile çek bedelinin 30/06/2026 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkil tarafından davalı tarafa güvene dayalı siparişler kapsamında ve teminat amacıyla yüksek bedelli çekler teslim edildiğini, çeklerin teminat amacıyla verildiğini, çeklerin herhangi bir mal teslimi karşılığı düzenlenmiş kambiyo senedi olmadığını ve taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği müvekkile camların teslim edilmediğini, ancak teminat çeklerinin piyasaya sürüldüğünü ve müvekkilin de bu bedelleri ödemek zorunda kaldığından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz talep edebilme şartları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklarda, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenilemeyeceği ise de, borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir. Alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı arasında çok sayıda cam alım satımı gerçekleştirildiği, davacı tarafından düzenli olarak ödemeler yapıldığını, davacının davalı şirkete güven duyarak yeni siparişler kapsamında teminat amacıyla yüksek bedelli çekler düzenleyip teslim ettiğini, çeklerin yalnızca teminat amacıyla verildiğini, dava konusu çeklerin teminat çeki olduğunun yazılı belge ile sabit olduğunu, ancak davalı şirketin çekleri üçüncü kişilere ciro ederek tedavüle çıkardığını, müvekkilinin bugüne kadar sözleşme konusu malları teslim almamış olmasına rağmen yaklaşık 12.000.000 TL tutarındaki teminat çeklerini piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin 30/06/2026 tarihli H1-3020235 numaralı ve 1.500.000 TL bedelli çeki ödemek zorunda kaldığını beyanla, alacağı güvence altına almak amacıyla davalının borcu karşılayacak şekilde taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Yerel mahkemece, ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından talebin reddine dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, somut olayda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, hususlarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, gelinen aşamasa yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.İhtiyati Haciz Talep Eden Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/09/2026

.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 28/09/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1610, K. 2026/1485, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1610-e-2026-1485-k-9a04ecbef03e