Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1792 E. 2026/2519 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1792
- Karar No
- 2026/2519
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1792 - 2026/2519 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1792 KARAR NO : 2026/2519 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan : Üye : Üye : Katip :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI :...ESAS ... KARAR
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2026 YAZIM TARİHİ : 09/10/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının işlettiği ... Limanında ... tarihinde meydana gelen deprem ve sonrası çıkan yangında sigortalıların emtialarında meydana gelen hasar sebebiyle sigortalıların zararlarını ödediklerini, bu nedenle HMK'nın 107. maddesi gereğince sonradan artırılmak üzere şimdilik 1.000,00.TL'nin sigortalılarına ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek TCMB ticari avans faizi oranı talebi ile rücuen tazminat davası açtıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını, ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın ... tarihli konişmentoya dayandırıldığını, konişmentonun yetki şartın da bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu nedenle davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Davalının acente sıfatıyla hareket ettiğini, ve taşımaya aracılık etmesi nedeniyle pasif husumet ehliyetinin davalı acentenin yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması nedeniyle Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, TTK m. 105 ve TMK m. 2 uyarınca ilk derece mahkemesince yargılaması devam eden uyuşmazlıkta Türk Mahkemeleri yetkili olduğunu, davalı vekilinin ...'nin yetkili olduğuna ve yetkisiz olduğuna yönelik itirazları yerinde olmadığını, söz konusu uyuşmazlıkta Türk Mahkemeleri yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmekteyken kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının işlettiği ... Limanında ... tarihinde meydana gelen deprem ve sonrası çıkan yangında sigortalıların emtialarında meydana gelen hasar sebebiyle sigortalıların zararlarının ödenmesi sebebiyle bu ödenen bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı taraf ilk itiraz olarak süresi içerisinde milletlerarası yetki itirazında bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. 5718 sayılı yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği belirtilmiştir. ...'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. Maddesinde ;Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır.Öte yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı ...'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta ...'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir. 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, Konişmentonun yetki şartında açıkça konişmetoya bağlı olarak açılacak bir davanın ... Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı düzenlenmiş olup, bu durumda iş bu davada münhasıran ...Mahkemesinin yetkili olduğunun kabul edilmesi karşısında ... 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile davaya konu uyuşmazlıkla ilgili yetkili mahkeme belirlenmiş olmasına göre Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile davaya bakma yetkisi ... Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Davacı tüketici 6502 sayılı Kanun m. 73 hükmü uyarınca harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 09/10/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır