İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/355 E. 2026/785 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/355
Karar No
2026/785
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/355 Esas KARAR NO : 2026/785

DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :24/04/2026 KARAR TARİHİ :13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Şirketi adına kayıtlı ... plakalı araç ile davalı ... Şirketi adına kayıtlı ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 11.09.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağı ve SBM kayıtlarına göre davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkil aracının Kasko poliçesi kapsamında tamir edildiğini, ancak aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle ticari kazanç kaybı oluştuğunu, bu zararın sigorta kapsamında karşılanmadığını, müvekkilin uğradığı ticari kazanç kaybı miktarının dava tarihi itibarıyla tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, zararın uzman bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, davalıların haksız fiil nedeniyle müteselsilen sorumlu olduğunu, ... Sigorta şirketinden hasar dosyasının ve ...Şirketi'nden tamir süresine ilişkin kayıtların celbini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL tutarındaki ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 11.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıların davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, ... Sigorta A.Ş.'ne yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere Makine Mühendisine tevdi edildiği ve düzenlenen 22/06/2026 tarihli raporda özetle; hasarlı parçalar arasında arka tamponun yer aldığı ve onarım maliyetinin 7.387.44 TL olduğu belirtildiğini, ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemelerde aracın arka tampon tamir, boya ve montaj işlemlerinin en fazla 2-3 gün süreceğinin tespit edildiğini, kazanç kaybı tazminatının hesaplanmasında aracın onarım nedeniyle trafikten alıkonulduğu makul sürenin ve serbest piyasa koşullarına göre belirlenen günlük kısa süreli kiralama bedelinin esas alındığını, sunulan 3 muadil günlük kira ilanına göre günlük kira bedelinin 2.500.00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin 3 gün ile çarpılması sonucunda toplam araç mahrumiyet bedelinin 7.500.00 TL olarak hesaplandığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak, kazanç kaybı tutarının 7.500.00 TL olduğu kanaatine varmıştır. Davacı vekili 29/09/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinde özetle; 22.06.2026 tarihli bilirkişi raporunda davalıların ticari kazanç kaybından sorumluluk oranının belirlendiğini, ticari kazanç kaybının günlük 2.500.00 TL kira bedeli üzerinden 3 gün karşılığı 7.500.00 TL olarak hesaplandığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.04.2019 tarihli ve ... esas sayılı kararı uyarınca bedel artırımı yapılabileceğini, bu kapsamda ticari kazanç kaybı talebinin 50.00 TL tutarından 7.500,00-TL seviyesine yükseltildiğini, dosyadaki peşin harcın yeterli olması nedeniyle yeniden harç yatırılmadığını, artırılan kısım için 11.09.2025 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, işleten olan davalı ... Şirketi adına kayıtlı ... plakalı aracın, diğer davalı ve sürücü ...'in kusurlu kullanımı neticesinde meydana gelen kaza nedeni ile, davacının, davalılardan araç mahrumiyet alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ...Şirketi adına kayıtlı ...plakalı araç ile davalı ... Şirketi adına kayıtlı ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 11.09.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza tespit tutanağı ve SBM kayıtlarına göre davalı sürücünün % 100 kusurlu bulunduğu, davacıya ait aracın Kasko poliçesi kapsamında tamir edildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile özetle; hasarlı parçalar arasında arka tamponun yer aldığı ve onarım maliyetinin 7.387.44 TL olduğu belirtildiği, aracın arka tampon tamir, boya ve montaj işlemlerinin en fazla 2-3 gün süreceği, kazanç kaybı tazminatının hesaplanmasında aracın onarımı nedeniyle trafikten alıkonulduğu makul sürenin ve serbest piyasa koşullarına göre belirlenen günlük kısa süreli kiralama bedelinin esas alındığı, sunulan 3 muadil günlük kira ilanına göre günlük kira bedelinin 2.500.00 TL olarak belirlendiği, bu bedelin 3 gün ile çarpılması sonucunda toplam araç mahrumiyet bedelinin 7.500,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış, mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, 7.500,00 TL ticari kazanç kaybı alacağının kaza tarihi olan 11.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -7.500,00-TL ticari kazanç kaybı alacağının, kaza tarihi olan 11.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç başlangıçta yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.464,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 7.893,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 6.400,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/355, K. 2026/785, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-355-e-2026-785-k-e3d6383cd98f