İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/597 E. 2026/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/597
- Karar No
- 2026/443
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2026/597 KARAR NO : 2026/443
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından ... Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye ait buğday unu emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısının Kenya'da mukim .... isimli firmaya buğday unu emtiası sattığını, söz konusu emtianın ... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, MAEU ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Lome/Kenya'ya taşındığını, söz konusu emtianın tahliye işlemlerinin ardından emtiaların bulunduğu ...-8 numaralı konteynere yüklenmiş olan buğday unu emtiasının bir kısmının ıslanmış olması sebebi ile hasarlandığının fark edildiğini, hasarın fark edilmesi akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, meydana gelen hasara ilişkin olarak ekspertiz raporu temin edildiğini, anılan raporda; emtiaların konteyner içerisinde yan yana ve üst üste, sağlam şekilde istiflendiği, konteynerin arka kısmına naylon serildiği, arka istif bölümünde bulunan torbaların ıslandığı ve ıslanma nedeniyle torbalar üzerinde kararma izleri oluştuğu tespit edildiğini, bu kapsamda toplam 75 adet torba hasarlı olarak ayrıldığını, ayrıca emtianın suya maruz kalması sonucu renk değişimine uğradığı ve taşlaşma meydana geldiğinin anlaşıldığını, söz konusu hasarın konteynerin arka kapak kısımlarından sızan su nedeniyle arka istifte bulunan torbaların ıslanması sonucu meydana geldiği tespit edildiğini, akabinde hasarın derhal davalıya ihbar edildiğini, ... AS'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş.'nin taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada fiili taşıyan olarak hareket ettiğini, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen makarna emtiasının taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalının taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, ...+... Nakliyat Limited Şirketi'nin 26.06.2024 tarihli navlun faturasını düzenlendiğini ve navlun ücretini de bizzat tahsil ettiğini, TTK. madde 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada aynı zamanda akdi taşıyan olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, 6102 Sayılı TTK. 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğnu ve kanuni halef sıfatını kazandığını, ibraname ile de TBK. madde 183 gereğince de akdi halef sıfatına haiz olduğunu, taşıyanların kendilerinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hasarın eşyanın kendi hakimiyetlerinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, TTK. madde 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğu bulunduğunu, taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ve bu doğrultuda son tutanak düzenlendiğini, İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğü 2025/10983 Esas sayılı dosyası sayılı dosyasına borçlular/davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmit DP World Limanı'ndan Kenya'nın Mombasa Limanı'na yapılan taşımanın merkezi Kopenhag/Danimarka'da bulunan ... A/S'nin ... numaralı konşimentosu tahtında gerçekleştiğini, sigortalının konşimentoya göre shipper yani yükleten sıfatına haiz olduğunu, konşimento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu, yetkili mahkemenin Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığını, davacının davasının milletlerarası yetki yönünden reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin geçersiz olduğunu, sigortalının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığını, taşımanın CIF teslim şekli ile yapıldığını, CIF teslim şekline göre iddia edilen hasarın dava dışı alıcının sorumluluğunda olduğu bir aşamada (denizyolu taşımasında) meydana geldiğine göre sigortalı satıcının teminat altına alınabilecek bir menfaati bulunmadığını, mal faturasına göre mal bedelinin tam ve eksiksiz tahsil edildiğini, delil olarak sunulan temliknamenin geçersiz olduğunu, ... numaralı konteynerde iddia edilen ıslaklığını nev'ine göre yağmur suyundan ileri gelen hasarların Emtea Nakliyat Sigortaları Genel Şartları uyarınca sigorta kuvertürü dışında olduğunu, iddia edilen hasar yağmur suyundan ileri gelmiş ise böyle bir hasar için davacı sigorta şirketi sigortalısına ödeme yapmış ise ödemenin ex gratia yani kuvertür dışı hatır ödemesi olduğunu, TTK. madde 1185 gereğince taşıyana süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, buna göre yükün konşimentoda yazıldığı şekilde taşındığı ve alıcısına teslim edildiğinin kabul edildiğini, TTK. madde 1185/2 uyarınca hasarlı olduğu iddia edilen yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile yapılmış bir tespit bulunmadığını, konteyner kapaklarından su sirayet etmesi nedeniyle hasarlandığı iddia edilen konteynerde hasarın ne zaman, ne şeklide ve nasıl meydana geldiği ile bu yöndeki hasarın yükün taşıyanın hakimiyetindeyken meydana geldiğinin belli olmadığını, dosyada mevcut sigorta ekspertiz raporuna göre hasarın davacı sigortacıya 16/10/2024 tarihinde bildirildiğini, yüklerin alıcısı tarafından teslim alındığı 21/09/2024 tarihinden itibaren geçen 25 günlük süre zarfında yükün akıbetinin dahi bilinmediğini, taşımaya ilişkin konşimento üzerinde "said to contain" ve "shippers stow load weight and count" rezerveleri bulunduğunu, bu rezervlere göre taşıyanın taşımaya konu konteynerlerin içinde ne olduğunu ve nasıl halde bulunduğunu bilmediğini, hasar hesabının hatalı yapıldığını, CIF satış birimi üzerinden hasar hesabı yapılmasının mümkün olmadığını belirterek; taşımaya konu konşimentolarda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine, sigorta poliçesinin geçersizliği nedeniyle davanın ex-gratia yönünden reddine, her halükarda davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında veya davalıların sorumlu olduğu süreçte meydana gelip gelmediği, hasarda davalıların sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. Mahkememizin 2026/73 esas sayılı dosyasının 22/10/2026 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca davalı ... AS'ye izafeten ... Denizcilik A.Ş. yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olup, Mahkememizin 2026/597 esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 17/10/2026 havale tarihli raporda özetle; hasarın deniz taşıması sırasında konteynerin arka kapak contalarından su sızması sonucu meydana geldiği, taşıma konusu 10 konteynerden sadece birinin hasarlı olmasının "yoğuşma" ihtimalini dışladığı ve hasarın ekipman kusuruna dayandığını teknik olarak kanıtladığı, CSC Güvenlik Onay Plakası bilgilerinin sunulmamış olmasının, taşıyanın periyodik bakım sorumluluğu konusundaki kusursuzluk ispatını imkansız kıldığı, davacının sigortalısına yaptığı 997,46 USD tutarındaki ödemenin yerinde ve belgeli olduğu, davaya konu taşıma kapsamında meydana gelen zarar nedeniyle, hasar gören ürünlere ilişkin olarak alıcı firmaya bedelsiz ürün gönderimi yapıldığı yönünde herhangi bir kayda rastlanmadığı, ilgili hasara ilişkin alıcı firma tarafından sigortalı şirket adına herhangi bir debit note, fatura vs düzenlendiğine ilişkin herhangi bir kayda da rastlanmadığı, davaya konu zarar kapsımda cari hesapta mahsuplaşma yapılmadığı gibi hasarlı olan mal bedeli için herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu haliyle de davaya konu zararın, alıcı şirketin üzerinde kaldığı, ancak davaya konu hasar kapsamında tanzim edilmiş olan ekspertiz raporunun tarihi 29.01.2025 olduğu, bu tarihten sonra yapılan işlemler yönünden inceleme yapılamadığı (Mahkememiz 21/05/2026 tarihli ara kararında “dava dışı ... Gıda'ya ait 2024 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak” şeklinde karar verildiği, dava dışı sigortalı şirketin 2025 yılı defterleri incelenemediği), taşıyanın ... A/S, ... Denizcilik A.Ş.’nin acente olduğu, ...+... Nakliyat Ltd. Şti.’nin akdi taşıyan olduğu, alacağın temlik edilmiş olması itibariyle geçerli bir sigorta sözleşmesi uyarınca tazminatın ödenip ödenmediği şartını aramaya gerek olmadığı, davacının aktif husumet ehhliyetini haiz olduğu, taşıyana TTK. madde 1185/1'deki sürede hasar bildirimi yapılmadığı ve bu itibarla TTK. madde 1185/4'teki karinelerin doğduğu, hasarın taşıyanın hakimiyeti döneminde meydana geldiğinin ispat edilemediği, tazminatın TTK. madde 1186/2 uyarınca boşaltma yerindeki ve tarihteki değere göre hesaplanması gerektiği sonuç ve kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyandan rücuen tahsili istemiyle başlatılan itirazın iptali davasıdır. Türkiye’de yerleşik sigortalı ... GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. tarafından Mombasa-Kenya’da yerleşik .... firmasına 10.06.2024 tarih ve ... numaralı fatura kapsamında (Satış şekli: ...) 4.950 torba (Net; 247.500,00 Kg. Brüt; 248.000,00 Kg.) “buğday unu” emtiası satıldığı, Türkiye’den Mombasa-Kenya’ya kadar olan deniz yolu nakliyesinin ... NAK. LTD.ŞTİ. sorumluluğunda fiili nakliyeci ... DENİZÇİLİK A.Ş. tarafından 26.06.2024 tarih ve ... numaralı konşimento kapsamında 10 adet konteyner içerisinde ... isimli gemi ile gerçekleştirildiği, 1 adet ...-8 numaralı konteynerin (495 torba Brüt; 24.800,00 kg.) alıcı firmaya teslim edildiği sırada yapılan kontrollerde konteynerin arka kısmında bulunan toplam 75 adet çuval emtianın ıslak ve hasarlı olduğunun görülmesi üzerine hasar fotoğraflarının çekilerek durumun sigortalı yetkililerine bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı ... Sigorta A.Ş. ile Dava dışı ... Gıda'ya ait emtianın taşıma sırasında oluşabilicek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alınmıştır. Sigortalanan emtianın hasarlanması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından hasar tazmin edilerek rücuya ilişkin eldeki davaya konu icra takibi başlatılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde, konişmentonun ön yüzünde bulunan taşıma şartlarında uyuşmazlığın çözümünde Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun düzenlendiğini ve milletlerarası yetki şartı nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... A/S.'nın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, Kopenhag/Danimarka merkezli bir anonim şirkettir. Davalının Danimarka kanunlarına göre kurulmuş ve merkezi Kopenhag'da olan bir şirket olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. Dosyada bulunan konişmento arka yüzünde, konşimento ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıkların münhasıran Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin görüleceği düzenlenmiştir. TTK 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder. TTK 1228 Maddesine göre ise; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi sirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildigini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almamakla ve ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamakla birlikte konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan ... A.S.'nın hüküm ve koşullarına itiraz etmemiş olması ve taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak ve ... A.S. adına acente olarak ... Denizcilik A.S tarafından imzalanan kıymetli evrak niteliğindeki konişmento yer alan yetki şartı davacının sigortalısının imzasını ihtiva etmese dahi geçerlidir. Bu kapsamda konişmentodaki yetki şartı gönderen ve TTK'nın 1472. maddesi gereğince onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır. Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, konişmentonun ön yüzündeki düzenleme ile taraflarca Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. maddeleri uyarınca davaya konu uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme belirlenmiş olup geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğuna göre, Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmamaktadır. Yabancılık unsuru bulunan eldeki davada yetkiyle ilgili olarak MÖHUK'un 47. Maddesi uygulanacak olup, Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin inhisari yetkisinin kabul edilmesi karşısında iç hukuka ilişkin HMK'nın 18. maddesi kapsamında yetkili mahkeme de belirli durumdadır. Buna göre tüccarın taşıyıcıya açacağı davaların adı geçen bu mahkemenin inhisari yetkisinde olduğu düzenlendiğine göre uyuşmazlık ve bu uyuşmazlıkta yetkili mahkeme belirlenmiş vaziyettedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-a Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Türk mahkemelerinin yetkisi MÖHUK 47/1. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunulması hâlinde nazara alınacaktır. Ancak, davalı tarafın bu itirazında yetkili mahkemeyi doğru göstermesi de gerekli değildir. İtirazın bulunduğu hallerde Türk mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmaması giderilemez bir dava şartı eksikliği olup HMK'nın 115/2. maddesine göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Somut olayda, konişmentodaki yetki şartının geçerli olması, sigortalının konişmentoya taraf olması, davalı tarafça cevap dilekçesi ile Türk mahkemelerinin yetkisine itiraz edilmiş olması, uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir işlemden kaynaklanmaması ve kamu düzenine aykırılık bulunmaması ile deniz ticaretiyle ilgili özel hukuka ilişkin olması karşısında uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi mümkün olmadığından itirazın iptali davasının usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalı bakımından Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davanın tefrik yolu ile açıldığı ve harç alınmadığı dikkate alınarak, 732,00 başvuru harcı ve 732,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 43.577,93 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 5-Tefrik olunan asıl davada arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulacağından işbu dosya bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır